Habibe Işık

Yazar Arşivi: Habibe Işık

Necisin? Nereden geldin? Nereye gidiyorsun? Sorular çok basit değil mi? İki kelimelik. Lakin bu soruların cevabı için ciltlerle kitap yazmışlar asırlar boyunca. İşte ömür sermayesinin büyük bir kısmını tüketmişti belki de Habibe bu soruları sorduğunda kendine. O gün bu gündür iyi bir mütefekkir olma yolunda ömür sermayesini kullanmaya çalışan bir yolcu.

rss kaynağı

32.Söz – 4.Ders Notları

32.Söz – 4.Ders Notları

O zerre dahi, hakikat lisâniyle ve hikmet-i Rabbânî diliyle der ki: “Ben hadsiz vazifeleri görüyorum. Ayrı ayrı her masnua girip işliyorum. Bütün o vezâifi bana gördürecek, sende ilim ve kudret varsa; hem, benim gibi, had ve hesâba gelmeyen zerrât, içinde beraber gezip Haşiye iş görüyoruz. Eğer bütün emsâlim o zerreleri de istihdam edip emir tahtına […]

32.Söz – 3.Ders Notları

32.Söz – 3.Ders Notları

İşte o müddeî, evvelâ mevcudâtın en küçüğü olan bir zerreye rast gelir. Ona rab ve hakiki mâlik olmakta olduğunu, zerreye tabiat lisâniyle ve felsefe diliyle söyler. O zerre dahi, hakikat lisâniyle ve hikmet-i Rabbânî diliyle der ki: “Ben hadsiz vazifeleri görüyorum. Ayrı ayrı her masnua girip işliyorum. Bütün o vezâifi bana gördürecek, sende ilim ve […]

32.Söz – 2.Ders Notları

32.Söz – 2.Ders Notları

Bütün tabiatperest, esbâbperest ve müşrik gibi umum enva-ı ehl-i şirkin ve küfrün ve dalâletin tevehhüm ettikleri şeriklerin nâmına bir şahıs farz ediyoruz ki; o şahs-ı farazî, mevcudât-ı âlemden bir şeye rab olmak istiyor ve hakiki mâlik olmak dâvâ etmektedir. İşte o müddeî, evvelâ mevcudâtın en küçüğü olan bir zerreye rast gelir. Ona rab ve hakiki […]

32.Söz – 1.Ders Notları

32.Söz – 1.Ders Notları

Otuz İkinci Söz Şu Söz Üç Mevkıftır Yirmi İkinci Sözün Sekizinci Lem’asını izah eden bir zeyildir. Mevcudât-ı âlem, Vahdâniyete şehâdet ettikleri elli beş lisândan (ki “Katre” risâlesinde onlara işaret edilmiş) birinci lisânına bir tefsirdir. Ve ”Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de harab olup giderdi. (Enbiyâ Sûresi: 22.)”âyetinin pekçok hakâikından, temsil libası […]

Mârufiyet Şuâları

Mârufiyet Şuâları

İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenab-ı Hakka malûm ve mâruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema’dır. Hakikati ilâm edecek bir ifade de değildir. Maahaza, o ünvanla fehme gelen mânâ, sıfât-ı mutlakayı beraberce alıp zihne ilka edemez. Ancak, Zât-ı Akdesi mülâhaza için bir nevi ünvandır. Amma Cenab-ı Hakka mevcud-u […]