Ali Mermer

Yazar Arşivi: Ali Mermer

Dr. Ali Mermer, halen New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

rss kaynağı

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

İsrailiyata ne kadar güvenebiliriz? “Bütün İsrailiyat saçmadır” denmez. Çünkü Resulullah döneminde yahut ondan bir iki asır sonra Müslüman olmuş Yahudiler, Yahudilik mirasından getirdikleri bilgileri İslam alemi içerisinde yaydıkları zaman ne tekfir edilmişler, ne öldürülmüşler, ne de suçlanmışlardır. Hatta bu Yahudilerin naklettiği bilgiler o kadar fazladır ki İslam aleminin çok güvenini kazanmış İbni Abbas’tan gelen rivayetlerde […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Aklın nakli tevil etmesinin önemi Muhakemat’ta 1. Makalenin, 12 Mukaddemesinin 2. Meselesinde ikinci önemli nokta, aklın nakli tevil etmesidir. Lem’alar kitabı 1930 ile 1940’lı yıllar arasında yazılmıştır. Bu eserde, yukarıda bahsi geçen hadis, şüpheli bir metin olarak görülmüyor. Fakat Muhakemat’ta bu sözün bir peygamber sözü olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığı belirtiliyor. Ama Yahudi iken yani […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Arkadaşlar aşağıdaki ders notlarının paylaşılmasını arzu ettiler. İnşAllah faydalı olur. Bu ders notları Fatma Özten kardeşimiz tarafından hazırlanmıştır. Bundan sonraki notlar aşağıdaki Muhakemat’tan alınan parçanın üzerine yapılan derse ait olacağından, her bölümü okurken bu ana metne müracaat etmenizi tavsiye ederiz. Muhakemat, 1. Makale, 12. Mukaddeme, 2. Mesele Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin […]

İktisat ve Kanaat

İktisat ve Kanaat

19. Lem’a’da dikkate değer iki iktisat tarifi var: “İktisat ve kanaat, hikmet-i İlahiyeye tevfik-i hareket etmektir.” Bu tarif çok meselenin çözülmesinde bana rehber oldu. İktisat, kasıt, maksat, aynı kökten gelen kelimelerdir. Demek ki, bir şeyin yaratılışındaki hikmet, o şeyin yaratılışındaki maksattır. “Bu şeyin yaratılışındaki maksat, Yaratıcısını tanıtmaktır” diye özetlersek, o takdirde, bu şey ile olan ilişkimizin […]

Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an, benim Yaratıcımın, benim gerçeğimi öğretmek ve dolayısıyla yaratılış maksadıma ulaştırmak için bana yaptığı rehberlik konuşmasıdır. Bu konuşmada geçen her türlü “temsil” benim içindir ve bu temsillerdeki bütün, eğer tabir caiz ise, “aktör”ler veya ”öğe”ler aslında bendeki bir “potansiyeli” veya “insani özelliği” temsil ederler. Temsil ile konuşmak, konunun evrenselliğinin gereğidir. Her Kur’an muhatabı, bu temsilde geçen “öğe”ler […]

”Nasihat” Nerede Yapılmalı?

”Nasihat” Nerede Yapılmalı?

“Hz Abdullah bin Ömer r.a. dedi ki: Peygamber ensardan bir adama rast geldi. Bu kişi bir kardeşine hayâ hakkında nasihatta bulunuyordu Peygamber s.a.v şöyle buyurdular: دَعْهُ فَإِنَّ الْحَيَاءَ مِنَ الْإِيمَانِ “Onu bırak, muhakkak ki, haya imandandır” demiştir. (Buhari, hadis no 24; Sahih-i Müslim, hadis no 59; Sünen-i Tirmizi, hadis no 2615.) Diğer bir tercüme de, […]

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı Anlamak

“La ilahe illallah”ı kendimiz için ikna olduğumuz bir temele oturtmalıyız ki, imanımız ve devamında “dini hayatımız” bir iddiadan ibaret kalmasın. Yani, “La ilahe illallah” ifademiz, belli bir sonuca dayanmasına ve bu sonucun hakkaniyetine güvenmemize rağmen, günlük hayatımızda, marifetullah sürecinde karşılaşacağımız problemlerde bizi çözümsüz bırakmasın. Evet, bir Yaratıcının olması zorunluluğu sonucuna ulaşmamızda kendimizi ikna etmiş olabiliriz. […]

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

Doktora çalışması yapmak, daha önce söylenilenlere, kendi çağındaki şartlar dahilinde ihtisaslaşarak, bir ileri noktada bir şeyler söylemek ve çözüm üretmektir. Bu demek değildir ki, daha önce söylenilenleri, mesela, İbni Sina’yı aştık. İbni Sina hala ilim dünyasında önemini korur. Herkes zamanının çocuğudur. Herkes kendi şartlarında “özel” olarak yaratılmıştır. Nursi’ye gelince: Nursi düsturlar koymuştur, ”ilim” yapmamıştır. Sırf […]

