Usûle Dair

Allah için Sevmek

Allah için Sevmek

Allah için sevmek ne demek diye düşünmüştüm yakınlarda kendi dünyamda. Eskiden Allah için sevmeyi beraber “dini” birşeyler yaptığımız arkadaşları sevmek diye düşünürdüm. Bazen Allah için sevmenin karşılıksız sevmek olarak yorumlandığını da görüyorum. Bugünlerde Allah için sevmenin çok daha farklı olduğunu anlıyorum. Kendi içimde yaptığım muhasebeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ben bir çiçeği sadece bir çicek, canlı ve güzel bir varlık olarak seviyorsam, onu kendi adına/adıma seviyorum demektir. Ama o çiçeğin üzerindeki güzelliğin, hikmetin, şifanın, […]

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“Ya’murune bilma’rufi wa yanhawna ‘an’il-munker” (3:104; 3:110; 3: 114; 9: 71) olarak Kur’an’da geçen ve “Emri bi’l-maruf nehyi ani’l-münker” şeklinde kullanılan ifadeyi hep “iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak” şeklinde çeviriyor bildiğim kadarıyla mealler. Ama “ma’ruf” kelimesi “iyilik” anlamının yanı sıra “bilinen” anlamına da geliyor. “Marufu emret” derken “insanlara namaz kılmalarını emret/tavsiye et” ‘den ziyade namazı insanlar için “bilinen” […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Nisâ, 4: 93’te Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kim bir mü’mini kasten öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la’net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!” Bu ayet yaşayan bir mü’minin (insanın) fiziki hayatına son vermek olarak anlaşılmasının yanı sıra işari olarak şöyle bir konuya da parmak basıyor olabilir: Her insan […]

İman Perspektifinden Alternatif Haber

İman Perspektifinden Alternatif Haber

Ankara’da 8 Mart 2011’de yağan karla ilgili bir gazetede çıkan haber: Ankara’da akşam saatlerinde etkisini arttıran yoğun tipi ve kar yağışı sonrasında başkentte yaşam felç oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle birçok araç ve vatandaşlar yollarda mahsur kaldı. Yolda kalan sürücülerin yardımına vatandaşlar koştu. Vatandaşlar yolda mahsur kalan sürücülerin araçlarını iterek yardımcı olmaya çalıştılar. Birçok araç […]

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

Bakara 260. ayet diyanet vakfı mealine göre aşağıdaki gibi: Bakara, 2:260 – İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, demişti. Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi. Bunun üzerine Allah: Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan […]

Kimlerin Safındayız?

Kimlerin Safındayız?

Varlığı yalnızca maddeye indirgeyen bir çağda, kafalarin yalnızca maddeten terakki ile meşgul olduğu bir devirde, insan da yalnızca maddeden ibaret görülmeye başlandı. İnsanın maddi ihtiyacı ön plana çıktı ve bütün sözümona “hamiyet”ler bedenin veya özelde midenin ihtiyacına karşılık vermeye indirgendi. Evet, insanın maddesinin ihtiyacı inkar edilemez, nasıl ki, bu dünyanın mülk yönü ihmal edilemez. Ama […]

Feryat ne için edilir?

Feryat ne için edilir?

Nursi, 1911 yılında kaleme aldığı ”Muhakemat” adlı eserinin Giriş kısmında şöyle der: ”Şu fakir, garîb Nursî ki, “Bid’atüz-zaman” lâkabıyla müsemmâ olmaya layık iken, haberi olmadan “Bediüzzaman” ile meşhur olan biçare, tedennî-i milletten ciğeri yanmış gibi feryad ü figan ederek, “Ah, ah, ah! Vâ esefâ!” der ki: İslâmiyetin mağz ve lübbünü terk ederek kışrına ve zahirine […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Önemli olan hayatı bölmemek. “Hem fani hayatıma, hem ahiretime çalışacağım.” düşüncesi doğru değil. Hayatımız ya insan gibi yaşarız, ya da sadece cismaniyetini yaşayan hayvan gibi… İnsan ubudiyet için (yaratıcısını tanımak, tesbih ve hamd etmek) için bu dünyada yaşamalıdır. Şu ayet konuyla ilgili ve dünya ahiret ayrımı yapıyor gibi görünüyor: Kasas (28) : 77 “Allah’ın sana […]

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etmek

Said Nursi’ye ait olan bu çok kıymetli teklifin analizine girmeden önce, bugünkü kullanılan Türkçe yapısı ile bir daha ifade etsem daha iyi olacak: İmanın hakikatlerinin kemalatını fiillerimizle sergilemek. Fazla bir şey açıklanmadığını hissediyorum. Her bir kelime ayrı ayrı açıklama bekliyor. Oldum olası, Risale-i Nurlara bulaştığımdan beri benim ana meselem şu oldu: İmanı yaşamak. Ne demek […]

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Sebe, 34:15 SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!” Buradaki mesken kelimesi bana ruhumuzun meskenini, yani bedenimizi hatırlattı. Bu meskendeki işaret vicdanımız, […]

Destinin Kapağını Açmak

Destinin Kapağını Açmak

Her ne zaman Yunus Emre’den bir parça okusam, “Bu zat müceddid olmalı” diyesim gelir. İşte bir hakikat incisi daha Yunus Emre’den: “Bir pınarın yanına Kapalı desti kona Kırk yıl orda dura Kendi dolası değil.” Yunus Emre Kur’an’ın bütün mucizeliğine rağmen bazıları o “pınar”ın yanında, hatta içinde iken neden dolmadıklarını güzelce ifade ediyor: “Destinin kapağı kapalı!” […]

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Hicr, 15:99 “Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” Bu ayetteki yakin (kesin bilgi) kelimesini genelde mealler ölüm diye çevirmiş. Yani ölene kadar Rabbine ibadet et anlamı çıkıyor dolayısıyla. İnsanın ancak öldükten sonra yakine ulaşacağını düşünüyor anlaşıldığı kadarıya meal sahipleri. Ancak bu yorum mesela Hz. Ali’nin “perde-i gayb açılsaydı yakinim ziyadeleşmezdi” anlamındaki sözüne pek […]

Allah Yolunda Öldürülenler İçin Ölü Demeyin

Allah Yolunda Öldürülenler İçin Ölü Demeyin

Bakara, 2:154. Allah yolunda öldürülenler için “ölü” demeyin. Onlar diridirler; lâkin siz farkında değilsiniz. Yani yaratıcısı adına kullanılan her şey (can, ömür saniyeleri, bir elmayı yemek, bir tebessümde Allah’ın merhametini görmek) diridir. Güzel bir sesle, bize gösterilen bir tebessümle ya da yediğimiz bir meyve ile ilişkimizi Allah adına, yani Onun isimlerinin tecellisini okuyacak şekilde kurarsak, Baki isimleri tanımamız itibariyle öldürdüğümüz bu […]

İlim ve Âlim

İlim ve Âlim

Fatır, 35:28 ve [nasıl ki] insanlar, sürüngenler ve hayvanlar türlü türlü renkler taşıyor! Kulları arasından yalnız anlama ve kavrama yeteneğine sahip olanlar Allah’tan [hakkıyla] korkarlar: [çünkü yalnız onlar bilir ki] Allah kudret Sahibidir, çok bağışlayıcıdır. (Muhammed Esed Meali) ya da İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan yine böyle türlü renklerde olanlar vardır. Kulları içinde ancak âlimler, Allah’ı […]