Ali Mermer

Yazar Arşivi: Ali Mermer

Dr. Ali Mermer, İngiltere Durham Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları alanında doktorasını tamamladı. Kendisi şu anda New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışıyor. Ayrıca, çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

rss kaynağı

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

“İki Günü Birbirine Eşit Olan Zarardadır” veya “İmanı Yenileme”

Bayramlık bir konu. Dün bayram değildi, bugün bayram. İşte bak, iki günüm birbirine eşit değil! Fazla söze ne hacet. Hayır amellerimizi artırmalıyız. Hem de devamlı. Dün iki rekat kıldım, bugün üç olmalı. Olmadı, dört olmalıydı. Artır rekat sayılarını, eşitliği artırarak bozacağız ya. Acaba bu mu kastediliyor? Sayı önemli değil, sen kaliteyi artırmaya bak. Evet, doğru […]

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kalb cerrahi Prof. Said, odasında en son araştırmalarının sonuçlarını değerlendirdiği bir makaleyi tamamlamak üzereydi: “Kalbin yapısı ve fonksiyonları hakkında yapılan araştırmaların henüz başlangıç safhasında olduklarını…” yazıyordu. Genç bir kız kapısının önünde belirdi: – “Doktor olmak istiyorum da, şöyle bir Tip Fakültesini görmek için geldim.” – Çok güzel, niçin olmasın? Olabilirsin. Ben, Prof. Said. Seni öğrencim […]

”Şüphe” İnsanîdir

”Şüphe” İnsanîdir

”Şüphe yiğidin kamçısıdır.” Bunu da ben uydurdum. “Şüphe”den arındığımızı iddia etmek, insaniyetimizi inkar etmek gibidir. ”Sorusu olmayanın cevabı yoktur.” ”Şüphe” soruları getirir, sorular ise cevabın aranmasına ve bulunmasına vesile olur. ”İman,” şüphelerin ikna edici cevaplara ulaşması için yapılan araştırmaların, yani ”dua”ların kabuludur. Şüphesi olmadığını iddia etmenin, daha doğrusu zannetmenin, sonucu “radikalleşme”dir.  Şüpheden arındığını zannetmek, insanı […]

Agnostisizm (Bilinemezcilik): ”İnanç”ın ”Ümit”e Dönüşmesi

Agnostisizm (Bilinemezcilik): ”İnanç”ın ”Ümit”e Dönüşmesi

İnsanın “Keşke olsaydı” dedikleri ümitlerinin “faith” (inanç) olarak tanımlanması yaygın bir uygulama. “Ümit”i, “inanç” olarak tanımlama, insanları “agnostisizm” (bilinemezcilik) denen sonuca ulaştırıyor. Mutlaka kötü niyetli olduklarını söylemiyorum. Niyetleri beni ilgilendirmez. Kanaatim şu: Evet, insanın “keşke şöyle şöyle olsaydı” diye “ümit”leri vardır. “Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir.” diyen şair gibi. Ya da, “Bir gün olur elbette doğar […]

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’an’ın ve hadisin takipçisi olarak kendisini ilan etmek, mutlaka Kur’an’ın usulünü takip etmek anlamına gelmeyebilir. Her Müslümanın elinde “Mushaf” var ve “Mushaf”i açıp okuyor ve bir sonuca ulaşıyor. Peki, Kur’an’ı kendine “USUL” edinmekten, yani “Kur’anî bir usul” takip etmekten maksat ne olabilir? “Sünnete uymak” ne demektir? Bu soruların cevabını ben de çok merak ediyorum. Hep […]

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

Ev kavramını, duvarların kapsadığı ve içinde “mahremiyetimizi koruduğumuz yer” olarak algılayabiliyoruz genelde. Halbuki “ev”i daha kapsamlı ve iman ile yaşanan bir “mesken” (sükunet bulunan yer) olarak değerlendiren şu ayetlerle birlikte konuyu gündemimize getirelim: وَاللّهُ جَعَلَ لَكُم مِّن بُيُوتِكُمْ سَكَنًا 16:80 “Allah, size evlerinizi (içinde) “güvenlik ve huzur bulacağınız yerler” kıldı…” وَاجْعَلُواْ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ […]

”Sıfır”ın Öğrettikleri

”Sıfır”ın Öğrettikleri

Ramazan, Kur’an ayı. Tutulan oruçlar dünyamıza Kur’an’ı taşıma araçları. İftarlar, Kur’anî dünya görüşünün uygulamaya konduğu en zevkli anlar. Alemlerin Rabbinin ikramını, ikrama mazhar olmanın bilincini paylaşabileceğiniz bir veya birkaç dostunuzla birlikte karşılamak için iftarlar güzel bir vesiledir. Bir dostumuzla birlikte iftar sofrasındayız. Meyve ile başlayan iftarımızda, Kur’anî dünya görüşünü meyve üzerinde konuşarak uygulamaya koymak nasip […]

”Muvakkat” ve ”Müstekar” Yaratılış

”Muvakkat” ve ”Müstekar” Yaratılış

Bu dünya hayatının “muvakkat” (geçici, çözülmeye, bozulmaya müsait) olduğu hep vurgulanır. Aramızda hiç bir insan bulunmaz ki, bu dünya hayatının “muvakkat” olmadığını iddia edebilsin. Gel gelelim, bu dünyanın “muvakkat” olduğunu bildiğimiz halde neden sanki geçici değilmiş gibi davranıyoruz? “Müstakar” (kararlı, daimi, geçici olmayan, değişken olmayan, dağılmayan, bozulmayan) bir hayatın varlığından emin olmamak böyle bir davranışın […]

“Vesile” mi ”İkame” mi?