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an, kâinatın ve benim Yaratıcımın sözü olduğunu söyleyen bu kitap, “şimdi-burada bu cümlesiyle (ayet) bana ne diyor?” diye okunur. Kâinat ise, “bu varlık (ayet), şimdi-burada bu haliyle bana ne diyor?” diye okunur. İki kaynağın aynı sonuçta buluşmasıdır iman. Mutlaka dikkat ediyorsunuzdur, ama yine de tekrarda fayda var: Kur’an, Allah kelamıdır, diye okunurken; kâinat, bizim önümüze […]

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

Kur’an’daki Cehennem veya Cennet tasvirlerinin genellikle, “biz öldükten sonra başımıza gelecek hallerin bize bildirilmesi olarak” anlaşıldığını görüyoruz. Evet, öncelikle Allah’ı isimleriyle tanımak lazım. Fakat mesele böyle bir genelleme ile çözülemez. Böyle bir tanımanın nasıl gerçekleşeceğini konuşmak gerekiyor. Kur’an’a yaklaşımımızı gözden geçirelim öncelikle. Kur’an, benim Yaratıcımın bana, bu dünyayı nasıl anlayacağımı, varlığımı nasıl anlamlandıracağımı ve ondan sonra […]

Her zaman dönüm noktasındayız

Her zaman dönüm noktasındayız

≈ 1 Saat, 16 Dakika

Yine Usûl Üzerine

Yine Usûl Üzerine

Şu Üç düsturu sizin de mütalaanıza sunmek istedim: 1- Kainatı, Allah ile izah etmek usûl hatasıdır. Kainat, Allah’ı tanımada şahit olarak kullanılmak için vardır. 2- Kur’an, kainat ile kuracağımız ilişki ve bu ilişkinin sonuçları konusunda rehberlik yapan Yaratıcının Konuşmasıdır. Bu konuşmaya muhatap olan şuurlu insan, kainatı ve kendisini şahit olarak kullanıp Kur’an ile yapılan rehberliğin […]

Risale-i Nur ile Eğitim

Risale-i Nur ile Eğitim

Hepinizin malumu olduğundan emin olduğum bir konu: Said Nursi’nin Medreset’uz-Zehra planı. Bu medresenin birkaç özelliğinden birisi de, Mektep, Medrese ve Tekke eğitimini birlikte yürütmekti. Ben “Mektep” ten kısaca kainatı, yani mahlukatı okumayı öğrenmek diye anlıyorum. “Medrese” ise “alet ilimlerinin” öğrenildiği yer. Gelenekte, “dinî/şer’î bilgilerin” elde edildiği yer, diye anlaşılagelmiş. Tarihte dinî ilimlerin öğrenilmesi alanında iki […]

Yuvaya Dönmek

Yuvaya Dönmek

 ”Kadınlar yuvalarına dönmeli” ifadesinde “Yuva”dan ne kastediliyor? Ahzab Süresinde geçen Rasulullah savs’in hanımlarıyla ilgili ilişkilerinden örnekler sunan ayetlerden şu ikisine konumuz itibariyle dikkat edelim: وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَىٰ ۖ وَأَقِمْنَ الصَّلَاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ وَأَطِعْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ۚ إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِي […]

Düşünme Düsturları – Düstur 5

Düşünme Düsturları – Düstur 5

“Evrendeki yaratılışa dikkat ettiğimizde, her bir varlığın bütün varlıklarla tam bir ahenk içinde var olmaları, onların tesadüfen varlık alemine gelmiş olma ihtimalini insan aklı için imkansız kılar.” Her bir varlık, kendi varlığındaki özelliklerle şunu ilan ediyor: “Ben ancak bütün evreni geçmiş ve geleceği ile bilip tasarrufu altında bulunduran bir kaynağın ürünü olabilirim. Beni ancak böyle […]

Düşünme Düsturları – Düstur 4

Düşünme Düsturları – Düstur 4

“Neden spekülasyon diyoruz? Bilimsel çalışmalara karsı mıyız?” Her insan kendisine dikkat ederse anlar ki, kendi iradesi ile yapıyor gibi görünen işlerin bile yaratıcısı olamaz. Öyleyse, insanın bir parçası olan mesela midesi ve beyni, yaptıkları işlerin yaratıcıları hiç olamazlar. Midenin veya beynin bir parçası olan hücrenin en küçük bir parçası ise kendisi yapıyor gibi görünen bir […]