Usûle Dair

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an’ı Okumak ile Kâinatı Okumak Arasındaki Usul Farklılığı

Kur’an, kâinatın ve benim Yaratıcımın sözü olduğunu söyleyen bu kitap, “şimdi-burada bu cümlesiyle (ayet) bana ne diyor?” diye okunur. Kâinat ise, “bu varlık (ayet), şimdi-burada bu haliyle bana ne diyor?” diye okunur. İki kaynağın aynı sonuçta buluşmasıdır iman. Mutlaka dikkat ediyorsunuzdur, ama yine de tekrarda fayda var: Kur’an, Allah kelamıdır, diye okunurken; kâinat, bizim önümüze […]

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

“Cahim”i “Tekasur” İçinde Görmek

Kur’an’daki Cehennem veya Cennet tasvirlerinin genellikle, “biz öldükten sonra başımıza gelecek hallerin bize bildirilmesi olarak” anlaşıldığını görüyoruz. Evet, öncelikle Allah’ı isimleriyle tanımak lazım. Fakat mesele böyle bir genelleme ile çözülemez. Böyle bir tanımanın nasıl gerçekleşeceğini konuşmak gerekiyor. Kur’an’a yaklaşımımızı gözden geçirelim öncelikle. Kur’an, benim Yaratıcımın bana, bu dünyayı nasıl anlayacağımı, varlığımı nasıl anlamlandıracağımı ve ondan sonra […]

Allah’ın Rızası Ne Demek ve Neden Önemli?

Allah’ın Rızası Ne Demek ve Neden Önemli?

Abdullah Berâ  – Allah’ın rızası ne demek ve bu rızayı kazanmak neden önemli? Bizi var etmiş, bize nimet vermiş (ve ilişkili açıklamalar) pek tatmin edici görünmüyor. Nimetleri düşünerek ve nimetler karşılığında rıza arayışı biraz çıkarcı bir yaklaşım gibi. Bu konuyu biraz daha açacak bir şeyler söyleyebilecek olan var mı? Şöyle meselenin “özünü” ifade edecek… Ali – […]

Yine Usûl Üzerine

Yine Usûl Üzerine

Şu Üç düsturu sizin de mütalaanıza sunmek istedim: 1- Kainatı, Allah ile izah etmek usûl hatasıdır. Kainat, Allah’ı tanımada şahit olarak kullanılmak için vardır. 2- Kur’an, kainat ile kuracağımız ilişki ve bu ilişkinin sonuçları konusunda rehberlik yapan Yaratıcının Konuşmasıdır. Bu konuşmaya muhatap olan şuurlu insan, kainatı ve kendisini şahit olarak kullanıp Kur’an ile yapılan rehberliğin […]

Risale-i Nur ile Eğitim

Risale-i Nur ile Eğitim

Hepinizin malumu olduğundan emin olduğum bir konu: Said Nursi’nin Medreset’uz-Zehra planı. Bu medresenin birkaç özelliğinden birisi de, Mektep, Medrese ve Tekke eğitimini birlikte yürütmekti. Ben “Mektep” ten kısaca kainatı, yani mahlukatı okumayı öğrenmek diye anlıyorum. “Medrese” ise “alet ilimlerinin” öğrenildiği yer. Gelenekte, “dinî/şer’î bilgilerin” elde edildiği yer, diye anlaşılagelmiş. Tarihte dinî ilimlerin öğrenilmesi alanında iki […]

Kevser Suresi Üzerine

Kevser Suresi Üzerine

Ali – SA cümleten, Daha önceki ayete verilen çok güzel cevaplar beni heyecanlandırdı. Size tefekkür için bir ayet daha takdim edeyim istedim. Daha çok, zamanımız sınırlı olduğu zamanlarda hemencecik kısa olduğu için okuyup geçtiğimiz Kur’an’daki en kısa sureden. Yine bir öncekinde olduğu gibi, hürce, fıtri bir şekilde, bir insan olarak muhatap olduğumuzda, ilk defa duygu […]

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Ali – Bismillah, Kendime verdiğim ve epey bir süre de cevaplamak için çalıştığım bir ödevi paylaşalım: Kureyş, 106:3 – “Fel ye’budu rabbe hazel beyt.” “Bu evin rabbine ibadet etsinler.” Usul: Lügat, ansiklopedi, diğer tercümeler veya tefsir kitaplarına bakmadan, önceki bildiklerinizi de kopyalayarak kullanmadan, yalnızca kendi insanlığınızı kullanarak düşünün. Dikkat, daha önce şu veya bu “otorite” […]

Düşünme Düsturları – Düstur 5

Düşünme Düsturları – Düstur 5

“Evrendeki yaratılışa dikkat ettiğimizde, her bir varlığın bütün varlıklarla tam bir ahenk içinde var olmaları, onların tesadüfen varlık alemine gelmiş olma ihtimalini insan aklı için imkansız kılar.” Her bir varlık, kendi varlığındaki özelliklerle şunu ilan ediyor: “Ben ancak bütün evreni geçmiş ve geleceği ile bilip tasarrufu altında bulunduran bir kaynağın ürünü olabilirim. Beni ancak böyle […]

