Kur’an Okumaları

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Sebe, 34:15 SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!” Buradaki mesken kelimesi bana ruhumuzun meskenini, yani bedenimizi hatırlattı. Bu meskendeki işaret vicdanımız, […]

Bismillah Derken Ne Diyorum?

Bismillah Derken Ne Diyorum?

Bismillah üzerine küçük bir yolculuğa çıkalım: Uyanıyorum, bismillah diyorum. Ne demek? Ben kendimi uyandırabilir miyim? Uykuya nasıl daldığımı bile anlamazken uykumun yolculuğunu kontrol edebilir, kendi kendime uykumu aldırabilir miyim? Uzun ve derin bir ayrlıktan sonra uyanıyorum ve herşeyimi yanımda buluyorum. Çocuklara bakıyorum uyanıkken sevdikleri bir oyuncağı uyumadan önce yastıklarının altına koyuyorlar, onlar sanki daha şuurlu, […]

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Hicr, 15:99 “Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” Bu ayetteki yakin (kesin bilgi) kelimesini genelde mealler ölüm diye çevirmiş. Yani ölene kadar Rabbine ibadet et anlamı çıkıyor dolayısıyla. İnsanın ancak öldükten sonra yakine ulaşacağını düşünüyor anlaşıldığı kadarıya meal sahipleri. Ancak bu yorum mesela Hz. Ali’nin “perde-i gayb açılsaydı yakinim ziyadeleşmezdi” anlamındaki sözüne pek […]

Allah Yolunda Öldürülenler İçin Ölü Demeyin

Allah Yolunda Öldürülenler İçin Ölü Demeyin

Bakara, 2:154. Allah yolunda öldürülenler için “ölü” demeyin. Onlar diridirler; lâkin siz farkında değilsiniz. Yani yaratıcısı adına kullanılan her şey (can, ömür saniyeleri, bir elmayı yemek, bir tebessümde Allah’ın merhametini görmek) diridir. Güzel bir sesle, bize gösterilen bir tebessümle ya da yediğimiz bir meyve ile ilişkimizi Allah adına, yani Onun isimlerinin tecellisini okuyacak şekilde kurarsak, Baki isimleri tanımamız itibariyle öldürdüğümüz bu […]

İlim ve Âlim

İlim ve Âlim

Fatır, 35:28 ve [nasıl ki] insanlar, sürüngenler ve hayvanlar türlü türlü renkler taşıyor! Kulları arasından yalnız anlama ve kavrama yeteneğine sahip olanlar Allah’tan [hakkıyla] korkarlar: [çünkü yalnız onlar bilir ki] Allah kudret Sahibidir, çok bağışlayıcıdır. (Muhammed Esed Meali) ya da İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan yine böyle türlü renklerde olanlar vardır. Kulları içinde ancak âlimler, Allah’ı […]

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

Kur’an’a Nasıl Muhatap Olunur?

İnsanlar bir kişiyi dinlerken o kişi hakkında sahip oldukları bilgi veya kanaat, o kişinin söylediklerinin değerini dinleyenin gözünde değiştirir. Mesela, bir kişi benim hastalığım hakkında bana bir konuşma yapıyor. Ben o kişinin doktor olmadığı, tıp bilgisi dalında hiçbir şey bilmediği kanatiyle o kişiyi dinliyorum. O kişiyi dinlerken, o kişinin söylediği sözü, “Tıp hakkında hiçbir bilgisi […]

Şehitler Ölmez!

Şehitler Ölmez!

Risale-i Nurlar’da ayetlerin iman perspektifinden açıklamaları yapılırken, müellifin takip ettiği bir kural dikkatimizi çekiyor. “Kul” kelimesi genellikle Türkçe diline “De ki” diye tercüme edilir. “Kul” kelimesinin “Risalet ve nubuvvete işaret” olduğunu söyler Nursi, İşarat’ül-İ’caz isimli tefsirinde. Bu kelime ya bizzat ayetlerde ifade edilir, ya da “mukadder” bir kelime olarak ayetin manasına ilave edilir. Birincisi için hepimizin bildiği […]

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Rasulullah savs’i Kendimize Nasıl Örnek Edinebiliriz? ”Hadis” ile ”Sünnet” Arasındaki Fark

Risale-i Nur müellifi Said Nursi, kendi kitaplarının okuyucaları için bir teklifte bulunur: “Risale-i Nurları kendi mali gibi bilmek.” Bu teklif üzerine konuşurken, aklıma, ayrı bir başlıkta çalışılmasını hissettiğim önemli bir konu geldi. İşte huzurlarınızdayım. Arkadaşlarımız, Nursi’nin “kendi mali gibi bilmek” ifadesinin, “Risale-i Nurları kendine mal etmek” olarak anlaşılması gerektiğini söylediler. Gayet yerinde bir teklifti. Şimdi, […]

