Etiket: İnsan

Yemin Olsun Bu Beldeye

Yemin Olsun Bu Beldeye

لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿١﴾ وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿٢ (Yemin olsun bu beldeye ki ona ancak sen yaraşırsın- helalsin) Kuranda Cenab-ı Hak bir şey üzerine yemin ediyorsa, bu şey mucize kabilinden Allah’ın varlığının delili olan bir şeydir. Yani Allah bir şeyin üzerine yemin ediyorsa onu kendi varlığının ya da o kontekst içinde yer alan […]

”Kitap” Kainattan ”Konuşan” Kainata

”Kitap” Kainattan ”Konuşan” Kainata

Newton’un da kainatı bir “kitab”a benzetmesinden bahsedince, insanlar “Mekanik dünya” görüşüne saplanıp kalıyorlar. Risale-i Nurlar’da da kainat bir kitaba benzetildi diye (“kitab-ı kebir-i kainat” ifadesi çok geçer) mekanik dünya görüşü savunuluyor iddiası yayılıyor. Nursi’de, kainat hiçbir surette, hiçbir parçası ile “sabit” değildir, daima değişir. Statik kainat anlayışı yoktur, dinamik kainat anlayışı vardır. Bu dinamik kainat […]

Said Nursi’yi Kaybettiğimiz Yerde Bulmak

Said Nursi’yi Kaybettiğimiz Yerde Bulmak

Said Nursi, uzunca bir süredir ısrarlı bir gölgelemenin konusu oldu. Said Nursi’nin ortaya koyduğu duru söylem kimi takipçileri tarafından içeri hapsedilirken, dışarıdan-bu takipçilerin hapsini gerekçe göstererek-ötekileştirildi. Said Nursi üzerine düşen koyu gölgenin kalkmaya başladığı bu kritik dönemeçte tarihe not düşmek adına söyleyeceklerim var. 1. Said Nursi, hakikati “insan” temeli üzerinden dillendirir. Bu, hem onun Eski […]

Amelin Sürekli Olanı Makbuldur veya Ritüellerin Gerekçesi

Amelin Sürekli Olanı Makbuldur veya Ritüellerin Gerekçesi

Hepimizin bildiği veya duyduğu bir hadis mealidir başlıkta geçen cümlecik. Genellikle şu ifadelerle nakledilir: “Allah katında amellerin en makbulu az da olsa devam üzere yapılanıdır.” (Buhârî, İman 32; Müslim, Müsafirîn 215-218, Münafıkın, 78) Ben şahsen ibadetlerin belli bir ritüel şeklinde yapılmasının gerekçesi üzerinde düşünüyorum. Bir hakikati var ama tam çözebilmiş değilim. Yani, kendimi de ikna […]

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Her yönüyle tahkik örneği olan ve metot dersi veren şu hadise bakar mısınız? “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12) Allah’ım beni affet demiyor tanımadığı bir Allah’a. Önce Allah’ın affedici olduğundan emin oluyor. Şüphesiz kelimesi bunu gösteriyor. Daha sonra Allah’ın ikram sahibi olduğunu kainattan delillerle ve enfüsi bir şekilde tasdik ediyor. […]

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Vahid-i kıyasi meselesinden 30. Söz’de bahsediyor Said Nursi. Üstadın ayrıntılı izah ettiği bu meselenin bir örneği üzerinde düşünmek istiyorum bu yazıda. İnsana bir adalet duygusu verilmiş. Bunu Cenab-ı hakkın Adil ve belki de Hadi isimlerini anlamada kullanmamız gerekiyor. Ama herhalde bu adalet hissini tam hissetmeye çalışmak gerekiyor. Mesela şöyle bir sahne ile karşılaşsak: zalim adamlar bir yetim […]

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

“Sen aynaya baksan, eğer aynayı şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Refet’e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için aynaya baktın; sevimli Refet’i kasten görürsün ‘fe tebarekallahu ahsanü’l-halıkîn’ dersin. Ayna şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette ayna şişesi mana-yı ismîdir; Refet mânâ-yı harfî oluyor. İkinci surette ayna şişesi mana-yı […]

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Mesela, bir çiçeğin başında durmaktır kâinatın en önemli işi. Durmak ve temaşaya dalmaktır. Temaşaya dalıp, “Maşaallah” demektir. Öylesine önemlidir ki bu eylem, bu söz; çiçeğin melekleri bile nefeslerini tutarlar adeta, kendilerinden geçerler ve ağzımızdan çıkan bu sonsuz kıymetli sözü Mutlak Varlığın dergâhına taşırlar. O’nun sonsuz dergâhına ulaşan eylemlerdir kâinatın en önemli işi. Bir elmadan bir […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Nisâ, 4: 93’te Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kim bir mü’mini kasten öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la’net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!” Bu ayet yaşayan bir mü’minin (insanın) fiziki hayatına son vermek olarak anlaşılmasının yanı sıra işari olarak şöyle bir konuya da parmak basıyor olabilir: Her insan […]

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

17. Söz’de Said Nursi şöyle diyor: Evet, masnuâtta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lâfz-ı mücessem olmasın, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsını okutturmasın. Mâdem şu masnuât elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Mânâsız kalan elfâzı, bilâpervâ zevâlin havasına at, arkalarından alâkadarâne bakıp meşgul olma. Peki biz neden bu asrın ihtiyaçlarına, sorularına cevap veren, marifetullah […]

İman Perspektifinden Alternatif Haber

İman Perspektifinden Alternatif Haber

Ankara’da 8 Mart 2011’de yağan karla ilgili bir gazetede çıkan haber: Ankara’da akşam saatlerinde etkisini arttıran yoğun tipi ve kar yağışı sonrasında başkentte yaşam felç oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle birçok araç ve vatandaşlar yollarda mahsur kaldı. Yolda kalan sürücülerin yardımına vatandaşlar koştu. Vatandaşlar yolda mahsur kalan sürücülerin araçlarını iterek yardımcı olmaya çalıştılar. Birçok araç […]

Âlem-i şehadette ve kendi benliğimizde Allah merkezli paradigmayı tasdik etmek

Âlem-i şehadette ve kendi benliğimizde Allah merkezli paradigmayı tasdik etmek

سَنُرِيهِمْ آيَاتِنَا فِي الْآفَاقِ وَفِي أَنفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ “Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada ve hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” (Diyanet İşleri Meali) Son okuduğum bir makalenin bende bıraktığı izleri bu […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Önemli olan hayatı bölmemek. “Hem fani hayatıma, hem ahiretime çalışacağım.” düşüncesi doğru değil. Hayatımız ya insan gibi yaşarız, ya da sadece cismaniyetini yaşayan hayvan gibi… İnsan ubudiyet için (yaratıcısını tanımak, tesbih ve hamd etmek) için bu dünyada yaşamalıdır. Şu ayet konuyla ilgili ve dünya ahiret ayrımı yapıyor gibi görünüyor: Kasas (28) : 77 “Allah’ın sana […]

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Sebe, 34:15 SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!” Buradaki mesken kelimesi bana ruhumuzun meskenini, yani bedenimizi hatırlattı. Bu meskendeki işaret vicdanımız, […]