Etiket: Tefekkür

Şuur-u İmanînin Önemi

Şuur-u İmanînin Önemi

Hep beraber “pişiriliyoruz”, “olgunlaştırılıyoruz” bu dünya hayatının güneşi altında. Bu güneşin ışığı altında çürümemek için ne yapmamız gerekir? İleriye sürülen fikirler değil, zahirde yapılagelen aktiviteler (ameller) değil, onların üzerine oturduğu, kendimiz ile Rabb arasındaki kurduğumuz ilişki önemlidir. Ne benim, imanın hakkaniyetini ispat etmek için insanlara sunduğum “fikirlerim” ve ne de benim dinimin gereği adına, Müslümanlığım […]

Said Nursi’nin İslam Âleminde Gördüğü Hatalar ve Getirdiği Çözümler

Said Nursi’nin İslam Âleminde Gördüğü Hatalar ve Getirdiği Çözümler

“Cemi’ zerrat-ı kâinat, birer birer zât ve sıfât ve sair vücuh ile gayr-ı mahdude olan imkânat mabeyninde mütereddit iken, bir ciheti takip, hayretbahşâ mesâlihi intâc etmekle Sâniin vücûb-ul vücuduna şehadetle, avalim-i gaybiyenin enmuzeci olan lâlife-i Rabbaniyeden ilân-ı Sâni eden itikadın misbahını ışıklandırıyorlar. Evet, herbir zerre kendi başıyla Sânii ilân ettiği gibi, tesâvir-i mütedahileye benzeyen mürekkebat-ı […]

İman, Salih Amel İlişkisi – II

İman, Salih Amel İlişkisi – II

Mustafa – İman-Amel mevzuunda bir kaç sorum olacak. 1. Ali Abi’nin “Amel, imanı netice vermez!!!” önermesine aklım takıldı. Bunu söylerken müsbet amelin imanı takviye etme imkânını ayrı bir kategoride mi değerlendiriyoruz acaba…  Aklın imandan bir hissesi olduğu gibi kalbin, ruhun ve sair hassalarımızın, latifelerimizin de birer hissesi olsa gerek.  Namaz, oruç, hac, zikir ve sair […]

İman, Salih Amel İlişkisi – I

İman, Salih Amel İlişkisi – I

Şeyma – 25. Lem’a’yı (Hastalar Risalesi) okurken aşağıdaki bölümde aklıma bazı sorular takıldı. Yirmi Beşinci Devâ Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi ve her derde devâ ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal […]

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

Doktora çalışması yapmak, daha önce söylenilenlere, kendi çağındaki şartlar dahilinde ihtisaslaşarak, bir ileri noktada bir şeyler söylemek ve çözüm üretmektir. Bu demek değildir ki, daha önce söylenilenleri, mesela, İbni Sina’yı aştık. İbni Sina hala ilim dünyasında önemini korur. Herkes zamanının çocuğudur. Herkes kendi şartlarında “özel” olarak yaratılmıştır. Nursi’ye gelince: Nursi düsturlar koymuştur, ”ilim” yapmamıştır. Sırf […]

Her Şey Ben Yaşarken Oldu

Her Şey Ben Yaşarken Oldu

Aşağıdaki satırlar İsmet Özel’in “Celladıma Gülümserken” isimli şiirinden alıntı. Şiirin konusu farklı. Ama bu satırlar kendi başına bakıldığında tahkiki iman sahibi bir insanın söyleyebileceği cümleleri ifade etmesi açısından o kadar güzel ki cımbızlayıp şiirin bağlamı dışında okumaktan kendimi alamadım.

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Ali – Bismillah, Kendime verdiğim ve epey bir süre de cevaplamak için çalıştığım bir ödevi paylaşalım: Kureyş, 106:3 – “Fel ye’budu rabbe hazel beyt.” “Bu evin rabbine ibadet etsinler.” Usul: Lügat, ansiklopedi, diğer tercümeler veya tefsir kitaplarına bakmadan, önceki bildiklerinizi de kopyalayarak kullanmadan, yalnızca kendi insanlığınızı kullanarak düşünün. Dikkat, daha önce şu veya bu “otorite” […]

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Her yönüyle tahkik örneği olan ve metot dersi veren şu hadise bakar mısınız? “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12) Allah’ım beni affet demiyor tanımadığı bir Allah’a. Önce Allah’ın affedici olduğundan emin oluyor. Şüphesiz kelimesi bunu gösteriyor. Daha sonra Allah’ın ikram sahibi olduğunu kainattan delillerle ve enfüsi bir şekilde tasdik ediyor. […]

En Büyük Küfran-ı Nimet

En Büyük Küfran-ı Nimet

Said Nursi Mesnevi-i Nuriye’de şöyle söylüyor: “En büyük küfran-ı nimet ve Allah’ın lütuf ve ihsanlarına karşı en büyük tekzib, kulak ve göz gibi herkeste olan, nur ve nar gibi her zaman devam eden, hava ve su gibi kaplayan ve ihata eden umumi nimetlere şükürsüzlüktür. İnsan, başkalarında olmayıp da sadece kendisine has bulunan, yahut kendi üzerinde […]

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Mesela, bir çiçeğin başında durmaktır kâinatın en önemli işi. Durmak ve temaşaya dalmaktır. Temaşaya dalıp, “Maşaallah” demektir. Öylesine önemlidir ki bu eylem, bu söz; çiçeğin melekleri bile nefeslerini tutarlar adeta, kendilerinden geçerler ve ağzımızdan çıkan bu sonsuz kıymetli sözü Mutlak Varlığın dergâhına taşırlar. O’nun sonsuz dergâhına ulaşan eylemlerdir kâinatın en önemli işi. Bir elmadan bir […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

17. Söz’de Said Nursi şöyle diyor: Evet, masnuâtta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lâfz-ı mücessem olmasın, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsını okutturmasın. Mâdem şu masnuât elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Mânâsız kalan elfâzı, bilâpervâ zevâlin havasına at, arkalarından alâkadarâne bakıp meşgul olma. Peki biz neden bu asrın ihtiyaçlarına, sorularına cevap veren, marifetullah […]

İman Perspektifinden Alternatif Haber

İman Perspektifinden Alternatif Haber

Ankara’da 8 Mart 2011’de yağan karla ilgili bir gazetede çıkan haber: Ankara’da akşam saatlerinde etkisini arttıran yoğun tipi ve kar yağışı sonrasında başkentte yaşam felç oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle birçok araç ve vatandaşlar yollarda mahsur kaldı. Yolda kalan sürücülerin yardımına vatandaşlar koştu. Vatandaşlar yolda mahsur kalan sürücülerin araçlarını iterek yardımcı olmaya çalıştılar. Birçok araç […]

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

Bakara 260. ayet diyanet vakfı mealine göre aşağıdaki gibi: Bakara, 2:260 – İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, demişti. Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi. Bunun üzerine Allah: Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Sebe, 34:15 SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!” Buradaki mesken kelimesi bana ruhumuzun meskenini, yani bedenimizi hatırlattı. Bu meskendeki işaret vicdanımız, […]