Tariflere dönmek

Hoşumuza gitmeyen bir hadise ile karşılaştığımızda ve meseleyi çözemediğimizde ne yapmamız lazım? Bir örnek üzerinden düşünelim.

Daha önce gitmediğimiz bir yere gittiğimizi düşünelim ve varsayalım ki bir yerde takıldık, dönüp dolaşıp aynı yere geri dönüyoruz. Ne yaparız? Yapılacak şey, bir adım geri atıp haritayı çıkarmak, nereden yola çıktığımızı, nerelerden geçtiğimizi ve şu anda nerede olduğumuzu belirlemek ve de bundan sonra hangi yönde nereye gitmemiz gerektiğini bu bilgiler ışığında belirlemektir.

Aynen onun gibi, çözemediğimiz mesele karşısında önce kendi konumumuzu belirlememiz lazım. Varlığımızı sorgulamamız ve varlık tariflerimizi (neyim, nereden geldim, nereye gidiyorum) hatırlamamız ve bu tarifleri yenilememiz lazım. Yani, ilk bakışta çözemediğimiz bu meselenin tanımlarımızı hatırlamamız ve yenilememiz için bir fırsat olmak üzere önümüze koyulduğunu görmemiz lazım. Tariflerimize dönmediğimiz sürece meselelerimiz çözümsüz kalmaya mahkumdur.

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+
Kategori: Yansımalar

3 Yorum - "Tariflere dönmek"

Geri izleme | RSS (Yorumlar)

  1. İBRAHİM MERMER dedi ki:

    Zafer Bey,Çok güzel bir noktaya parmak basmışsınız. İnsanın kendi konumunu belirlemesi de başlı başına büyük bir olay. Şimdilerde buna ”fabrika ayarlarına geri dönmek” diyorlar. Ne kadar doğru bilemiyorum. Konu üzerine yoğunlaşmak, çaba sarfetmek gerekiyor. Pergelin sabit durması gereken ucu, esen anlık parazitlerden etkilenerek farkında olmadan kayıyor. Şu anda kendi konumumu, ”tamam şimdi belirledim” desem dahi kaymaları, vicdanıma verdiği rahatsızlıktan dolayı farkedebiliyorum.  

    • Zafer Özdemir dedi ki:

      Yorumunuz icin tesekkurler. Pergel metaforunu varolussal tanimlarimiz icin kullanmissiniz. Gayet guzel. O halde bu metafor uzerinden bir soru sorayim. Pergelin sivri ucu sabit kalmali diye mi mucadele vermeliyiz, yoksa insaniyetimiz geregi yasadigimiz hadiseler ve problemler uzerinden pergelin ucunu olmasi gereken yere biraz daha yaklastirma pozisyonunda mıyız?

  2. ibrahim mermer dedi ki:

    Pergelin sabit ucu, olması
    gereken yerlerde olmadığı zaman çizdiğim zikzaklar, çelişkili ve sıkıntılı bir
    hayatımın göstergesi oluyor. Vicdanımı susturmayı ve insani duygularımı
    saptırmayı adet haline getirmişsem, pergelimin sivri ucunun nefis ekseninde
    dolaştığının da pek farkında olmayabilirim. Pergelin ucu sabit kalması için
    gerekli eğitimi (ene ve zerre risalesi kaynak referans) aldıktan sonra,
    pergelin ucunu, olması gereken yere biraz daha yaklaştırma pozisyonunu
    alabiliriz. Sanki önceliği, fabrika ayarlarını tazeleme eğitiminde görüyorum.
    Aksi halde neyi referans alarak kendi pozisyonumuzu belirleyeceğiz? Fabrika
    ayarlarımızı canlı tutmazsak, ”insaniyetimiz gereği yaşadığımız hadiseler ve
    problemler üzerinden pergelin ucunu olması gereken yere biraz daha
    yaklaştırma” da sorunlar veya riskler yaşayabiliriz: Başta nefsimizin hoşuna gitmesi,
    herkes gibi kalabalığa uymak, tiryakilik gafleti gibi sorunlar. Düşündürmeğe
    vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum.

Fikrinizi Paylaşın