Ali Mermer

Yazar Arşivi: Ali Mermer

Dr. Ali Mermer, İngiltere Durham Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları alanında doktorasını tamamladı. Kendisi şu anda New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışıyor. Ayrıca, çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

rss kaynağı

”Nazm-ı Manayı Nazm-ı Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-3

”Nazm-ı Manayı Nazm-ı Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-3

Kur’ân kainatın, kainat Kur’ân’ın inceliklerinin müfessiridir “Nizam-ı ekmelde herbir hüsnün menbaı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir.” Muhakemat, Said Nursi Mananın özündeki anlam incelikleri alemin nizam-ı ekmeline, şu kainatta müşahede ettiğimiz mükemmel düzenin anlaşılmasına yardım eder, desteklerler. Aynı zamanda da kainattaki mükemmel nizamın desteğini alırlar. Bir şairin veya edebiyatçının eserinde bu özelliği göremiyoruz ama Kur’ân’ın esas vermek […]

”Nazm-ı Manayi Nazm-i Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-2

”Nazm-ı Manayi Nazm-i Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-2

Tarihi süreçte Arapça gramerin ön plana çıkması “Tarih lisan-ı teessüfle bize ders veriyor ki: Saltanat-ı Arabın câzibesiyle A’cam, Araplara muhtelit olduklarından, Kelâm-ı Mudârî’nin melekesi denilen belâgat-ı Kur’âniyenin madenini müşevveş ettikleri gibi; öyle de, Acemlerin ve acemîlerin belâgât-ı Arabiyenin san’atına girdiklerinden, fikrin mecrâyı tabiîsi olan nazm-ı maânîden, zevk-i belâgatı nazm-ı lâfza çevirmişlerdir.” ”Muhakemat” Said Nursi Tarihte […]

”Nazm-ı Manayı Nazm-ı Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-1

”Nazm-ı Manayı Nazm-ı Lafza Tercih Etme.” Muhakemat Ders Notları-1

Manadaki müteselsil hakikatleri görme 19. yüzyıl başlarında hermönetiks (Hermeneutics, Yorumbilim, Tefsir)adı verilen özellikle metinlerle ilgili yorumlama metodolojisi Batı dünyasında yeniden ortaya çıktı. Bu metodoloji, hem felsefede hem de edebi metinlerde sıklıkla kullanılan bir yöntem oldu. Bilhassa beşeri kültürü ve insan davranışlarını inceleyen bilimlerin tamamında kullanılmaya başlandı. Bir metni anlama ve yorumlama usulü olan Hermönetiks önceleri […]

“Muhkem” ve “Müteşabih” Ayetleri Anlamak Üzerine

“Muhkem” ve “Müteşabih” Ayetleri Anlamak Üzerine

Bir kardeşimiz Al-i İmran Suresinin 7. ayeti ile ilgili şöyle yazmış: هُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَاتٌ مُّحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَأَمَّا الَّذِينَ في قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاء الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاء تَأْوِيلِهِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلاَّ اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ […]

Ubudiyet Anlayışı

Ubudiyet Anlayışı

Mesnevi-i Nuriye, 10. Risale’den * İ’lem eyyühe’l-aziz! Ubudiyet, sebkat eden nimetin neticesi ve onun fiyatıdır. Gelecek bir nimetin mükâfat mukaddemesi ve vesilesi değildir. Meselâ, insanın en güzel bir surette yaratılışı, ubudiyeti iktizâ eden sâbık bir nimet olduğu ve sonra da, imanın îtâsıyla kendisini sana tarif etmesi, ubudiyeti iktiza eden sabık nimetlerdir. Evet, nasıl ki midenin îtâsıyla […]

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Hepimiz biliyoruz ki, “eserden Müessir”e ulaşmak, “Gayb”a imanda olmazsa olmaz bir şarttır. Bir başka deyişle, “sebepten Müsebbib’e ulaşmak” usulünden bahsediyorum. Bu basit gibi görünen usulün önemini olduğunu ne kadar vurgulasak azdır. Din hakkında duyduğumuz, okuduğumuz kaynakların çoğunluğu, önce “Müessir” olan Yaratıcı Allah’a imanı peşinen kabul eder, ancak ondan sonra, ”Allah, bizden şuna inanmamızı, buna inanmamızı, […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

İsrailiyata ne kadar güvenebiliriz? “Bütün İsrailiyat saçmadır” denmez. Çünkü Resulullah döneminde yahut ondan bir iki asır sonra Müslüman olmuş Yahudiler, Yahudilik mirasından getirdikleri bilgileri İslam alemi içerisinde yaydıkları zaman ne tekfir edilmişler, ne öldürülmüşler, ne de suçlanmışlardır. Hatta bu Yahudilerin naklettiği bilgiler o kadar fazladır ki İslam aleminin çok güvenini kazanmış İbni Abbas’tan gelen rivayetlerde […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Aklın nakli tevil etmesinin önemi Muhakemat’ta 1. Makalenin, 12 Mukaddemesinin 2. Meselesinde ikinci önemli nokta, aklın nakli tevil etmesidir. Lem’alar kitabı 1930 ile 1940’lı yıllar arasında yazılmıştır. Bu eserde, yukarıda bahsi geçen hadis, şüpheli bir metin olarak görülmüyor. Fakat Muhakemat’ta bu sözün bir peygamber sözü olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığı belirtiliyor. Ama Yahudi iken yani […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Arkadaşlar aşağıdaki ders notlarının paylaşılmasını arzu ettiler. İnşAllah faydalı olur. Bu ders notları Fatma Özten kardeşimiz tarafından hazırlanmıştır. Bundan sonraki notlar aşağıdaki Muhakemat’tan alınan parçanın üzerine yapılan derse ait olacağından, her bölümü okurken bu ana metne müracaat etmenizi tavsiye ederiz. Muhakemat, 1. Makale, 12. Mukaddeme, 2. Mesele Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin […]

