Risale Eğitiminde Metot

Risaledeki imanî/teorik bakış açısını pratik alanlarda uygulamak gerekiyor. Bir hoca derslerde olayın teorik boyutunu anlattıktan sonra bol bol öğrencilere uygulama verir, çünkü bu, konunun anlaşılmasını kolaylaştırır. Risaledeki temsillerdeki mantık da bu değil mi? Öğrencilere ödev veririz, neden? Üzerinde düşünüp teori kısmını tam anlayabilmeleri için.

Hatırlıyorum, bir derste hoca 4-5 soruluk bir ödev vermişti. Bir cumartesi günü oturdum ve akşama kadar uğraştım soruları çözmek için. Ama soruları çözdüğümde konunun anlamadığım hiç bir noktası kalmamıştı. Çünkü soru ile boğuşurken “teorinin hangi noktası buraya bakıyor, bu soruda şurdan şuraya geçiş yapmama izin verecek bir tanım, teorem vs var mı” diye devamlı soru ve teori arasında git gel yapmak zorunda kalıyordum.

Bizim de risaleye aynı yaklaşımı uygulamamız lazım. Ortaya pratik bir konu atıp (ayet, hadis, moral bozacak bir olay), bu konu üzerinde düşünmemiz, bu “soruyu” çözmemiz lazım. Araba çalışırken besmeleyi hızlı çekiyoruz demiş ya M. Ali Hoca. Risalelerde verilen usulü soru çözerek hayatımızda daha fazla uygulamak mümkün olur. Soru üzerinde çalışmak için ille başımıza bir şey gelmesi gerekmiyor. Aslında kişisel musibetlerin sebebi bu herhalde. “İnsana” gelen musibetler ya da olaylar hakkında tefekkür etmediğimiz için bize özel musibetler geliyor.

Risale eğitiminde benim hissettiğim bir problem de şu, risaleyi bir ders gibi ciddiye alıp elimize kağıt kalem alıp çalışmıyoruz. Sohbete gidiyoruz mesela, iyi güzel, ama orada kalıyor. Benim yukarıdaki ders örneğinde yaptığım çalışmayı imanî bir konu hakkında da yapmam lazım. Risalelerdeki imanî bir konu hakkında müzakereye katılan insanların konu ile ilgili üzerinde çalışacakları bir ödev ortaya koymaları gerekiyor. Dünyevi bazı konuların anlaşılması için derslerde ödev veriliyor ama risale müzakerelerinde tartışılan ve ebedi hayatımızla ilgili konuların tam anlaşılması için herhangi bir egzersiz yapmıyoruz.

Risale eğitiminin iyi belirlenmiş bir müfredat içerisinde incelenmesi lazım. Yani konunun anlatılması, analizi, konu ile ilgili sorular, konunun kişisel hayatımıza bakan yönleri, kişisel tecrübelerimiz gibi başlıklar altında incelenmeli imanî konular. Ayrıca bir bütün içerisinde hangi konu neresi ile irtibatlı ve birbirini nasıl tamamlıyor gibi meselelerin incelendiği çalışmaların yapılması lazım. Bestami Sait Çiftçi’nin “Risale-i Nur’un Taksonomik Yapısı Üzerine Bir İnceleme ve Müfredat Çalışması” başlıklı çalışması konu ile ilgili güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu tip çalışmaların sayısının artırılması, geliştirilmesi ve pratikte uygulanması elzem görünüyor.

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+
Abdullah Berâ

Yazar Hakkında:

Bu köşede çeşitli platformlarda yapılan müzakereler sonucunda ortaya çıkmış bazı hakikatleri paylaşmaya çalışacağım. Bu hakikatlerin ortaya çıkmasında yorum ve eleştirileri ile büyük katkı sağlayan bütün hakikat yolcularına teşekkürü bir borç biliyorum. Yazılardaki eksiklikler hiç süphesiz bana aittir.

Yazar e-posta: [email protected]

Diğer yazıları için tıklayın.

Fikrinizi Paylaşın