Etiket: Risale-i Nur

Kur’an Anlama Atölyesi

Kur’an Anlama Atölyesi

1. Kur’an Atölyesi Çalışmaları, mealleri eleştirel bir yöntemle okuyarak, mealin çağrışımından Kur’ân’ın ana sesine intikal ederek, Arapçanın canlı ve doğurgan akışına doğrudan katılarak Kur’ân’ı anlayabileceğimiz bir kapı aralamayı hedefliyor. 2. Mealler sorgulanamaz şeyler değildir. Çoğu mealde, Kur’ân’ı tarihsel bağlamda okuyan, vahye ölü metin muamelesi yapan, önceki meallerdeki şablonları tekrarlayan, kelimeleri canlı köklerinden koparıp öldüren özensizlikler […]

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur’un yaklaşımının farkı ve önemi nedir? Risale-i Nur’un farklı bir tefsir olduğu birçok ortamda dile getiriliyor. Bediüzzaman sanki kendi iman yolculuğunu, Kuran’dan kendi kovasına doldurduklarını bizimle paylaşıyor. Eserlerinde imanı tahkik etmenin örnekliğini yapıyor. İmanın hak olduğunu çok çeşitli delillerle gündemimize taşıyor. Bununla beraber bu eserleri, tüm tahkik vurgularına rağmen, “biz zaten Müslümanız, biz zaten […]

Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Risale-i Nur Külliyatının Lahikalar adı altında neşredilen kitaplarını okurken 4M (Mütekellim, Muhatap, Maksat, Makam) meselesine özellikle dikkat edilmesi gerekir. Her söz veya yazının kaçınılmaz olarak 4M muvacehesinde anlaşılması zorunludur. Fakat Lahikalar okunurken veya nakledilirken mutlaka 4M’in tarihî boyutu da (zaman, mekân, yani olayın geçtiği yer, fiziki ve psikolojik, sosyolojik, politik vs. şartlar) göz önüne alınarak nakledilmelidir. […]

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

“Ali Mermer ve Senai Demirci, yarım yüzyıla varan ders halkası birikimleriyle, Dokuzuncu Söz’ün dip seslerine kulak kesiliyor, Kur’anî göndermelerini yokluyor, Risale-i Nur’un göz gezdirdiği ufka açılıyorlar. Said Nursî’nin ardı sıra bıraktığı ‘nüve’ metnin neşvünemasına şahitlik ediyorlar. Risale-i Nur’un, vahye tutunan ve esmaya uzanan metnine refakat ederek, namazı “zaman aynası” olarak okuyorlar. Her iki yazar, Risale-i Nur’un şerh ve izah […]

Abd Olmak

Abd Olmak

Abdullah Berâ – “Abd” kelimesini genelde “kul, köle” olarak çeviriyorlar ama bu kelimeler abd‘ın anlamını tam karşılamıyor gibi… Abd’in “ibadet eden” gibi bir manası var değil mi? İbadet eden, yani yaratıcısını tanıma çalışması yapan. Bu çeviri kul ve köleye göre çok daha pozitif ve doğru geliyor bana… Ali – Devamlı tekrar ettiğimiz önemli bir mesele var: […]

İman Eğitiminin Zorunluluğu: Tarihsel Bir Değerlendirme

İman Eğitiminin Zorunluluğu: Tarihsel Bir Değerlendirme

Bütün mesele Kur’an okumadaki maksadın farklılığından kaynaklanıyor. Krallar kural koyarlar, ta ki yönetimi tesis etsinler. İçeriği önemli değildir. Halk vergisini (haracını) verip itaat ettikten sonra önemli değil, isterlerse kraldan nefret etsinler, maksat hâsıl olmuştur. Din de böylesi bir eğilime maruz kalabilir. Dinî hayatı bir düzene oturtmak isteyenler kural koymaya meyyaldirler. Bu durum dinde düzen olmayacak […]

Uhuvvet Nasıl Tesis Edilmeli?

Uhuvvet Nasıl Tesis Edilmeli?

