Usûle Dair

Cemaat Nasıl Olur?

Cemaat Nasıl Olur?

Soru: Cemaat, bir amaç için toplanan insanların oluşturduğu gruba denir. Ancak, buna, “-cilik” eklenirse eğer, o zaman cemaatin asıl gayesinden uzaklaşma başlanmıştır diye anlıyorum ben. O yüzden, bu “-cilik”tan uzak bir cemaatin tarifi nedir sizce? Risale-i Nur’da da ehemmiyetle bahsedilen bir konu bu aynı zamanda. Bir kaç hadis ve ayet de paylaşmak istiyorum cemaat olma […]

En Büyük Küfran-ı Nimet

En Büyük Küfran-ı Nimet

Said Nursi Mesnevi-i Nuriye’de şöyle söylüyor: “En büyük küfran-ı nimet ve Allah’ın lütuf ve ihsanlarına karşı en büyük tekzib, kulak ve göz gibi herkeste olan, nur ve nar gibi her zaman devam eden, hava ve su gibi kaplayan ve ihata eden umumi nimetlere şükürsüzlüktür. İnsan, başkalarında olmayıp da sadece kendisine has bulunan, yahut kendi üzerinde […]

Sarp Yokuşu Aşmak

Sarp Yokuşu Aşmak

Beled Suresinde Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor. Beled, 90: 8-16 8. Biz ona iki göz vermedik mi? 9. Bir dil ile iki dudak vermedik mi? 10. Biz ona iki yolu da gösterdik. 11. Fakat o sarp yokuşu aşamadı. 12. Sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? 13. O, köle azad etmektir. 14. Yahut kıtlık gününde yemek yedirmektir: […]

İlim maluma tabidir

İlim maluma tabidir

Kader’e iman ile ilgili bir soru: ”İlim maluma tabidir, derken tam olarak ne demek istiyoruz? Bu cümleyi insan için anlayabiliyorum. Vücudu olan bir şeye bakar ondan bir malumat çıkarırız. Ama bunu bütün mevcudatın kaynağı O dediğimiz Mutlak Yaratıcıya nasıl uyguluyoruz?” Yaratıcıya uygulamıyoruz. Kanaatimce, uyguladığımızı düşündüğümüzde yanılıyoruz. Kendimiz, yani yaratık açısından bir izah getiriyoruz. Ben, benim […]

Ahiret ve Daru’l-Ahiret

Ahiret ve Daru’l-Ahiret

Son yazışmalarda geçen bir kavram olan ”ahiret”in ayrı bir başlık altında çalışılması gerekir diye hissettim. Kur’an’ın insanlara takdim ettiği  esas kavramlarının biricisi Tevhid ve ikincisi ahiret, yani öldükten sonra diriltilme haberidir. Konuya özet olarak girmek istiyorum: Ahiret, Sebep-sonuç ilişkisi (düzen, nizam) içerisinde var edilen bir olay karşısında, bilinçli bir insanın ulaştığı sonuç, yani o olayı […]

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Bir Vahid-i Kıyasi Örneği

Vahid-i kıyasi meselesinden 30. Söz’de bahsediyor Said Nursi. Üstadın ayrıntılı izah ettiği bu meselenin bir örneği üzerinde düşünmek istiyorum bu yazıda. İnsana bir adalet duygusu verilmiş. Bunu Cenab-ı hakkın Adil ve belki de Hadi isimlerini anlamada kullanmamız gerekiyor. Ama herhalde bu adalet hissini tam hissetmeye çalışmak gerekiyor. Mesela şöyle bir sahne ile karşılaşsak: zalim adamlar bir yetim […]

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

Mana-yı Harfî, Mana-yı İsmî, Niyet, Nazar Üzerine bir Mütalea

“Sen aynaya baksan, eğer aynayı şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Refet’e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için aynaya baktın; sevimli Refet’i kasten görürsün ‘fe tebarekallahu ahsanü’l-halıkîn’ dersin. Ayna şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette ayna şişesi mana-yı ismîdir; Refet mânâ-yı harfî oluyor. İkinci surette ayna şişesi mana-yı […]

