Yine Usûl Üzerine

Şu Üç düsturu sizin de mütalaanıza sunmek istedim:

1- Kainatı, Allah ile izah etmek usûl hatasıdır. Kainat, Allah’ı tanımada şahit olarak kullanılmak için vardır.

2- Kur’an, kainat ile kuracağımız ilişki ve bu ilişkinin sonuçları konusunda rehberlik yapan Yaratıcının Konuşmasıdır. Bu konuşmaya muhatap olan şuurlu insan, kainatı ve kendisini şahit olarak kullanıp Kur’an ile yapılan rehberliğin hak söylediğini tasdik eden sonuca ulaşması gerekir. Bu takdirde Kur’an’a iman gerçekleşmiş olur.

Özetle: Yaratıcı, insana rehberlik yapar; insan, bu rehberliği tasdik eder. Yapılan rehberliği tasdik aşamasından geçmeden taklit etmek, iman değildir, taklittir.

3- İnsana verilen özellikler, o özelliklerin Yaratıcısını tanımak için birer alet olarak kullanılmak içindir. “Bu özellikleri bana, beni Yaratan (Allah) verdi,” demek veya bu sonuca ulaşmak, bu özelliklerin veriliş maksadının gerçekleştirildiği anlamına gelmez. Bu özelliklerin her biri ile, o özelliklerin kaynağı olan “Mutlak” Yaratıcının özelliklerini tanımak ve böylece onları gerçek kaynağına döndürmektir, iman.

“Ve inna ileyhi racı’un,” ve “ve ileyhi turce’un” bu Kaynağa dönüşü hatırlatıyorlar bize.

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+
Kategori: Usûle Dair
Ali Mermer

Yazar Hakkında:

Ali Mermer, halen New York Şehir Üniversitesi, Queens'te Din Görevlisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir. Diğer yazıları için tıklayın.

Fikrinizi Paylaşın