Kur’an: Kainatın Aklı

Kur’an: Kainatın Aklı

“Evet, nasıl ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hulâsadır. Ve şuur ve his dahi hayattan süzülmüş, hayatın bir hülâsasıdır. Akıl dahi şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsasıdır. Ve ruh dahi, hayatın hâlis ve sâfi bir cevheri ve sabit ve müstakil zâtıdır. Öyle de, maddî ve mânevî hayat-ı Muhammediye (a.s.m.) dahi, hayat ve ruh-u kâinattan […]

Mushaf

Mushaf

okunmayan kâğıt MUSHAF’tır okunan mushaf KUR’ÂN’dır anlaşılan Kur’ân BEYAN’dır yaşanılan Beyan İNSAN’dır. Mushaf alınır satılır, yerden biter Kur’an alınmaz satılmaz, gökten iner Beyan harfe sayfaya sığmaz, kalp(l)e taşınır İnsan kimseye benzemez, Resulullah diye tanışılır.

Göklerin ve Yerin İlahı

Göklerin ve Yerin İlahı

Bir müzakere esnasında aşağıdaki ayeti göndermişti Ali Abi. Yani ozetle, Allah’i goklerden birazda yere indirmek lazim galiba… وَهُوَ الَّذِي فِي السَّمَاء إِلَهٌ وَفِي الْأَرْضِ إِلَهٌ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ “Göklerde ilah olan da O, yerde ilah olan da O. O’dur Hakîm, O’dur Alîm.” Zuhruf (43): 84 Allah’ı dünyamıza taşımamızın gerekmesini bu ayet zahiri anlamıyla bize ders veriyor. […]

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kur’an’a Öğrenci Olmak

Kalb cerrahi Prof. Said, odasında en son araştırmalarının sonuçlarını değerlendirdiği bir makaleyi tamamlamak üzereydi: “Kalbin yapısı ve fonksiyonları hakkında yapılan araştırmaların henüz başlangıç safhasında olduklarını…” yazıyordu. Genç bir kız kapısının önünde belirdi: – “Doktor olmak istiyorum da, şöyle bir Tip Fakültesini görmek için geldim.” – Çok güzel, niçin olmasın? Olabilirsin. Ben, Prof. Said. Seni öğrencim […]

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’anî Usulü Tanımak

Kur’an’ın ve hadisin takipçisi olarak kendisini ilan etmek, mutlaka Kur’an’ın usulünü takip etmek anlamına gelmeyebilir. Her Müslümanın elinde “Mushaf” var ve “Mushaf”i açıp okuyor ve bir sonuca ulaşıyor. Peki, Kur’an’ı kendine “USUL” edinmekten, yani “Kur’anî bir usul” takip etmekten maksat ne olabilir? “Sünnete uymak” ne demektir? Bu soruların cevabını ben de çok merak ediyorum. Hep […]

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

“Ev”in İçindeki Eşyaya Değil de, “Evin Rabbine” İbadet (Kulluk) Etmek

Ev kavramını, duvarların kapsadığı ve içinde “mahremiyetimizi koruduğumuz yer” olarak algılayabiliyoruz genelde. Halbuki “ev”i daha kapsamlı ve iman ile yaşanan bir “mesken” (sükunet bulunan yer) olarak değerlendiren şu ayetlerle birlikte konuyu gündemimize getirelim: وَاللّهُ جَعَلَ لَكُم مِّن بُيُوتِكُمْ سَكَنًا 16:80 “Allah, size evlerinizi (içinde) “güvenlik ve huzur bulacağınız yerler” kıldı…” وَاجْعَلُواْ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ […]

“Vesile” mi ”İkame” mi?

“Vesile” mi ”İkame” mi?

Kur’an’ın yüzlerce mucizevi yönleri vardır, olmalıdır. Gerçekten, ses, müzik, ahenk vs. de bunlardan birisi olabilir. Bir kişi iyi niyetiyle bu ahengi tespit etmek için çalışabilir. Kişilerin şahsi teşebbüslerinin hangi maksada yönelik olduğunu araştırmak bizim hiç de görevimiz değildir. Rabbimiz niyetlerine göre mükafatını verecektir. Bizi düşündüren, musikişinaslık, veya “şan ve Kur’an birbirlerine çok benziyorlar” dediler diye […]

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

Varlığım Kimin Varlığına Armağan Olsun?

En küçük masum yaşlarımızda bizim beynimize bir slogan zerkedildi. Hala ediliyor mu, bilmiyorum. Yazıklar olsun bu felsefeye inanacak kadar basit düzeyde insanlığını kullananlara! Acıyorum onlara. “Keşke bir düşenseler.” (Leallehum yetefekkerun.) بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ (Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara […]