Etiket: İman

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

Habibe – Aşağıdaki parça ile ilgili kafama takılan bir sual var.  İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazen bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. (Hakikat Çekirdekleri) Uzun zamandır derslerimizde de bahsettiğimiz gibi insan hakikati araştırma ve bulma fıtratı üzerine yaratılmıştır. İnsanın “neciyim, nereden geldim, nereye […]

Usûl Ya Hu

Usûl Ya Hu

1. Vahyi asla tarihe hapsetmeyeceksin! Vahiy daima burada ve şimdiden bahseder; asla orada ve geçmişten değil. 2. Vahyi, dogrudan sana konuşuyor diye okuyacaksın! Vahiy, daima senden bahseder; tarihteki insanlardan değil. 3. Daima şahit olmakla işe başlayacaksın; hükmünü gözleminin üzerine inşa edeceksin! Delil önce, sonuç sonra gelir. 4. Semavî Söz’den asla dünyevi mana çıkarmayacaksın! Mesele, “iyi” insan olmak değil; iyiliğin […]

İmanın Amele Dönüşmesi: Eş İlişkileri Üzerinden Bİr İnceleme

İmanın Amele Dönüşmesi: Eş İlişkileri Üzerinden Bİr İnceleme

≈ 7 Dakika Bu kayıt Ali Mermer’in 21.07.2013 tarihinde yaptığı 32. Söz ile ilgili yaptığı sohbetten alınmıştır. Sohbet kayıtlarına üst menüdeki kayıtlar linkinden ulaşabilirsiniz.

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Mehmet Ali –  Tekâsür 102: 1-2 “Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.” Ben nasıl kabirleri ziyaret ediyor olabilirim? Hangi halimle? Örnek aklına gelen varsa paylaşabilir mi? Şuna ne dersiniz? Ben çok şey elde etmek istedim/istiyorum ama elde etmek istediğim şeyleri hep eşyanın kendisinden bekledim. Eşyanın kendisinde hayat yoktur; eşyanın kendisinden […]

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahyin yani Kur’an’ın en temel hedefi insanlara bir abd olarak (yani yaratıcısını tanımak üzere) bu dünyada yaşamasını öğretmektir; başka bir ifade ile iman ile kâinatla ilişki kurmanın rehberliğini yapar. Bu rehberlik bir adım sonra, sosyal bir prensip imiş gibi görünse de, hemen altında muhakkak bir iman boyutunun yani tevhide bakan yönünün olduğunu muhakkak bilmemiz ve […]

“Ahir zamanda ihtiyar kadınların dinine tabi olun” ifadesini nasıl anlamalıyız?

“Ahir zamanda ihtiyar kadınların dinine tabi olun” ifadesini nasıl anlamalıyız?

  ≈ 6 Dakika

Dünya Nereye Gidiyor? Ya da, ”Balık Tutmayı Öğrenmek”

Dünya Nereye Gidiyor? Ya da, ”Balık Tutmayı Öğrenmek”

Kısaca hepinizin bildiği bir giriş yapıp çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum. Dedem hiç bir zaman elektronik bir eşyaya muhatap olmamıştı. Vefat etti, Allah rahmet eylesin. Babam hayatının en son zamanlarında küçük bir pilli radyo ile tanışmıştı. Çok geçmeden o da vefat etti. Ona da Allah rahmet eylesin. Ben ise el daktilosunu terkedeli 15 yıl […]

Peygamberi Hep Yanımızda Bilmek

Peygamberi Hep Yanımızda Bilmek

Bir arkadaşımızın sorusu: ”Ders kitabından teorik olarak öğrendiğim maksatlar bir insanın hayatında nasıl yaşantıya geçirilmiş diye Peygamber’e müracaat etmeyi anlıyorum. Bu anlayışı korumak mı yoksa Peygamberi hep yanımda bilmek? Yani ders kitabından anlamakta zorluk çektiğim her konuda başvurabileceğim bir öğretmenim var/ya da bu öğretmeni iyi dinlemiş olanlar var bilincini korumak mı?” Gerçekten zor bir konu. […]

