Ali Mermer

Yazar Arşivi: Ali Mermer

Dr. Ali Mermer, İngiltere Durham Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları alanında doktorasını tamamladı. Kendisi şu anda New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışıyor. Ayrıca, çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

rss kaynağı

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

“Sen aynaya baksan, eğer aynayı şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Refet’e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için aynaya baktın; sevimli Refet’i kasten görürsün ‘fe tebarekallahu ahsanü’l-halıkîn’ dersin. Ayna şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette ayna şişesi mana-yı ismîdir; Refet mânâ-yı harfî oluyor. İkinci surette ayna şişesi mana-yı […]

Kur’an’da Hz. Adem (as)

Kur’an’da Hz. Adem (as)

Kur’an’da nakledilen Hz. Adem as’ın menkıbesini anlama çabamızda şu hususların dikkate alınması belki yardımcı olabilir diye düşündüm. I- Yaratıcımızın bize konuşmasındaki maksat II- Zıtlarla tanıma kabiliyeti: İnsana verilmiş “serbest irade”nin kıymeti III- Ehadiyet tecellisine muhatap olabilecek, yani Yaratıcısını bütün özellikleriyle (Esma-i İlahi) tanıyabilecek kabiliyette yaratılan insan: Eşref-i mahlukat. I- Yaratıcımızın bize konuşmasındaki maksat Beni yaratanın, […]

Şer Problemi: ”Elem” ve ”Ağrı” Arasındaki Fark

Şer Problemi: ”Elem” ve ”Ağrı” Arasındaki Fark

“Elem” (İngilizcesi, ”suffering”) ve “ağrı” (İngilizcesi, ”pain”) arasındaki farkın anlaşılması gerekir, diye düşünüyorum. Önce fiziksel “ağrı”yı tarif edelim: “İyi” diye tanımladığımız bir halin ortadan kalkması, elimizden gitmesi, ve dolayısıyle bizim bir acı hissetmemiz. “Şer” için getirdiğimiz tarifte olduğu gibi, “hayrın” olmaması. “Yaratılışta “şer” yok, “hayr”in nisbeten yokluğu var. Cehennem tarifinde de, “Cennet olmasaydı Cehennem yakmazdı,” der, […]

Ömür Boyu Yolculuk: Marifetullah

Ömür Boyu Yolculuk: Marifetullah

İngilizceyi ilk defa öğrenmeye başladıktan 3-5 ay sonra artık bu dili çözdüm, anlıyorum, zannetmiştim. Sonra ana dili İngilizce olanlarla konuşmaya başlayınca, anlamadığımı anladım. Eskiye göre, evet, birşeyler anlıyorum, genel gramer kurallarını öğrenmiştim. Onun için yolun sonuna geldim, zannediyormuşum. Daha da sonra ciddi kitaplar okumaya başlayınca, bu dili hiç anlamadığım ortaya çıktı. Yeniden başlamam gerek gibi […]

Kimlerin Safındayız?

Kimlerin Safındayız?

Varlığı yalnızca maddeye indirgeyen bir çağda, kafalarin yalnızca maddeten terakki ile meşgul olduğu bir devirde, insan da yalnızca maddeden ibaret görülmeye başlandı. İnsanın maddi ihtiyacı ön plana çıktı ve bütün sözümona “hamiyet”ler bedenin veya özelde midenin ihtiyacına karşılık vermeye indirgendi. Evet, insanın maddesinin ihtiyacı inkar edilemez, nasıl ki, bu dünyanın mülk yönü ihmal edilemez. Ama […]

”Allah’a İman” ile ”Meleklere İman” Arasındaki İlişki ve Fark

”Allah’a İman” ile ”Meleklere İman” Arasındaki İlişki ve Fark

“Allah’a iman”ın “meleklere iman” ile ilişkisi var ve fakat “bağımsız” boyutları da var. Neredeyse klasikleşmiş örnek, kitap: Sayfaların biraraya getirilmesinden oluşan bir şeyin genel tanzimine bakıp, içerisindeki yazılanları okuyup, onların anlamlı olduklarını farkedip, ”Bu kağıt yığını bir kitaptır ve dolayısıyla bir yazarı ve bu yazarın şöyle şöyle özellikleri olması gerekir,” sonucuna ulaşmak doğrudur. İnsan bu […]

Feryat ne için edilir?

Feryat ne için edilir?

Nursi, 1911 yılında kaleme aldığı ”Muhakemat” adlı eserinin Giriş kısmında şöyle der: ”Şu fakir, garîb Nursî ki, “Bid’atüz-zaman” lâkabıyla müsemmâ olmaya layık iken, haberi olmadan “Bediüzzaman” ile meşhur olan biçare, tedennî-i milletten ciğeri yanmış gibi feryad ü figan ederek, “Ah, ah, ah! Vâ esefâ!” der ki: İslâmiyetin mağz ve lübbünü terk ederek kışrına ve zahirine […]

”Allah’ın İsimleri” Ne Demek?

”Allah’ın İsimleri” Ne Demek?

Zat- İlahi’nin Esması (Sıfatları) ile ilişkisi konusu üzerinde Selef-i Salihin çok emek sarfetmiş, dua etmiş ve sonunda şu meşhur ifadede karar kılmışlar: “La huve aynuhu ve la huve ğayruh.” Bu bir cevap olmakla birlikte, insan, “Peki, yani bu ne demek?” diye sormadan edemez. Kainatın şahitliği eşliğinde yapılan tefekkür neticesinde, her insanın bir Yaratıcının olması gerektiği […]

Kıbleye Dönmek

Kıbleye Dönmek

Kabenin içinde iken her yön kıble. Dünya gezegeninde iken, tevhidin insan diliyle ilan edildiği yer ”Kıble”: Tevhidin insanlığa ilk ilan edildiği yerdir Kabe. Varlık alemindeki yönümüzü ifade eder “Kıble”miz. Ayda olan bir kişi, tevhidin insan diliyle ilan edildiği yer olan dünya gezegenine döner. Çünkü insan dünya gezegeninde ilan edilen tevhide tabi olur, dünya şartlarında yapılan […]

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Said Nursi’ye ait olan bu çok kıymetli teklifin analizine girmeden önce, bugünkü kullanılan Türkçe yapısı ile bir daha ifade etsem daha iyi olacak: İmanın hakikatlerinin kemalatını fiillerimizle sergilemek. Fazla bir şey açıklanmadığını hissediyorum. Her bir kelime ayrı ayrı açıklama bekliyor. Oldum olası, Risale-i Nurlara bulaştığımdan beri benim ana meselem şu oldu: İmanı yaşamak. Ne demek […]

Destinin Kapağını Açmak

Destinin Kapağını Açmak

Her ne zaman Yunus Emre’den bir parça okusam, “Bu zat müceddid olmalı” diyesim gelir. İşte bir hakikat incisi daha Yunus Emre’den: “Bir pınarın yanına Kapalı desti kona Kırk yıl orda dura Kendi dolası değil.” Yunus Emre Kur’an’ın bütün mucizeliğine rağmen bazıları o “pınar”ın yanında, hatta içinde iken neden dolmadıklarını güzelce ifade ediyor: “Destinin kapağı kapalı!” […]

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

İnsanlar bir kişiyi dinlerken o kişi hakkında sahip oldukları bilgi veya kanaat, o kişinin söylediklerinin değerini dinleyenin gözünde değiştirir. Mesela, bir kişi benim hastalığım hakkında bana bir konuşma yapıyor. Ben o kişinin doktor olmadığı, tıp bilgisi dalında hiçbir şey bilmediği kanatiyle o kişiyi dinliyorum. O kişiyi dinlerken, o kişinin söylediği sözü, “Tıp hakkında hiçbir bilgisi […]

Şehitler Ölmez!

Şehitler Ölmez!

Risale-i Nurlar’da ayetlerin iman perspektifinden açıklamaları yapılırken, müellifin takip ettiği bir kural dikkatimizi çekiyor. “Kul” kelimesi genellikle Türkçe diline “De ki” diye tercüme edilir. “Kul” kelimesinin “Risalet ve nubuvvete işaret” olduğunu söyler Nursi, İşarat’ül-İ’caz isimli tefsirinde. Bu kelime ya bizzat ayetlerde ifade edilir, ya da “mukadder” bir kelime olarak ayetin manasına ilave edilir. Birincisi için hepimizin bildiği […]

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Risale-i Nur müellifi Said Nursi, kendi kitaplarının okuyucaları için bir teklifte bulunur: “Risale-i Nurları kendi mali gibi bilmek.” Bu teklif üzerine konuşurken, aklıma, ayrı bir başlıkta çalışılmasını hissettiğim önemli bir konu geldi. İşte huzurlarınızdayım. Arkadaşlarımız, Nursi’nin “kendi mali gibi bilmek” ifadesinin, “Risale-i Nurları kendine mal etmek” olarak anlaşılması gerektiğini söylediler. Gayet yerinde bir teklifti. Şimdi, […]

Kur’an: Kainatın Aklı

Kur’an: Kainatın Aklı

“Evet, nasıl ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hulâsadır. Ve şuur ve his dahi hayattan süzülmüş, hayatın bir hülâsasıdır. Akıl dahi şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsasıdır. Ve ruh dahi, hayatın hâlis ve sâfi bir cevheri ve sabit ve müstakil zâtıdır. Öyle de, maddî ve mânevî hayat-ı Muhammediye (a.s.m.) dahi, hayat ve ruh-u kâinattan […]

Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu

Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu

Bir bayram sohbeti olsun istedim. İnsan yaşlanınca hatıra anlatmasını daha da bir çok sever, diye duyardım. Doğruymuş. Ata sözleri genelde tecrübelerden süzülüp geldiği için çok anlamlı ve yön gösterici olabilir: “Tencere düştü, kapağını buldu,” bunlardan birisi. Fakat bazıları da vardır ki, doğru olmaktan öte yanıltıcıdırlar. Mesela, “Üzümünü ye, bağını sorma,” “Parayı veren düdüğü çalar,” “Kıl […]