Düşünme Düsturları – Düstur 4

Düşünme Düsturları – Düstur 4

“Neden spekülasyon diyoruz? Bilimsel çalışmalara karsı mıyız?” Her insan kendisine dikkat ederse anlar ki, kendi iradesi ile yapıyor gibi görünen işlerin bile yaratıcısı olamaz. Öyleyse, insanın bir parçası olan mesela midesi ve beyni, yaptıkları işlerin yaratıcıları hiç olamazlar. Midenin veya beynin bir parçası olan hücrenin en küçük bir parçası ise kendisi yapıyor gibi görünen bir […]

Düşünme Düsturları – Düstur 3

Düşünme Düsturları – Düstur 3

“Zaman var oluşun devamından ibarettir. Eğer mekan yaratılmaya devam etmezse zaman diye bir kavramdan bahsetmek mantıken mümkün değildir.” Pratik hayatımızda, “Her şey değişiyor” dediğimiz zaman, “Her bir şey, yeni bir şekil ve özellikle var ediliyor” demek istediğimizi anlamamız gerekir. Bir şeyin değiştiğini söylediğimizde şunlardan biri doğru olmalı: 1) Ya, “O şey kendi kendine vardı, yani […]

Düşünme Düsturları – Düstur 2

Düşünme Düsturları – Düstur 2

“Kul fiilinin halıkı değildir.” İslam alimlerinin üzerinde ittifak ettikleri bu tesbiti dikkatli bir şekilde incelememiz gerekiyor. Her zaman olduğu gibi, doğru metotla yaklaşabilmemiz için, bu cümlenin doğruluğunu esas alarak ise başlamayacağız. Onun yerine, “İnsanlar, kendilerinden çıkan fiillerin yaratıcıları mıdır?” sorusu ile tahkik yöntemini seçeceğiz. İster irademizi kullanarak yapmış olduğumuz fiiller olsun, isterse de irademiz dışı […]

Düşünme Düsturları – Düstur 1

Düşünme Düsturları – Düstur 1

Düstur 1: Bir şeyin varlık nedenleri üzerinde düşünürken Allah katından olaylara yaklaşmamak.  İnsan aklı, her şeyin varlık nedenini sorar. Ancak bu soruya yaklaşırken doğru metodu kullanmamız lazım. Mesela, bir şeyi var olarak kabul ettikten sonra incelemenin bir dogma oluşturmak olduğunun farkına varmamız lazım. Varlığı bu şekilde dogmatik olarak sabit kabul ettikten sonra, varlıklardaki değişimin kendilerinden […]

Risale Eğitiminde Metot

Risale Eğitiminde Metot

Risaledeki imanî/teorik bakış açısını pratik alanlarda uygulamak gerekiyor. Bir hoca derslerde olayın teorik boyutunu anlattıktan sonra bol bol öğrencilere uygulama verir, çünkü bu, konunun anlaşılmasını kolaylaştırır. Risaledeki temsillerdeki mantık da bu değil mi? Öğrencilere ödev veririz, neden? Üzerinde düşünüp teori kısmını tam anlayabilmeleri için. Hatırlıyorum, bir derste hoca 4-5 soruluk bir ödev vermişti. Bir cumartesi […]

Amelin Sürekli Olanı Makbuldur veya Ritüellerin Gerekçesi

Amelin Sürekli Olanı Makbuldur veya Ritüellerin Gerekçesi

Hepimizin bildiği veya duyduğu bir hadis mealidir başlıkta geçen cümlecik. Genellikle şu ifadelerle nakledilir: “Allah katında amellerin en makbulu az da olsa devam üzere yapılanıdır.” (Buhârî, İman 32; Müslim, Müsafirîn 215-218, Münafıkın, 78) Ben şahsen ibadetlerin belli bir ritüel şeklinde yapılmasının gerekçesi üzerinde düşünüyorum. Bir hakikati var ama tam çözebilmiş değilim. Yani, kendimi de ikna […]

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Her yönüyle tahkik örneği olan ve metot dersi veren şu hadise bakar mısınız? “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12) Allah’ım beni affet demiyor tanımadığı bir Allah’a. Önce Allah’ın affedici olduğundan emin oluyor. Şüphesiz kelimesi bunu gösteriyor. Daha sonra Allah’ın ikram sahibi olduğunu kainattan delillerle ve enfüsi bir şekilde tasdik ediyor. […]

Daire-i İtikat ile Daire-i Esbab’ı Karıştırmak

Daire-i İtikat ile Daire-i Esbab’ı Karıştırmak

Aşağı yukarı bütün fikir karışıklıkları, yaratık olarak konuyu düşünürken, birden bire hemen Allah katına atlayıverip, olayın içine Allah’ı katıverme alışkanlığından kaynaklanıyor. Veya bir meselede Allah’ın tasarrufunu konuşurken, meselenin esbab dairesindeki tecellisine bakıp, Allah katındaki edindiğimiz anlayışı, esbab dairesine uygulayıveriyoruz. Neredeyse bütün kafa karıştıran soruların kaynağı, “daireleri karıştırmak” diye ifade edilen sorundan kaynaklanır. Neredeyse bütün kafa […]