Ali Mermer

Yazar Arşivi: Ali Mermer

Dr. Ali Mermer, halen New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

rss kaynağı

”Allah’ın İsimleri” Ne Demek?

”Allah’ın İsimleri” Ne Demek?

Zat- İlahi’nin Esması (Sıfatları) ile ilişkisi konusu üzerinde Selef-i Salihin çok emek sarfetmiş, dua etmiş ve sonunda şu meşhur ifadede karar kılmışlar: “La huve aynuhu ve la huve ğayruh.” Bu bir cevap olmakla birlikte, insan, “Peki, yani bu ne demek?” diye sormadan edemez. Kainatın şahitliği eşliğinde yapılan tefekkür neticesinde, her insanın bir Yaratıcının olması gerektiği […]

Kıbleye Dönmek

Kıbleye Dönmek

Kabenin içinde iken her yön kıble. Dünya gezegeninde iken, tevhidin insan diliyle ilan edildiği yer ”Kıble”: Tevhidin insanlığa ilk ilan edildiği yerdir Kabe. Varlık alemindeki yönümüzü ifade eder “Kıble”miz. Ayda olan bir kişi, tevhidin insan diliyle ilan edildiği yer olan dünya gezegenine döner. Çünkü insan dünya gezegeninde ilan edilen tevhide tabi olur, dünya şartlarında yapılan […]

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Said Nursi’ye ait olan bu çok kıymetli teklifin analizine girmeden önce, bugünkü kullanılan Türkçe yapısı ile bir daha ifade etsem daha iyi olacak: İmanın hakikatlerinin kemalatını fiillerimizle sergilemek. Fazla bir şey açıklanmadığını hissediyorum. Her bir kelime ayrı ayrı açıklama bekliyor. Oldum olası, Risale-i Nurlara bulaştığımdan beri benim ana meselem şu oldu: İmanı yaşamak. Ne demek […]

Destinin Kapağını Açmak

Destinin Kapağını Açmak

Her ne zaman Yunus Emre’den bir parça okusam, “Bu zat müceddid olmalı” diyesim gelir. İşte bir hakikat incisi daha Yunus Emre’den: “Bir pınarın yanına Kapalı desti kona Kırk yıl orda dura Kendi dolası değil.” Yunus Emre Kur’an’ın bütün mucizeliğine rağmen bazıları o “pınar”ın yanında, hatta içinde iken neden dolmadıklarını güzelce ifade ediyor: “Destinin kapağı kapalı!” […]

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

İnsanlar bir kişiyi dinlerken o kişi hakkında sahip oldukları bilgi veya kanaat, o kişinin söylediklerinin değerini dinleyenin gözünde değiştirir. Mesela, bir kişi benim hastalığım hakkında bana bir konuşma yapıyor. Ben o kişinin doktor olmadığı, tıp bilgisi dalında hiçbir şey bilmediği kanatiyle o kişiyi dinliyorum. O kişiyi dinlerken, o kişinin söylediği sözü, “Tıp hakkında hiçbir bilgisi […]

Şehitler Ölmez!

Şehitler Ölmez!

Risale-i Nurlar’da ayetlerin iman perspektifinden açıklamaları yapılırken, müellifin takip ettiği bir kural dikkatimizi çekiyor. “Kul” kelimesi genellikle Türkçe diline “De ki” diye tercüme edilir. “Kul” kelimesinin “Risalet ve nubuvvete işaret” olduğunu söyler Nursi, İşarat’ül-İ’caz isimli tefsirinde. Bu kelime ya bizzat ayetlerde ifade edilir, ya da “mukadder” bir kelime olarak ayetin manasına ilave edilir. Birincisi için hepimizin bildiği […]

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Risale-i Nur müellifi Said Nursi, kendi kitaplarının okuyucaları için bir teklifte bulunur: “Risale-i Nurları kendi mali gibi bilmek.” Bu teklif üzerine konuşurken, aklıma, ayrı bir başlıkta çalışılmasını hissettiğim önemli bir konu geldi. İşte huzurlarınızdayım. Arkadaşlarımız, Nursi’nin “kendi mali gibi bilmek” ifadesinin, “Risale-i Nurları kendine mal etmek” olarak anlaşılması gerektiğini söylediler. Gayet yerinde bir teklifti. Şimdi, […]

Kur’an: Kainatın Aklı

Kur’an: Kainatın Aklı

“Evet, nasıl ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hulâsadır. Ve şuur ve his dahi hayattan süzülmüş, hayatın bir hülâsasıdır. Akıl dahi şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsasıdır. Ve ruh dahi, hayatın hâlis ve sâfi bir cevheri ve sabit ve müstakil zâtıdır. Öyle de, maddî ve mânevî hayat-ı Muhammediye (a.s.m.) dahi, hayat ve ruh-u kâinattan […]

Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu

Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu

Bir bayram sohbeti olsun istedim. İnsan yaşlanınca hatıra anlatmasını daha da bir çok sever, diye duyardım. Doğruymuş. Ata sözleri genelde tecrübelerden süzülüp geldiği için çok anlamlı ve yön gösterici olabilir: “Tencere düştü, kapağını buldu,” bunlardan birisi. Fakat bazıları da vardır ki, doğru olmaktan öte yanıltıcıdırlar. Mesela, “Üzümünü ye, bağını sorma,” “Parayı veren düdüğü çalar,” “Kıl […]

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

Bayramlık bir konu. Dün bayram değildi, bugün bayram. İşte bak, iki günüm birbirine eşit değil! Fazla söze ne hacet. Hayır amellerimizi artırmalıyız. Hem de devamlı. Dün iki rekat kıldım, bugün üç olmalı. Olmadı, dört olmalıydı. Artır rekat sayılarını, eşitliği artırarak bozacağız ya. Acaba bu mu kastediliyor? Sayı önemli değil, sen kaliteyi artırmaya bak. Evet, doğru […]

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kalb cerrahi Prof. Said, odasında en son araştırmalarının sonuçlarını değerlendirdiği bir makaleyi tamamlamak üzereydi: “Kalbin yapısı ve fonksiyonları hakkında yapılan araştırmaların henüz başlangıç safhasında olduklarını…” yazıyordu. Genç bir kız kapısının önünde belirdi: – “Doktor olmak istiyorum da, şöyle bir Tip Fakültesini görmek için geldim.” – Çok güzel, niçin olmasın? Olabilirsin. Ben, Prof. Said. Seni öğrencim […]

”Şüphe” İnsanîdir

”Şüphe” İnsanîdir

”Şüphe yiğidin kamçısıdır.” Bunu da ben uydurdum. “Şüphe”den arındığımızı iddia etmek, insaniyetimizi inkar etmek gibidir. ”Sorusu olmayanın cevabı yoktur.” ”Şüphe” soruları getirir, sorular ise cevabın aranmasına ve bulunmasına vesile olur. ”İman,” şüphelerin ikna edici cevaplara ulaşması için yapılan araştırmaların, yani ”dua”ların kabuludur. Şüphesi olmadığını iddia etmenin, daha doğrusu zannetmenin, sonucu “radikalleşme”dir.  Şüpheden arındığını zannetmek, insanı […]

Agnostisizm (Bilinemezcilik): ”İnanç”ın ”Ümit”e Dönüşmesi

Agnostisizm (Bilinemezcilik): ”İnanç”ın ”Ümit”e Dönüşmesi

İnsanın “Keşke olsaydı” dedikleri ümitlerinin “faith” (inanç) olarak tanımlanması yaygın bir uygulama. “Ümit”i, “inanç” olarak tanımlama, insanları “agnostisizm” (bilinemezcilik) denen sonuca ulaştırıyor. Mutlaka kötü niyetli olduklarını söylemiyorum. Niyetleri beni ilgilendirmez. Kanaatim şu: Evet, insanın “keşke şöyle şöyle olsaydı” diye “ümit”leri vardır. “Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir.” diyen şair gibi. Ya da, “Bir gün olur elbette doğar […]

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’an’ın ve hadisin takipçisi olarak kendisini ilan etmek, mutlaka Kur’an’ın usulünü takip etmek anlamına gelmeyebilir. Her Müslümanın elinde “Mushaf” var ve “Mushaf”i açıp okuyor ve bir sonuca ulaşıyor. Peki, Kur’an’ı kendine “USUL” edinmekten, yani “Kur’anî bir usul” takip etmekten maksat ne olabilir? “Sünnete uymak” ne demektir? Bu soruların cevabını ben de çok merak ediyorum. Hep […]

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

Ev kavramını, duvarların kapsadığı ve içinde “mahremiyetimizi koruduğumuz yer” olarak algılayabiliyoruz genelde. Halbuki “ev”i daha kapsamlı ve iman ile yaşanan bir “mesken” (sükunet bulunan yer) olarak değerlendiren şu ayetlerle birlikte konuyu gündemimize getirelim: وَاللّهُ جَعَلَ لَكُم مِّن بُيُوتِكُمْ سَكَنًا 16:80 “Allah, size evlerinizi (içinde) “güvenlik ve huzur bulacağınız yerler” kıldı…” وَاجْعَلُواْ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ […]

”Sıfır”ın Öğrettikleri

”Sıfır”ın Öğrettikleri

Ramazan, Kur’an ayı. Tutulan oruçlar dünyamıza Kur’an’ı taşıma araçları. İftarlar, Kur’anî dünya görüşünün uygulamaya konduğu en zevkli anlar. Alemlerin Rabbinin ikramını, ikrama mazhar olmanın bilincini paylaşabileceğiniz bir veya birkaç dostunuzla birlikte karşılamak için iftarlar güzel bir vesiledir. Bir dostumuzla birlikte iftar sofrasındayız. Meyve ile başlayan iftarımızda, Kur’anî dünya görüşünü meyve üzerinde konuşarak uygulamaya koymak nasip […]