Allah için Sevmek

Allah için Sevmek

Allah için sevmek ne demek diye düşünmüştüm yakınlarda kendi dünyamda. Eskiden Allah için sevmeyi beraber “dini” birşeyler yaptığımız arkadaşları sevmek diye düşünürdüm. Bazen Allah için sevmenin karşılıksız sevmek olarak yorumlandığını da görüyorum. Bugünlerde Allah için sevmenin çok daha farklı olduğunu anlıyorum. Kendi içimde yaptığım muhasebeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ben bir çiçeği sadece bir çicek, canlı ve güzel bir varlık olarak seviyorsam, onu kendi adına/adıma seviyorum demektir. Ama o çiçeğin üzerindeki güzelliğin, hikmetin, şifanın, […]

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak” Ne Demektir?

“Ya’murune bilma’rufi wa yanhawna ‘an’il-munker” (3:104; 3:110; 3: 114; 9: 71) olarak Kur’an’da geçen ve “Emri bi’l-maruf nehyi ani’l-münker” şeklinde kullanılan ifadeyi hep “iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak” şeklinde çeviriyor bildiğim kadarıyla mealler. Ama “ma’ruf” kelimesi “iyilik” anlamının yanı sıra “bilinen” anlamına da geliyor. “Marufu emret” derken “insanlara namaz kılmalarını emret/tavsiye et” ‘den ziyade namazı insanlar için “bilinen” […]

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Nisâ, 4: 93’te Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kim bir mü’mini kasten öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la’net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!” Bu ayet yaşayan bir mü’minin (insanın) fiziki hayatına son vermek olarak anlaşılmasının yanı sıra işari olarak şöyle bir konuya da parmak basıyor olabilir: Her insan […]

İman Perspektifinden Alternatif Haber

İman Perspektifinden Alternatif Haber

Ankara’da 8 Mart 2011’de yağan karla ilgili bir gazetede çıkan haber: Ankara’da akşam saatlerinde etkisini arttıran yoğun tipi ve kar yağışı sonrasında başkentte yaşam felç oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle birçok araç ve vatandaşlar yollarda mahsur kaldı. Yolda kalan sürücülerin yardımına vatandaşlar koştu. Vatandaşlar yolda mahsur kalan sürücülerin araçlarını iterek yardımcı olmaya çalıştılar. Birçok araç […]

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

İbrahim (as) ve Ölülerin Dirilmesi

Bakara 260. ayet diyanet vakfı mealine göre aşağıdaki gibi: Bakara, 2:260 – İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, demişti. Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi. Bunun üzerine Allah: Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan […]

Kimlerin Safındayız?

Kimlerin Safındayız?

Varlığı yalnızca maddeye indirgeyen bir çağda, kafalarin yalnızca maddeten terakki ile meşgul olduğu bir devirde, insan da yalnızca maddeden ibaret görülmeye başlandı. İnsanın maddi ihtiyacı ön plana çıktı ve bütün sözümona “hamiyet”ler bedenin veya özelde midenin ihtiyacına karşılık vermeye indirgendi. Evet, insanın maddesinin ihtiyacı inkar edilemez, nasıl ki, bu dünyanın mülk yönü ihmal edilemez. Ama […]

Feryat ne için edilir?

Feryat ne için edilir?

Nursi, 1911 yılında kaleme aldığı ”Muhakemat” adlı eserinin Giriş kısmında şöyle der: ”Şu fakir, garîb Nursî ki, “Bid’atüz-zaman” lâkabıyla müsemmâ olmaya layık iken, haberi olmadan “Bediüzzaman” ile meşhur olan biçare, tedennî-i milletten ciğeri yanmış gibi feryad ü figan ederek, “Ah, ah, ah! Vâ esefâ!” der ki: İslâmiyetin mağz ve lübbünü terk ederek kışrına ve zahirine […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]