Etiket: Mutlak

Sonsuz ile Mutlakın Farkı Üzerine

Sonsuz ile Mutlakın Farkı Üzerine

Son zamanlarda ene risalesini anlama tarzımdaki bir hatamı farkettim. Bana önemli görünen bu anlayışı ve alternatifini sizlerle de paylaşmak istedim. Ene risalesinde geçen şekliyle “ben cüz’i ilmimle, bu evi yapmayı biliyorum. Kainatın evimden büyüklüğü nisbetinde de bu kainatı yapan Zat’ın ilmi çok çok büyük olmalı” gibi bir çıkarımda bulunmak için eneyi kullanmak lazım diye anlıyordum. […]

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı kendimiz için ikna olduğumuz bir temele oturtmalıyız ki, imanımız ve devamında “dini hayatımız” bir iddiadan ibaret kalmasın. Yani, “La ilahe illallah” ifademiz, belli bir sonuca dayanmasına ve bu sonucun hakkaniyetine güvenmemize rağmen, günlük hayatımızda, marifetullah sürecinde karşılaşacağımız problemlerde bizi çözümsüz bırakmasın. Evet, bir Yaratıcının olması zorunluluğu sonucuna ulaşmamızda kendimizi ikna etmiş olabiliriz. […]

İlim maluma tabidir

İlim maluma tabidir

Kader’e iman ile ilgili bir soru: ”İlim maluma tabidir, derken tam olarak ne demek istiyoruz? Bu cümleyi insan için anlayabiliyorum. Vücudu olan bir şeye bakar ondan bir malumat çıkarırız. Ama bunu bütün mevcudatın kaynağı O dediğimiz Mutlak Yaratıcıya nasıl uyguluyoruz?” Yaratıcıya uygulamıyoruz. Kanaatimce, uyguladığımızı düşündüğümüzde yanılıyoruz. Kendimiz, yani yaratık açısından bir izah getiriyoruz. Ben, benim […]

Mârufiyet Şuâları

Mârufiyet Şuâları

İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakka malûm ve mâruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema’dır. Hakikati ilâm edecek bir ifade de değildir. Maahaza, o ünvanla fehme gelen mânâ, sıfât-ı mutlakayı beraberce alıp zihne ilka edemez. Ancak, Zât-ı Akdesi mülâhaza için bir nevi ünvandır. Amma Cenab-ı Hakka mevcud-u […]