Etiket: Varlık

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

Ancak avamın anladığı gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil uzun bir ömrü netice verdiği için uzundur. Demek, musibeti uzun bir ömrün anahtarı ve şifresi gibi kullanabilmek gerek. Zira, 2:156  الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ  Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler.  ayeti […]

Marifetullah’a Ulaşma Yolu veya İman ile Varlık Arasındaki Organik İlişki

Marifetullah’a Ulaşma Yolu veya İman ile Varlık Arasındaki Organik İlişki

Birkaç konuyu temsil yöntemi ile dile getirmek istiyorum. İnşaAllah, bir hakikatin anlaşılmasına vesile olur. Eğer Rabbimin ihsanıyla ifade edebilirsem kolay bir konu. Anlatamamaktan dolayı zorlaştırmış olabilirim, şimdiden özür dilerim. [Hatırlatma: Biliyorsunuz temsiller, anlaşılması zor olan bir konunun, bu dünya şartlarında bilinen elemanlar kullanılarak anlaşılabilir hale gelmesi amacını taşırlar. Anlaşılması hedeflenen meseleye tam tamına tekabül etmezler. […]

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı kendimiz için ikna olduğumuz bir temele oturtmalıyız ki, imanımız ve devamında “dini hayatımız” bir iddiadan ibaret kalmasın. Yani, “La ilahe illallah” ifademiz, belli bir sonuca dayanmasına ve bu sonucun hakkaniyetine güvenmemize rağmen, günlük hayatımızda, marifetullah sürecinde karşılaşacağımız problemlerde bizi çözümsüz bırakmasın. Evet, bir Yaratıcının olması zorunluluğu sonucuna ulaşmamızda kendimizi ikna etmiş olabiliriz. […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Âlem-i şehadette ve kendi benliğimizde Allah merkezli paradigmayı tasdik etmek

Âlem-i şehadette ve kendi benliğimizde Allah merkezli paradigmayı tasdik etmek

سَنُرِيهِمْ آيَاتِنَا فِي الْآفَاقِ وَفِي أَنفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ “Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada ve hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” (Diyanet İşleri Meali) Son okuduğum bir makalenin bende bıraktığı izleri bu […]

Tariflere dönmek

Tariflere dönmek

Hoşumuza gitmeyen bir hadise ile karşılaştığımızda ve meseleyi çözemediğimizde ne yapmamız lazım? Bir örnek üzerinden düşünelim. Daha önce gitmediğimiz bir yere gittiğimizi düşünelim ve varsayalım ki bir yerde takıldık, dönüp dolaşıp aynı yere geri dönüyoruz. Ne yaparız? Yapılacak şey, bir adım geri atıp haritayı çıkarmak, nereden yola çıktığımızı, nerelerden geçtiğimizi ve şu anda nerede olduğumuzu belirlemek […]

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

Bayramlık bir konu. Dün bayram değildi, bugün bayram. İşte bak, iki günüm birbirine eşit değil! Fazla söze ne hacet. Hayır amellerimizi artırmalıyız. Hem de devamlı. Dün iki rekat kıldım, bugün üç olmalı. Olmadı, dört olmalıydı. Artır rekat sayılarını, eşitliği artırarak bozacağız ya. Acaba bu mu kastediliyor? Sayı önemli değil, sen kaliteyi artırmaya bak. Evet, doğru […]

”Sıfır”ın Öğrettikleri

”Sıfır”ın Öğrettikleri

Ramazan, Kur’an ayı. Tutulan oruçlar dünyamıza Kur’an’ı taşıma araçları. İftarlar, Kur’anî dünya görüşünün uygulamaya konduğu en zevkli anlar. Alemlerin Rabbinin ikramını, ikrama mazhar olmanın bilincini paylaşabileceğiniz bir veya birkaç dostunuzla birlikte karşılamak için iftarlar güzel bir vesiledir. Bir dostumuzla birlikte iftar sofrasındayız. Meyve ile başlayan iftarımızda, Kur’anî dünya görüşünü meyve üzerinde konuşarak uygulamaya koymak nasip […]

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

En küçük masum yaşlarımızda bizim beynimize bir slogan zerkedildi. Hala ediliyor mu, bilmiyorum. Yazıklar olsun bu felsefeye inanacak kadar basit düzeyde insanlığını kullananlara! Acıyorum onlara. “Keşke bir düşenseler.” (Leallehum yetefekkerun.) بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ (Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara […]

Ene Hakkında

Ene Hakkında

Enenin bir vechini nübüvvet tutmuş gidiyor; diğer vechini felsefe tutmuş geliyor. Nübüvvetin vechi olan birinci vecih: Ubûdiyet-i mahzânın menşeidir. Yani, ene kendini abdbilir; başkasına hizmet eder, anlar. Mahiyeti harfiyedir; yani başkasının mânâsını taşıyor, fehmeder. Vücudu tebeîdir; yani başka birisinin vücuduyla kaim ve icadıyla sabittir, itikad eder. Mâlikiyeti vehmiyedir; yani kendi mâlikinin izniyle surî, muvakkat bir mâlikiyeti […]

Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 9.Ders

Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 9.Ders

[Audio clip: view full post to listen] Ey nefis! Seni tutup düşmekten muhafaza eden Zât-ı Kayyûma dayan. Senin mevcudiyetinden dokuz yüz doksan dokuz parça Onun uhdesindedir. Senin elinde yalnız bir parça kalır. En iyisi o parçayı da Onun hazinesine at ki rahat olasın. http://erisale.com/#content.tr.5.241

Mârufiyet Şuâları

Mârufiyet Şuâları

İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakka malûm ve mâruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema’dır. Hakikati ilâm edecek bir ifade de değildir. Maahaza, o ünvanla fehme gelen mânâ, sıfât-ı mutlakayı beraberce alıp zihne ilka edemez. Ancak, Zât-ı Akdesi mülâhaza için bir nevi ünvandır. Amma Cenab-ı Hakka mevcud-u […]