Yansımalar

Ramazan’a Ulaşmak

Ramazan’a Ulaşmak

Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde, Ramazan’ın bereketini dünyama taşıyarak, “Bayrama” ulaşmam için ipuçları niteliğinde bazı sorular canlandı iç dünyamda: Bu seneki Ramazan’da hangi Kur’an hakikati dünyamda inkişaf edecek? Geçen seneye göre, bu sene hangi imanî nazarla dünyadaki olaylara karşı bakışımı genişleteceğim? Bu sene Ramazan’da oruçla kendimi vahyin mesajına hazır hale getirebilecek miyim? Hangi eksik ve […]

Abdest Almak ya da Hayatın Kaynağı

Abdest Almak ya da Hayatın Kaynağı

Abdest alırken su kullanılır ya; su nedir? Rahmet, öyle değil mi? Yağmur yağınca mesela “rahmet yağıyor” denir. Neden? Çünkü suyun hiç bir kabiliyeti olmadığı halde hayatın var edilmesine sebep kılınmıştır. Yaratıcı, “bakın, gökten inen bu renksiz, kokusuz, tatsız ve içinde hayat olmayan su ile ben size hayat veriyorum” diye görün demek istiyor. Hayatı, suya bağlamak […]

Su İçmenin İki Yolu

Su İçmenin İki Yolu

Bir bardak su bana bakıyor. İçmeden önceki ve sonraki halimle iki farklı tavır içerisinde olabilirim: 1. Bu su benim susuzluğumu giderdi, sağlıklı olmak için günde bir litreden fazla su içmem lazım, çok yararlı bir içecek, özellikle sıcak havalarda su içmeye özen göstermem gerekiyor vs.. 2. Benim susuzluğumu giderebilecek özellik taşıyor mu bu su? Acayip bir rahatlama hissettim içerken, […]

Üretirken Tükenmek

Üretirken Tükenmek

Çocukların ders kitabında üretim-tüketim başlığı vardı. Tüketim genel olarak bir ihtiyacımızı satın almak ve onu kullanmak; üretim de bir eşyanın satın aldığımız hale gelinceye kadarki geçirdiği aşamalar olarak anlatılıyor. Öğretmen böyle bir konuyu anlatırken arada israf ile alakalı bir hadis de zikretse konu İslamileşmiş olur mu? Eğer herhangi bir şeyin üretimini “Müslüman” biri yapıyorsa o […]

Kafkas oynamak taklid, kafkas etmek tahkiktir

Kafkas oynamak taklid, kafkas etmek tahkiktir

Hepimizin en azından duyduğu bir halk oyunudur Kafkas. Müzik ve görselliği ile bir çok insanı etkileyen bir yanı var. İyi performans sergilendiğinde alkışlar kopar ve figürlerin sırtında benlikler tavan yapar. Büyüdüğüm şehirden dolayı aşinayım Kafkas oyun çeşitlerine. Lakin Türkiye’de gördüğüm Kafkası Amerikada tanımak varmış hem de Amerikalı bir hocadan. Türkiye’den olduğumu duyunca “Kafkası bilir misin?” […]

Kâinat Kadar İhtiyâcât

Kâinat Kadar İhtiyâcât

Bazen çarşıda, pazarda şöyle bir tablo görürüz: Bir çocuk bir oyuncak istiyor; çıldırmış gibi ağlıyor, yerlerde sürünüyor. Annesi ise onun isteğini kabul etmiyor ve ağlamasına aldırmıyor. İlk bakışta çocuğun durumu bizi üzer ve ona acırız ama “annesinin” gözetiminde olduğunu görünce ve bu ihtiyacı karşılamayanın “annesi” olduğunu farkedince rahatlarız. Çünkü biliriz ki annesi o çocuğu en […]

Sonsuz ile Mutlakın Farkı Üzerine

Sonsuz ile Mutlakın Farkı Üzerine

Son zamanlarda ene risalesini anlama tarzımdaki bir hatamı farkettim. Bana önemli görünen bu anlayışı ve alternatifini sizlerle de paylaşmak istedim. Ene risalesinde geçen şekliyle “ben cüz’i ilmimle, bu evi yapmayı biliyorum. Kainatın evimden büyüklüğü nisbetinde de bu kainatı yapan Zat’ın ilmi çok çok büyük olmalı” gibi bir çıkarımda bulunmak için eneyi kullanmak lazım diye anlıyordum. […]

Kur’an’ın dört temel makasıdı ve dört temel insan ihtiyacı

Kur’an’ın dört temel makasıdı ve dört temel insan ihtiyacı

Milletler ve sınıflar arasındaki kavganın nedenlerinin neler olduğunu düşünürken farkettim ki insanda adalete çok şedid bir ihtiyaç var ve insan, basına gelen bir adaletsizliğe bütün hisleri ile karşı çıkıyor. Sonra, kainatta her şeyin bir mizan ve düzen içerisinde mükemmel bir denge ve adalet üzerine oturduğu geldi aklıma; neden insanoğlu karıştığı her işi karıştırmak zorundaydı ki? […]