“Vesile” mi ”İkame” mi?

Kur’an’ın yüzlerce mucizevi yönleri vardır, olmalıdır. Gerçekten, ses, müzik, ahenk vs. de bunlardan birisi olabilir. Bir kişi iyi niyetiyle bu ahengi tespit etmek için çalışabilir. Kişilerin şahsi teşebbüslerinin hangi maksada yönelik olduğunu araştırmak bizim hiç de görevimiz değildir. Rabbimiz niyetlerine göre mükafatını verecektir. Bizi düşündüren, musikişinaslık, veya “şan ve Kur’an birbirlerine çok benziyorlar” dediler diye […]

“Varoluşsal Boşluk”tan Nasıl Kurtulurum?

“Varoluşsal Boşluk”tan Nasıl Kurtulurum?

İnsanların kahır ekseriyeti, yani çoğunluğu gerçekten bir boşluk içindeler: “Existential void” (Varoluşsal boşluk). Bu boşluklarının ıstırabını çekiyorlar (Rahmet-i İlahi onları boşluğu doldurmaları için zorluyor.) Bu zorlama onları bir arayışa sevk ediyor. Risale-i Nur ile yapılan bir daveti duyunca, “Değişik (daha önce tecrübe edilmemiş) bir açıdan, insanların fıtri olan ihtiyacına cevap verecek, tatmin edici delillerle inanç […]

Mızrağın Ucuna Mushaf Takmak

Mızrağın Ucuna Mushaf Takmak

“7- Şahsi kanaatlerimize, Kur’an’dan, hadislerden veya Risaleden kaynak göstermek, mızrağın ucuna mushaf takmak demektir: “Bana saldırma, yoksa Kur’an’a saldırmış olursun.” Bu tavır, Kur’an’ı kendi kanaatine alet etmektir…” Cümleyi dikkatli bir şekilde okuduğumuzda “Şahsi kanaatlerimize, Kur’an’dan, hadislerden veya Risaleden kaynak göstermek…” demek, Kur’an’dan veya diğer kaynaklardan faydalanmamak anlamına gelmez, gelmemeli. Bir misal ile anlamaya çalışalım: Benim […]

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

En küçük masum yaşlarımızda bizim beynimize bir slogan zerkedildi. Hala ediliyor mu, bilmiyorum. Yazıklar olsun bu felsefeye inanacak kadar basit düzeyde insanlığını kullananlara! Acıyorum onlara. “Keşke bir düşenseler.” (Leallehum yetefekkerun.) بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ (Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara […]

Kolaylaştırınız, Zorlaştırmayınız

Kolaylaştırınız, Zorlaştırmayınız

Gerçekten çok sevdiğiniz eşinizi, bir akrabanızı, bir arkadaşınızı, hürmet ettiğiniz, kendisine çok şeyler borçlu olduğunuzu düşündüğünüz bir kişiyi ziyaret etmek için uzun bir yoldan gelseniz, ziyaretinizi beş dakika içinde tamamlayıp dönmek mi, yoksa daha uzun bir süre kalmak mı size daha kolay gelir? Biz insanız aynı duyguları aşağı yukarı paylaşırız. Memnun olduğumuz sürece kalmak isteriz, […]

Nasıl Bir Müzisyen Olmak İstiyorsunuz?

Nasıl Bir Müzisyen Olmak İstiyorsunuz?

Esselamu aleykum, Her zaman bir kafir (gerçi insanın nefsi, Şeytanın mümessili, hep bizimle ama…) var karşımızda da onu ikna etmek gibi bir de görevimiz var, hep onu dikkate alarak konuşacağız, davranacağız vs. Bu çok yorucu bir haldir. Fıtridir ama ilk etapta yorucudur. Yorulmak ile başlar sonra ünsiyet haline gelir ve de yorucu olmaktan çıkar, belki […]

Ruhuna Fatiha

Ruhuna Fatiha

Hz. Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımda gecelediği her gecenin sonunda (Medine kabristanı) Baki’ye çıkar ve şöyle dua ederdi: “Ey mü’minler yurdunun (kabristanın) sâkinleri! Allah’ın selâmı üzerinize olsun.Yarın meydana gelecek diye vadolunduğunuz şey (ölüm) size gelmiştir. Sizler, ölüm ile yeniden dirilme arası müddette bekletiliyorsunuz.İnşaallah bizler […]

Müesseseleşmiş din

Müesseseleşmiş din

1- Dinin müesseleşmesi, insanın dine yabancılaşmasının başlangıcıdır. ”Müesseseleşmeyi”, cemaatlaşma veya bir cami yapıp o camide toplanma, veya Cuma namazında hutbeyi belli bir kalıp içine sokmak gibi şeyler olarak görmüyorum. Dine taalluk eden meselelerin ”kalıplaştırılması”, özellikle rituellerin ve imana taalluk eden konuların yalnızca şekillere indirgenmesi (şekillerini öğrenmek ve onlara konsantre olmak gibi) ve dolayısıyla onların tabanında […]