İktisat ve Kanaat

İktisat ve Kanaat

19. Lem’a’da dikkate değer iki iktisat tarifi var: “İktisat ve kanaat, hikmet-i İlahiyeye tevfik-i hareket etmektir.” Bu tarif çok meselenin çözülmesinde bana rehber oldu. İktisat, kasıt, maksat, aynı kökten gelen kelimelerdir. Demek ki, bir şeyin yaratılışındaki hikmet, o şeyin yaratılışındaki maksattır. “Bu şeyin yaratılışındaki maksat, Yaratıcısını tanıtmaktır” diye özetlersek, o takdirde, bu şey ile olan ilişkimizin […]

Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an, benim Yaratıcımın, benim gerçeğimi öğretmek ve dolayısıyla yaratılış maksadıma ulaştırmak için bana yaptığı rehberlik konuşmasıdır. Bu konuşmada geçen her türlü “temsil” benim içindir ve bu temsillerdeki bütün, eğer tabir caiz ise, “aktör”ler veya ”öğe”ler aslında bendeki bir “potansiyeli” veya “insani özelliği” temsil ederler. Temsil ile konuşmak, konunun evrenselliğinin gereğidir. Her Kur’an muhatabı, bu temsilde geçen “öğe”ler […]

”Nasihat” Nerede Yapılmalı?

”Nasihat” Nerede Yapılmalı?

“Hz Abdullah bin Ömer r.a. dedi ki: Peygamber ensardan bir adama rast geldi. Bu kişi bir kardeşine hayâ hakkında nasihatta bulunuyordu Peygamber s.a.v şöyle buyurdular: دَعْهُ فَإِنَّ الْحَيَاءَ مِنَ الْإِيمَانِ “Onu bırak, muhakkak ki, haya imandandır” demiştir. (Buhari, hadis no 24; Sahih-i Müslim, hadis no 59; Sünen-i Tirmizi, hadis no 2615.) Diğer bir tercüme de, […]

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı kendimiz için ikna olduğumuz bir temele oturtmalıyız ki, imanımız ve devamında “dini hayatımız” bir iddiadan ibaret kalmasın. Yani, “La ilahe illallah” ifademiz, belli bir sonuca dayanmasına ve bu sonucun hakkaniyetine güvenmemize rağmen, günlük hayatımızda, marifetullah sürecinde karşılaşacağımız problemlerde bizi çözümsüz bırakmasın. Evet, bir Yaratıcının olması zorunluluğu sonucuna ulaşmamızda kendimizi ikna etmiş olabiliriz. […]

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

Doktora çalışması yapmak, daha önce söylenilenlere, kendi çağındaki şartlar dahilinde ihtisaslaşarak, bir ileri noktada bir şeyler söylemek ve çözüm üretmektir. Bu demek değildir ki, daha önce söylenilenleri, mesela, İbni Sina’yı aştık. İbni Sina hala ilim dünyasında önemini korur. Herkes zamanının çocuğudur. Herkes kendi şartlarında “özel” olarak yaratılmıştır. Nursi’ye gelince: Nursi düsturlar koymuştur, ”ilim” yapmamıştır. Sırf […]

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an, kâinatın ve benim Yaratıcımın sözü olduğunu söyleyen bu kitap, “şimdi-burada bu cümlesiyle (ayet) bana ne diyor?” diye okunur. Kâinat ise, “bu varlık (ayet), şimdi-burada bu haliyle bana ne diyor?” diye okunur. İki kaynağın aynı sonuçta buluşmasıdır iman. Mutlaka dikkat ediyorsunuzdur, ama yine de tekrarda fayda var: Kur’an, Allah kelamıdır, diye okunurken; kâinat, bizim önümüze […]

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

Kur’an’daki Cehennem veya Cennet tasvirlerinin genellikle, “biz öldükten sonra başımıza gelecek hallerin bize bildirilmesi olarak” anlaşıldığını görüyoruz. Evet, öncelikle Allah’ı isimleriyle tanımak lazım. Fakat mesele böyle bir genelleme ile çözülemez. Böyle bir tanımanın nasıl gerçekleşeceğini konuşmak gerekiyor. Kur’an’a yaklaşımımızı gözden geçirelim öncelikle. Kur’an, benim Yaratıcımın bana, bu dünyayı nasıl anlayacağımı, varlığımı nasıl anlamlandıracağımı ve ondan sonra […]