Bir kardeşimizden aldığım emailde konu Uhuvvetin tesisi hakkında idi. Email’de Hulusi Abi’den bir hatırayı naklediyordu: “Ben size bir şey söyleyeyim mi, bir sır vereyim mi? Nur talebesinde uhuvvet ruhu gelişmezse o Nur talebesinde marifet sırrı da gelişmiyor, açılmıyor. Çünkü uhuvvet Risale-i Nurun şahsi manevisinin ruh-u manevisi hükmündedir. Uhuvvet davanın kayyum-u manasındadır. Uhuvvet ruhu çökünce Risale-i Nurun şahsi manevisine de […]

Said Nursi’yi Kaybettiğimiz Yerde Bulmak

Said Nursi’yi Kaybettiğimiz Yerde Bulmak

Said Nursi, uzunca bir süredir ısrarlı bir gölgelemenin konusu oldu. Said Nursi’nin ortaya koyduğu duru söylem kimi takipçileri tarafından içeri hapsedilirken, dışarıdan-bu takipçilerin hapsini gerekçe göstererek-ötekileştirildi. Said Nursi üzerine düşen koyu gölgenin kalkmaya başladığı bu kritik dönemeçte tarihe not düşmek adına söyleyeceklerim var. 1. Said Nursi, hakikati “insan” temeli üzerinden dillendirir. Bu, hem onun Eski […]

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

Doktora çalışması yapmak, daha önce söylenilenlere, kendi çağındaki şartlar dahilinde ihtisaslaşarak, bir ileri noktada bir şeyler söylemek ve çözüm üretmektir. Bu demek değildir ki, daha önce söylenilenleri, mesela, İbni Sina’yı aştık. İbni Sina hala ilim dünyasında önemini korur. Herkes zamanının çocuğudur. Herkes kendi şartlarında “özel” olarak yaratılmıştır. Nursi’ye gelince: Nursi düsturlar koymuştur, ”ilim” yapmamıştır. Sırf […]

Risale-i Nur ile Eğitim

Risale-i Nur ile Eğitim

Hepinizin malumu olduğundan emin olduğum bir konu: Said Nursi’nin Medreset’uz-Zehra planı. Bu medresenin birkaç özelliğinden birisi de, Mektep, Medrese ve Tekke eğitimini birlikte yürütmekti. Ben “Mektep” ten kısaca kainatı, yani mahlukatı okumayı öğrenmek diye anlıyorum. “Medrese” ise “alet ilimlerinin” öğrenildiği yer. Gelenekte, “dinî/şer’î bilgilerin” elde edildiği yer, diye anlaşılagelmiş. Tarihte dinî ilimlerin öğrenilmesi alanında iki […]

Risale Eğitiminde Metot

Risale Eğitiminde Metot

Risaledeki imanî/teorik bakış açısını pratik alanlarda uygulamak gerekiyor. Bir hoca derslerde olayın teorik boyutunu anlattıktan sonra bol bol öğrencilere uygulama verir, çünkü bu, konunun anlaşılmasını kolaylaştırır. Risaledeki temsillerdeki mantık da bu değil mi? Öğrencilere ödev veririz, neden? Üzerinde düşünüp teori kısmını tam anlayabilmeleri için. Hatırlıyorum, bir derste hoca 4-5 soruluk bir ödev vermişti. Bir cumartesi […]

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Vahid-i kıyasi meselesinden 30. Söz’de bahsediyor Said Nursi. Üstadın ayrıntılı izah ettiği bu meselenin bir örneği üzerinde düşünmek istiyorum bu yazıda. İnsana bir adalet duygusu verilmiş. Bunu Cenab-ı hakkın Adil ve belki de Hadi isimlerini anlamada kullanmamız gerekiyor. Ama herhalde bu adalet hissini tam hissetmeye çalışmak gerekiyor. Mesela şöyle bir sahne ile karşılaşsak: zalim adamlar bir yetim […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Nisâ, 4: 93’te Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kim bir mü’mini kasten öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la’net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!” Bu ayet yaşayan bir mü’minin (insanın) fiziki hayatına son vermek olarak anlaşılmasının yanı sıra işari olarak şöyle bir konuya da parmak basıyor olabilir: Her insan […]

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

17. Söz’de Said Nursi şöyle diyor: Evet, masnuâtta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lâfz-ı mücessem olmasın, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsını okutturmasın. Mâdem şu masnuât elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Mânâsız kalan elfâzı, bilâpervâ zevâlin havasına at, arkalarından alâkadarâne bakıp meşgul olma. Peki biz neden bu asrın ihtiyaçlarına, sorularına cevap veren, marifetullah […]

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Said Nursi’ye ait olan bu çok kıymetli teklifin analizine girmeden önce, bugünkü kullanılan Türkçe yapısı ile bir daha ifade etsem daha iyi olacak: İmanın hakikatlerinin kemalatını fiillerimizle sergilemek. Fazla bir şey açıklanmadığını hissediyorum. Her bir kelime ayrı ayrı açıklama bekliyor. Oldum olası, Risale-i Nurlara bulaştığımdan beri benim ana meselem şu oldu: İmanı yaşamak. Ne demek […]