Müzakereler

Yazar Arşivi: Müzakereler

Çeşitli imani konular üzerine yapılan e-posta yazışmaları Müzakereler kullanıcı ismiyle yayınlanmaktadır.

rss kaynağı

Dua Anlayışımız Nasıl Olmalı?

Dua Anlayışımız Nasıl Olmalı?

Habibe – Bugün 32. Sözün 5. dersinin kaydında Ali abinin dua ile ilgili sözlerini dinlerken ”dua” anlayışımda bir problem olduğunu fark ettim. Nasıl mı? Risale-i Nurda dua ile ilgili birçok kısmı ezbere söylemek kolay. Mesela “Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler”, “dua bir ubudiyettir, kulluktur” diye başlayan cümleler, duanın kabul […]

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Abdullah Berâ – Bakara, 2:286 “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine.” “Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!” “Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!* Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!” “Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla […]

Peygamber Aramızda mı?

Peygamber Aramızda mı?

Ali – Şu ayet üzerinde biraz tefekkür edebiir miyiz? Bizim için şu anda çok önemli bir ayet gibi görünüyor. Peygamberin içimizde olması ve bizim mağfiret dilememiz arasında da bir bağlantı olmalı. وَمَا كَانَ اللّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ (8:33) 8:33 “Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, […]

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

Habibe – Aşağıdaki parça ile ilgili kafama takılan bir sual var.  İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazen bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. (Hakikat Çekirdekleri) Uzun zamandır derslerimizde de bahsettiğimiz gibi insan hakikati araştırma ve bulma fıtratı üzerine yaratılmıştır. İnsanın “neciyim, nereden geldim, nereye […]

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Abdullah Berâ- Aşağıdaki ayetler Uhud savaşından bahsediyor. Al-i İmran, 3:121-125 121. VE [hatırla o günü ey Peygamber], inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyordu, 122. içinizden iki grubun paniğe kapıldığını [da]; halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah’a güven duymalıydılar: 123. zira, siz son derece […]

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Abdullah Berâ – Al-i İmran, 3:16 الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ “Onlar: ‘Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru’ diyenler” “ve gına”daki vav’ı açıklama vav’ı (“yani” anlamındaki vav) olarak düşünürsek bu ayette sanki günah’ın tanımı yapılıyor. “Ateşin azabı”, insanın yaratıcısıyla ilgisini kesmesinin yakıcı bir […]

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Mehmet Ali –  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ Fil Suresi, 105:1 – Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Ben gör(e)medim. Gören varsa gördüklerini paylaşabilir mi? Abdullah Berâ –  Fil Suresi 1 – Rabbinin Ashab-ı fil’e ettiklerini görmedin mi? 2 – Onların hile ve düzenlerini boşa çıkarmadı mı? 3 – Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi. 4 – Bunlar […]

Kısasta Hayat Vardır

Kısasta Hayat Vardır

Abdullah Berâ –  Bakara (2): 179  وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Ey akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır, böylece korunursunuz. Yukarıdaki ayet fıkhî verilen mana dışında şunları çağrıştırdı: Bize verilen latifeleri veriliş amacına uygun kullanmayıp Cenab-ı Hakkın isimlerini tanımadığımızda onun karşılığı bize doğrudan ve hemen (kısas) veriliyor. Mesela kainattaki rahmeti […]

Harekât-ı Zerrât

Harekât-ı Zerrât

Mehmet Ali –  Geçenlerde bir arkadaş, “Bize masum ve sevimli görünen hayvanları keserek yemenin hikmeti nedir?” gibisinden bir soru sormuştu. O zaman Risale-i Nur’dan aşağıdaki parça aklıma geldi; acaba bu parçada onun bir cevabı gizli midir diye düşündüm. “Saniyen: Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek, onlara bir ücret-i kemâl hükmünde madeniyat derecesine çıkarmasıyla ve […]

Ayet ve Hadislere Yaklaşımımızdaki Usûl Nasıl Olmalı?

