Mehmet Ali Akgün

Yazar Arşivi: Mehmet Ali Akgün

Dini, insanın kendi gerçeği olarak tanımlamayı doğru buluyorum; dolayısıyla din ve getirmiş olduğu her türlü tanım, hayatın üzerine ekstradan konulan aksesuarlar değil, aksine, olmazsa olmaz kavramlardır demek çok insani bir tavır ve bana çok tatmin edici geliyor. Hal böyle iken, İslamiyet'i de insanın kendi gerçeğini teslim etmesi olarak tarif etmek mümkün. Böylece dinin neden fıtrat dini olduğu ortaya çıkıyor. Bu bağlamda yapılan "dini" sohbetlerden hoşlanan birisi olarak katıldığım ortamlarda dikkatimi çeken bazı noktaları bu sitede ilgilenenlerin dikkatine sunmaya çalışacağım. İnşallah yararlı olur.

rss kaynağı

Sabır ve Dünya Hayatı

Sabır ve Dünya Hayatı

Dini istilahtaki sabır nedir? Zorluklar karşısında dişini sıkmak olmamalı sadece. Zira bu, sabrın dünyevi ve seküler tanımı olabilir. Ancak, iman merkezli sabrın ne demeye geldiğini çözmek ve ona göre yaşamak durumundayız — eğer biz kendimize mü’min diyor isek. İmana dayanan sabrı bir misal çerçevesinde anlamaya çalışalım. Monopoly (Borsa) oyununu bilirsiniz belki. Oyunun içinde, farz-ı muhal bir […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – V

“Musibet zamanı uzundur” derler – V

Şu hakikat ki, peygamber (sav) ile elçiliğinde bizler vahye muhatap edildik ve bizlere ahirete dair bilgiler verildi. Geniş insanlık dairesindeki elçi/rasul Peygamber asm ise, insanın kendi nefis dairesindeki elçi de onun aklının ve kalbinin beslediği vicdanıdır. Yani her dairede bir elçi var. Yaratıcıyı tanımada insanın önünde üç kaynak var; kainat, Kur’an, ve rasul. Kainatsız Kur’an […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – IV

“Musibet zamanı uzundur” derler – IV

Yaratılış her seferinde bize bir teklifle gelir ve göğsümüzün üstüne oturur. Bizi sıkar da sıkar; daralırız, nefes alamayacak gibi oluruz. Teklifini yapar: beni oku. Sonra o gitse bile bir başkası gelir ve bizi sarıp sarmalar, etrafımızı çevreler; aynı teklif ile karşılaşırız: beni oku. Nietzsche diyor ki, “What truly enrages people about suffering is not the […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – III

“Musibet zamanı uzundur” derler – III

Rabbime müracaat ettim. Bekliyorum, O’dur gönlüme inşirah verecek olan, O’dur derdime icabet edecek olan. Belki de benim asıl derdim, günlerdir düşündüğüm değildir; belki de Rabbim yolun sonun asıl derdimi görmeyi nasip edecek. Ama nasıl? Bunun için ben ne yapmalıyım? Nasıl düşünmeliyim? İncil’de bir ayet var. Diyor ki, “and these signs will accompany those who believe: […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – II

“Musibet zamanı uzundur” derler – II

….onu anlamak için bana dua edin. İnsanın kafasındaki yük bedenine çok ağır geliyormuş, inşaAllah yükümün hayırla hafiflemesi için de …. Kavli dua ile birlikte fiili dua da lazım. Birlikte yapmaya çalışalım. 2:286 لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۜ (Allah kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla mükellef kılmaz ) sırrınca kaldıramayacağımız yük yok ise eğer kaldıramadıklarımızı nasıl açıklayacağız? […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

Ancak avamın anladığı gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil uzun bir ömrü netice verdiği için uzundur. Demek, musibeti uzun bir ömrün anahtarı ve şifresi gibi kullanabilmek gerek. Zira, 2:156  الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ  Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler.  ayeti […]

Abdest Almak ya da Hayatın Kaynağı

Abdest Almak ya da Hayatın Kaynağı

Abdest alırken su kullanılır ya; su nedir? Rahmet, öyle değil mi? Yağmur yağınca mesela “rahmet yağıyor” denir. Neden? Çünkü suyun hiç bir kabiliyeti olmadığı halde hayatın var edilmesine sebep kılınmıştır. Yaratıcı, “bakın, gökten inen bu renksiz, kokusuz, tatsız ve içinde hayat olmayan su ile ben size hayat veriyorum” diye görün demek istiyor. Hayatı, suya bağlamak […]

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Mehmet Ali – Mesnevi’deki yanda verdiğim prensip çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Bu çok hakikatli ve temelli bir prensip. O kadar ki, tüm Risale-i Nur’lar bu prensip üzerine yazılmış. İlgili paragrafın tamamı şu şekilde: İ’lem eyyühe’l-aziz! Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor. Amma, bizzat vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî […]

