Abdullah Berâ

Yazar Arşivi: Abdullah Berâ

Bu köşede çeşitli platformlarda yapılan müzakereler sonucunda ortaya çıkmış bazı hakikatleri paylaşmaya çalışacağım. Bu hakikatlerin ortaya çıkmasında yorum ve eleştirileri ile büyük katkı sağlayan bütün hakikat yolcularına teşekkürü bir borç biliyorum. Yazılardaki eksiklikler hiç süphesiz bana aittir.

Yazar e-posta: abdullahbera@gmail.com

rss kaynağı

İlim ve Âlim

İlim ve Âlim

Fatır, 35:28 ve [nasıl ki] insanlar, sürüngenler ve hayvanlar türlü türlü renkler taşıyor! Kulları arasından yalnız anlama ve kavrama yeteneğine sahip olanlar Allah’tan [hakkıyla] korkarlar: [çünkü yalnız onlar bilir ki] Allah kudret Sahibidir, çok bağışlayıcıdır. (Muhammed Esed Meali) ya da İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan yine böyle türlü renklerde olanlar vardır. Kulları içinde ancak âlimler, Allah’ı […]

Ramazanla İlgili İki Hadis

Ramazanla İlgili İki Hadis

Hadisleri zahiri anlamıyla anlamak problem olabiliyor bildiğimiz gibi. Gerçek manasına ya da hadisteki mecazi anlama vakıf olmayınca, “sevap nedir, günah nedir” anlamayınca sapla saman birbirine karışıyor. Hadisler, sevap toplamak için kullanılan sözlere dönüşüyor ve terbiyesinden mahrum kalınıyor. Mesela aşağıdaki hadisler. 1) Yine Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ramazan ayı girdiği […]

Göklerin ve Yerin İlahı

Göklerin ve Yerin İlahı

Bir müzakere esnasında aşağıdaki ayeti göndermişti Ali Abi. Yani ozetle, Allah’i goklerden birazda yere indirmek lazim galiba… وَهُوَ الَّذِي فِي السَّمَاء إِلَهٌ وَفِي الْأَرْضِ إِلَهٌ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ “Göklerde ilah olan da O, yerde ilah olan da O. O’dur Hakîm, O’dur Alîm.” Zuhruf (43): 84 Allah’ı dünyamıza taşımamızın gerekmesini bu ayet zahiri anlamıyla bize ders veriyor. […]

Mahrum Kalınmayacak Dualar

Mahrum Kalınmayacak Dualar

Meryem Suresi- 19:4 1. Kâf hâ yâ ayn sâd. 2. Rabbinin, kulu Zekeriya’ya rahmetinin yâdıdır. 3. Hani o Rabbine içinden yalvararak seslenmişti. 4. “Rabbim,” demişti. “Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı. “Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.” diyor Zekeriya (as).  Sizin […]

Namazın Manası Nedir?

Namazın Manası Nedir?

9. Söz “Akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde olanların hamd ve senâsı Ona mahsustur. Gündüzün sonuna doğru ve öğle vaktine erişince de Allah’ı tesbih edip namaz kılın.” Rum Sûresi, 30:17-18. Birinci Nükte Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür. Yani, celâline karşı kavlen ve fiilen Sübhânallah deyip takdis etmek; hem, kemâline karşı lâfzen ve […]

Sala

Sala

Sala’yı çok severim. Ne zaman okunduğunu duysam, “yine bir insan Allah’a döndü” der, dünyanın faniliğini hatırlarım. Hüzünlü bir andır bu. Kısa bir an için gerçekliğimizle yüz yüze kalmaktır. Üstad diyor ya 17. Lem’a da: DÖRDÜNCÜ REMİZ: Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o dar kabir gibi menzilin […]

İyilik, Kötülük ve Sevap Kazanmak

İyilik, Kötülük ve Sevap Kazanmak

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Allah-u Teâlâ’dan şöyle rivayet etmiştir: “Hiç şüphesiz ki Allah, iyiliklerle kötülükleri yazmış, sonra da bunları açıklamıştır. Bu sebeple her kim, bir iyilik yapmaya niyetlenir de onu yapmazsa, Allah kendi katından ona bir tam sevap yazar. Eğer iyiliği yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah kendi katından ona ondan yedi yüz katına […]

Tâ-Hâ, 20-124: Dar Geçim

Tâ-Hâ, 20-124: Dar Geçim

Tâ-Hâ Suresi’nin 124. ayetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor.    mealen “Ama kim Benim zikrimden yüz çevirirse (kitabımı dinlemez ve Beni anmaktan gaflet ederse), ona dar bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak diriltir, duruşmaya getiririz.” Verilen mealde zikir “Allah’ı anmak ve kitabını dinlemek/okumak” olarak yorumlanmış. Bu ayet uygulamamız gereken tahkik-i iman metoduna bir […]

Zengin Olmak mı İstiyorsunuz?

Zengin Olmak mı İstiyorsunuz?

Said Nursi 14. Lem’a’da “Dünya öküz ve balık üzerindedir” hadisini yorumlarken Kuran’daki bazı ayetler gibi hadislerin de müteşabihâtı olduğunu ve gayet derin meseleleri temsilâtla ve teşbihatla avâma ders verdiğini söylüyor. Ayrıca teşbih ve temsillerin, havastan avâma geçtikçe, yani, ilmin elinden cehlin eline düştükçe, mürur-u zamanla hakikat telâkki edildiğini ifade ediyor. Bu noktalar çok önemli ve hadisleri okurken […]

Şükür ve Nimetlerin Ziyadeleşmesi

Şükür ve Nimetlerin Ziyadeleşmesi

Risale-i Nur’un her zaman duyduğumuz kavramlara getirdiği yeni bakış açısı, Kur’an-ı Kerim’de ki ayetleri çok farklı boyutlarda anlamamıza yardımcı oluyor. Örnek olarak, Bediüzzaman, muhabbetin Cenab-ı Hak adına yapılması gerektiğini anlatırken  (33. Söz, 3. Mevkıf, 2. Mebhas, Mühim bir sualin 2. Nüktesi) diyor ki: Meselâ, nasıl ki bir padişah-ı âli,* sana bir elmayı ihsan etse, o […]

Göklerin ve Yerin Rabbi

Göklerin ve Yerin Rabbi

Âl-i İmrân Sûresi 191. ayette şöyle buyuruluyor: Âl-i İmrân–191: Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. Yaratıcı eserleri ile tanınır. Ya da tanınan her şey böyledir. Mesela biz bir elmayı tanıdığımızı söyleriz. Bunu nasıl […]