Allah’a Karşı Su-i Zan

Abdullah Berâ – Hz Ali, valisi Malik b. Eşter’e gönderdiği mektupta insanlarla istişare etmeyi öğütledikten sonra üç grup insanla meşveret etmekten uzak durmayı da tavsiye ediyor:

“Cimri kişiyi meşveretine sokma, menfaat karşılığı seni yüzüstü bırakır. Bir şeyler yapmaya çalıştığında da seni fakirlikle korkutur.

Korkaklara da danışma; çünkü işlerini zayıflatır.

Haris olanlara da danışma; onlar da sana zulümle mal yığmayı güzel gösterir.

Cimrilik, korkaklık ve hırs farklı huylardır, ama Allah’a karşı su-i zanda birleşirler.”

Tevekkülsüzlük, sıkıntılar, bunalımlar, gelecek endişesi, öfke nöbetleri gibi şeylerin tamamı Allah’a karşı su-i zanın yani Allah’ın merhametinden, hikmetinden, rezzakiyetinden vs. emin olmamanın sonucu değil mi?

Habibe – Ümitsizliği de Allah’a karşı su-i zan kategorisine alabiliriz sanırım.

Zübeyir – Geçenlerde “Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran ‘O’dur” ayetini düşünürken aklıma “Ye’s de esbabperestliktir” diye bir fikir gelmişti. Çünki esbaba bakıp, “bu şartlarda bir şey ümit edilmez” demekte sanki “te’sir esbabdadır” şeklinde gizli bir itikad görünüyor. Esbabı lehimizde görmeyince ümitsizliğe (ye’se) kapılıyoruz. Halbuki “diriden ölüyü çıkaran” aynı zamanda “ölüden diriyi çıkaran”dır. Çünki hayat da yaratılıyor ölüm de yaratılıyor. Yaratılan bir şey başka şeylerin ne kaynağı ne de manisi olabilir.

Öyleyse, ne elinde hayat olan (esbab lehine görünen) ne de hayat elinden gidiyor görünen (esbab aleyhinde görünen) bulunduğu durumu ‘taken for granted'1Alışkanlık karşısında bir şeye karşı duyarsızlaşmak, bir şeyi kanıksamak. Editörün notu. almamalıdır çünkü ne hayattar olmak haddi zatında bir şeyin hakiki kaynağı ve garantisi, ne de hayattar olmaktan uzak olmak bir şeyin manisidir. O yüzden sebeplere bakıp tamamen ümitvar olmak esbabperestliğin bir çeşidi, esbaba bakıp bunlardan bir şey olmaz demek esbabperestliğin başka bir çeşididir. Yani bu şekildeki ümit ve bu şekildeki ye’s esbabperestlikte birleşiyorlar. Zahirleri farklı ama kaynakları aynı.

Herhalde Hz. Ali nin verdiği örneklerdeki “Hırs, Korku, Cimrilik” gibi hislerin hepsi de esbabperestlik şeklindeki şirk kabilinden bir su-i zanda birleşiyorlar.

Mehmet Ali – Çok güzel bir anlama şekli. Allah razı olsun.

Dipnotlar   [ + ]

1. Alışkanlık karşısında bir şeye karşı duyarsızlaşmak, bir şeyi kanıksamak. Editörün notu.
Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+
Kategori: Müzakereler
Müzakereler

Yazar Hakkında:

Çeşitli imani konular üzerine yapılan e-posta yazışmaları Müzakereler kullanıcı ismiyle yayınlanmaktadır. Diğer yazıları için tıklayın.

Fikrinizi Paylaşın