Usûl Ya Hu

Usûl Ya Hu

1. Vahyi asla tarihe hapsetmeyeceksin! Vahiy daima burada ve şimdiden bahseder; asla orada ve geçmişten değil. 2. Vahyi, dogrudan sana konuşuyor diye okuyacaksın! Vahiy, daima senden bahseder; tarihteki insanlardan değil. 3. Daima şahit olmakla işe başlayacaksın; hükmünü gözleminin üzerine inşa edeceksin! Delil önce, sonuç sonra gelir. 4. Semavî Söz’den asla dünyevi mana çıkarmayacaksın! Mesele, “iyi” insan olmak değil; iyiliğin […]

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahyin yani Kur’an’ın en temel hedefi insanlara bir abd olarak (yani yaratıcısını tanımak üzere) bu dünyada yaşamasını öğretmektir; başka bir ifade ile iman ile kâinatla ilişki kurmanın rehberliğini yapar. Bu rehberlik bir adım sonra, sosyal bir prensip imiş gibi görünse de, hemen altında muhakkak bir iman boyutunun yani tevhide bakan yönünün olduğunu muhakkak bilmemiz ve […]

Mülk ve Melekût Meselesi

Mülk ve Melekût Meselesi

Mülk ve melekût konuları ile ilgili bazı hususları paylaşmak istiyorum. Konu ile ilgili Mesnevi-i Nuriye’de şöyle bir parça var: “İ’lem eyyühe’l-aziz! Herşeyin, içine melekût, dışına da mülk denir. Bu itibarla insan ile kalb, birbirine hem zarf, hem mazruf olur. Çünkü, insan mülk cihetiyle kalbe zarf olur, melekût cihetiyle de mazruf olur.” Mesnevi-i Nuriye, Hubâb Bu konuyu müzakere […]

Meleklerin Kanatlarında Semaya Yükselmek

Meleklerin Kanatlarında Semaya Yükselmek

Başlık belki biraz klişe oldu ancak yazının içeriğinin o kadar bildik olmamasına gayret edeceğim. Meleklerin kanatları ile göğe yükselmenin nasıl mümkün olduğunu pratik örnekler üzerinden anlatmaya çalışacağım. Yazıyı okuduktan sonra, sizi göğe yükseltecek bir sürü meleği keşfedebileceksiniz inancındayım. Biz hep meleklerin kanatları var diye biliriz, değil mi? Hatta binlerce kanatı olan melek varmış derlerdi ben […]

Bektaşinin Suçu Neydi? Usul Üzerine

Bektaşinin Suçu Neydi? Usul Üzerine

Soru: Bektaşi, namaza yaklaşmayın dediğinde neden haksızdır? Yaptığı hata nedir? Kur’an’dan bir ayet alıntıladığı halde nerede yanlış yapıyor? Bu konuda ilk aklımıza gelen genelde şu olur; meşhur ifadesi ile, cımbızla tutup bir ayeti veya ayetin bir parçasını çekmiştir de ondan. Peki, cımbızla tutup çekmek her zaman bu şekilde hatalı bir bakış açısına sebep olur mu? […]

Relativism’in temelleri ve iman egitimi

Relativism’in temelleri ve iman egitimi

Bu konuyu aşağıdaki uzunca ve fakat önemli olan İngilizce alıntı üzerinden çalışacağız. “…Maturana has concluded that the single most important characteristic that distinguishes the living from the nonliving, in regard to their unitary character, is autopoiesis (a term he coined). In brief, an autopoietic unity is self-organized and structurally closed. Their behavior and internal processes are their […]

Switch: How to Change Things When Change is Hard

Switch: How to Change Things When Change is Hard

Bundan bir kaç zaman önce uzak doğu sporlarının yapıldığı bir merkeze gitmiştim. Tanıtım sunumunu yapan hoca bir örnek vermek istedi. ‘Öğretmeye çalıştığımız şey, güçlü olmak değil gücün nasıl kullanılacağıdır’ deyip beni yanına çağırdı gönüllü olarak. Hem cüssece ondan iri olduğum hem de bir bayanın karşısında durduğum için ‘Güç önemli değil dese de,ben ondan daha güçlüyüm’ […]

Örneklerle Risale Usulü ve İman Temelli Yaklaşım

Örneklerle Risale Usulü ve İman Temelli Yaklaşım

Risale okumalarına doğru yaklaşımı şu şekilde özetleyebiliriz: “Risalenin hedefine koyduğu o eşsiz Kur’ani iman usulünü ortaya çıkarmak.” Değilse “Müslümanların” dini emir ve yasaklarından herkes bahsediyor hali hazırda. Bugünün ihtiyacı o değil diye düşünüyorum. Bu yaklaşım yanlışlığını örneklendirmek için, Kur’an’ın Hücürat Suresinde geçen “Müminler ancak kardeştirler” manasındaki ayetinin genelde nasıl “Müslümanlar kardeştir” şeklinde anlaşıldığına bakabiliriz. İlk […]