Ayet ve Hadislere Yaklaşımımızdaki Usûl Nasıl Olmalı?

Abdullah Berâ –  Aşağıdaki ayet ve hadisi nasıl anlamak lazım? “Allah’ın size rızık olarak yarattığı şeylerden helal ve temiz olmak suretiyle yiyin!” (Maide, 5:88) Bu ayetin işari bir manası şu olabilir: Yaratılan rızıktan yararlanırken (bir şey yerken, güzel bir manzaraya bakarken, güzel bir musiki dinlerken, ya da kendimizi okurken) helal ve temiz olarak yararlanın (yani […]

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Abdullah Berâ – “Üçüncü Medrese-i Yusufiyenin tek bir dersinin üçüncü kısmı: Mukaddime” isimli kısmı okurken kelime-i şehadetin ikinci kısmını genellikle göz ardı ettiğimi farkettim. Birinci kısımda “şehadet ederim ki ilah yoktur Allah’tan başka” derken, kainatı tefekkür ederek hiç bir şeyin ilah ve ilaha ait özelliklere sahip olmayacağı sonucuna ulaşarak, yani Lailahe diyerek “Allah’tan başka” sonucuna ulaşmamız gerektiği […]

Sebe’ Halkı ve Bereketli Kentler Arasında Yolculuk

Sebe’ Halkı ve Bereketli Kentler Arasında Yolculuk

K. Ali – Sebe’, 34:18 – Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş-gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.” Sebe’, 34:19 – Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik […]

Abd Olmak

Abd Olmak

Abdullah Berâ – “Abd” kelimesini genelde “kul, köle” olarak çeviriyorlar ama bu kelimeler abd‘ın anlamını tam karşılamıyor gibi… Abd’in “ibadet eden” gibi bir manası var değil mi? İbadet eden, yani yaratıcısını tanıma çalışması yapan. Bu çeviri kul ve köleye göre çok daha pozitif ve doğru geliyor bana… Ali – Devamlı tekrar ettiğimiz önemli bir mesele var: […]

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Mehmet Ali –  Tekâsür 102: 1-2 “Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.” Ben nasıl kabirleri ziyaret ediyor olabilirim? Hangi halimle? Örnek aklına gelen varsa paylaşabilir mi? Şuna ne dersiniz? Ben çok şey elde etmek istedim/istiyorum ama elde etmek istediğim şeyleri hep eşyanın kendisinden bekledim. Eşyanın kendisinde hayat yoktur; eşyanın kendisinden […]

Arza Varis Olmak

Arza Varis Olmak

Ömer – Enbiyâ, 21:105-106 Ve gerçek şu ki, [insanı] uyarıp öğüt verdikten sonra hikmetlerle dolu bütün ilahî kitaplarda yeryüzüne salih kullarımın varis olacağını kaydettik; Şüphesiz, bunda [gerçekten] Allah’a kulluk eden kimseler için bir mesaj vardır. Yukarıdaki ayet genelde dünyayı salih kulların yöneteceği şeklinde anlaşılıyor. Oysa ayeti sadece arz varis olunuyor değil, arza varis olunuyor şeklinde […]

Ölümün Yüzüne Gülmek

Ölümün Yüzüne Gülmek

Habibe – “Külli nefsin zâikatü’l-mevt”, yani “Her nefis ölümü tadacaktır.” (3:185, 21:35, 29:57) Zincirlikuyu Mezarlığının girişinde yazılmış olan bu ayetten rahatsızlık duyuyor bazı insanlar. İnsanların nefsine ne kadar ağır geliyor gerçekler. Abdullah Berâ – İlgili bir hadiste Rasulullah (s.) şöyle söylüyor: “Lezzetleri acılaştıran ölümü çokça zikrediniz.” Kanaatimce bu hadis-i şerifte ölümü düşündüğümüz zaman mesela güzel bir meyve yerken artık […]