Kitaplara ve Peygamberlere İman İlişkisi veya Kur’an ve Hadis İlişkisi

Kitaplara ve Peygamberlere İman İlişkisi veya Kur’an ve Hadis İlişkisi

Kur’an’a muhatap olmanın aşamaları: 1. Eğer bu kainat yaratılmış diye ikna olmuş isek, onun Yaratıcısı olmalı (Amentu billahi) ve bu Yaratıcı’nın Bilinçli olması zorunlu olduğundan (kâinat bunun şahidi) Yaratılışın bir maksadı olmalı. 2. Yaratılış maksadı da ancak yaratılış biçimiyle nakledilen manalarda aranır. Yaratıklar vasıtasıyla (insan duyguları dahil) ulaşılan manaların taşıyıcıları olmalı, ki bunlara melek ismi verilir (ve […]

İman, Salih Amel İlişkisi – II

İman, Salih Amel İlişkisi – II

Mustafa – İman-Amel mevzuunda bir kaç sorum olacak. 1. Ali Abi’nin “Amel, imanı netice vermez!!!” önermesine aklım takıldı. Bunu söylerken müsbet amelin imanı takviye etme imkânını ayrı bir kategoride mi değerlendiriyoruz acaba…  Aklın imandan bir hissesi olduğu gibi kalbin, ruhun ve sair hassalarımızın, latifelerimizin de birer hissesi olsa gerek.  Namaz, oruç, hac, zikir ve sair […]

İman, Salih Amel İlişkisi – I

İman, Salih Amel İlişkisi – I

Şeyma – 25. Lem’a’yı (Hastalar Risalesi) okurken aşağıdaki bölümde aklıma bazı sorular takıldı. Yirmi Beşinci Devâ Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi ve her derde devâ ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal […]

Evlilik Öncesi ve Sonrası

Evlilik Öncesi ve Sonrası

Ali – “Bir kişiyi tanıyor musunuz?” diyene karşı verilecek, atasözü haline gelmiş cevapta: “Kardeşim, nereden bileyim, birlikte seyahat etmedik, beraber oturup bir yemek bile yemedik ki” denir. Bir kişinin kendisini bir din ile tanımlaması, o kişinin o dine inancını göstermez, yalnızca toplumdaki din kimliğini gösterir. Yani, bir tür siyasal kimliktir. Yaratıcısı ile olan ilişkisinin gerçeğini […]

İnsana Verilen Sıkıntılar

İnsana Verilen Sıkıntılar

Abdullah Berâ – 2. Lem’a’dan: Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ… İnsanın aklına şöyle bir düşünce gelebiliyor. Allah’u Teâla zaten kitabında bütün isimlerini zikretmiş, “ben Şafi’yim, ben Muhyi’yim, ben Rezzak’ım” vs. demiş. Bizim musibetlere maruz kalmamıza ne gerek vardı, Kur’an’ı okuyarak tanıyamaz mıydık değişik isimleriyle Rabbimizi? Hayır. İnsan […]

Yine Usûl Üzerine

Yine Usûl Üzerine

Şu Üç düsturu sizin de mütalaanıza sunmek istedim: 1- Kainatı, Allah ile izah etmek usûl hatasıdır. Kainat, Allah’ı tanımada şahit olarak kullanılmak için vardır. 2- Kur’an, kainat ile kuracağımız ilişki ve bu ilişkinin sonuçları konusunda rehberlik yapan Yaratıcının Konuşmasıdır. Bu konuşmaya muhatap olan şuurlu insan, kainatı ve kendisini şahit olarak kullanıp Kur’an ile yapılan rehberliğin […]

Yaratıcının İspatı

Yaratıcının İspatı

Şeyma – “Siz bir iki cümle ile Allah’ı isbat edebilir misiniz?” Bugünkü risale sohbetinden sonra Azerbeycanlı bir kardeş bana özelden bu soruyu sordu. Siz ne cevap verirdiniz bu soruya karşı? Ali – Önce, Allah “ispat” edilmez. Allah’ın varlığının “ayetleri”, delilleri olur. Bu ayetlerden insanlar sonuç çıkarır ve bu sonuç varlığının “Şahidi” olur o kişi için. Sonra o kişi bu […]

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“Ya’murune bilma’rufi wa yanhawna ‘an’il-munker” (3:104; 3:110; 3: 114; 9: 71) olarak Kur’an’da geçen ve “Emri bi’l-maruf nehyi ani’l-münker” şeklinde kullanılan ifadeyi hep “iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak” şeklinde çeviriyor bildiğim kadarıyla mealler. Ama “ma’ruf” kelimesi “iyilik” anlamının yanı sıra “bilinen” anlamına da geliyor. “Marufu emret” derken “insanlara namaz kılmalarını emret/tavsiye et” ‘den ziyade namazı insanlar için “bilinen” […]