Allah için Sevmek

Allah için Sevmek

Allah için sevmek ne demek diye düşünmüştüm yakınlarda kendi dünyamda. Eskiden Allah için sevmeyi beraber “dini” birşeyler yaptığımız arkadaşları sevmek diye düşünürdüm. Bazen Allah için sevmenin karşılıksız sevmek olarak yorumlandığını da görüyorum. Bugünlerde Allah için sevmenin çok daha farklı olduğunu anlıyorum. Kendi içimde yaptığım muhasebeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ben bir çiçeği sadece bir çicek, canlı ve güzel bir varlık olarak seviyorsam, onu kendi adına/adıma seviyorum demektir. Ama o çiçeğin üzerindeki güzelliğin, hikmetin, şifanın, […]

Tariflere dönmek

Tariflere dönmek

Hoşumuza gitmeyen bir hadise ile karşılaştığımızda ve meseleyi çözemediğimizde ne yapmamız lazım? Bir örnek üzerinden düşünelim. Daha önce gitmediğimiz bir yere gittiğimizi düşünelim ve varsayalım ki bir yerde takıldık, dönüp dolaşıp aynı yere geri dönüyoruz. Ne yaparız? Yapılacak şey, bir adım geri atıp haritayı çıkarmak, nereden yola çıktığımızı, nerelerden geçtiğimizi ve şu anda nerede olduğumuzu belirlemek […]

Yüzde Yüz Esmâ Tecellisi

Yüzde Yüz Esmâ Tecellisi

Garip değil mi? İçimizden bir insanın bir sabah aynaya bakmasını gazeteler manşet yaptı. Hepimiz heyecanla bekledik aynada kendi yüzüne bakacağı günü. Adı Uğur’du. Henüz yirmili yaşlarının eşiğinde. İçimizden biri. Bizim gibi. Bizden tek farkı, yüzünün “yeni” oluşu. Başarılı bir yüz nakli yapıldı Uğur’a. O sabah onca ağrıya sancıya, ameliyat zahmetine katlanarak sahip olduğu yüzüne aynadan […]

Dostlukların Son Kullanma Tarihi

Dostlukların Son Kullanma Tarihi

Ve birden hayat sayfalarını o kadar çok atlayarak okuduğumuzu fark ediyoruz ki; dostlukların da, sevgilerin de bir son kullanma tarihi olduğu gerçeği buz gibi çarpıyor yüreğimize. Bir şifa arayışıdır hayat. Bir teselli ümididir. Muhammed’in bir tesellici olarak gönderilişi gibi. Dostluklar da biter bir gün. Bir gün gelir sevdaların da son kullanma tarihi geliverir. Ruh sızlar. […]

Ey Nefis! Kıyameti Oku

Ey Nefis! Kıyameti Oku

Yemin olsun kıyamet gününe Yemin olsun kendini kınayan nefse … İnsan zanneder mi ki başıboş bırakılacak … Bütün bunları yapan ölüleri yeniden diriltemez mi? (Kıyamet: 1-2…36…40) EY HER ÂNININ ölümüyle lezzetindeki elemi tattığı halde hâlâ den’i olana hırsla sarılan nefsim! Sanki dünya olmuşsun da ömrünün kıyamete kadar süreceğini vehmedip ha bire erteleyip duruyorsun. Heyhat! Nice […]

Kalıptan kalbe geçiştir oruç

Kalıptan kalbe geçiştir oruç

Oruç tutarken, kendi bedenini aştın, ruhunun kaygılarıyla yaşamaya başladın. Niyetlisin artık; kalıbının önceliklerini askıya aldın, kalbinin önceliklerini önceledin. Ruhunu kurtarma telaşındasın. Ruhunun üzerindeki beden örtüsü inceliyor. Kalıbının tortuları eriyor, kalbinin berraklığı ortaya çıkıyor. Ruhun, asıl Ruh olan vahiyle yakınlaşıyor. Vahiy, ‘Ruh’ül Kuds’tür; “temiz bir rayiha”dır, “kutsi bir kokudur.” Yemeden içmeden kesilince, ruhun o rayiha ile […]

Mevlânâ’nın yedi öğüdünü gerçekleştirir oruç

Mevlânâ’nın yedi öğüdünü gerçekleştirir oruç

Tatlı bir nehirdir oruç. Kudsi dağ yamaçlarından kopup geliyor. İçine akıyor. İçinde saklı cömertlik tohumunu uyandırıyor. Diğergamlıgın, yardımseverliğin filizleniyor, dal budak veriyor. Sende senden fazlasını ortaya çıkarıyor. Bir nehir ol, şimdi. Ak, akabildiğince. Hesapsızca sevinçler taşı kıyılarına. Yamaçları, vadileri, ovaları neşelendir. Suya kandır kurak yürekleri. Cömertlikte nehir gibi eyledi seni oruç. Sıcacık güneştir oruç. Kalbine doğuyor. […]

Mukaddes Tûva vadisinde yürüyorsun…

Mukaddes Tûva vadisinde yürüyorsun…

Oruçlusun. Tıpkı Mûsa gibi “Mukkades Tûva Vadisindesin.” [TâHâ, 12] “Senin Rabbin Benim, Ben” [TâHâ, 12] diyen sesi duyup razı olmuşsun Rabbine. Seni aç ve susuz bırakmasına itiraz etmiyorsun. Halini Rabbinin dilemesine göre ayar ediyorsun. “Çıkar nalınlarını…” [TâHâ, 12] diyen o sesi sen de duydun. İtaat ettin. Ekmeği ve suyu çıkardın gündeminden. Aç ve susuzsun. Çekildi eşya etrafından. Çarelerin kesildi. Ayakların […]