22 Nisan 2012 0 Yorum Devamı →

31.Söz, 41.Ders

04/22/2012

 

Birinci temsil: On Birinci Sözün hikâye-i temsiliyesinde tafsîlen beyân edildiği gibi, nasıl ki bir sultan-ı zîşânın pekçok hazîneleri ve o hazînelerde pekçok cevâhirlerin envaı bulunsa, hem sanâyî-i garîbede çok mahareti olsa ve hesabsız fünûn-u acîbeye mârifeti, ihâtası bulunsa, nihayetsiz ulûm-u bedîaya ilim ve ıttılâı olsa, her cemâl ve kemâl sahibi kendi cemâl ve kemâlini görüp ve göstermek istemesi sırrınca, elbette o sultan-ı zîfünûn dahi bir meşher açmak ister ki, içinde sergiler dizsin, tâ nâsın enzârına saltanatının haşmetini, hem servetinin şâşaasını, hem kendi san’atının hârikalarını, hem kendi mârifetinin garîbelerini izhâr edip göstersin-tâ, cemâl ve kemâl-i mânevîsini iki vecihle müşâhede etsin: Bir vechi, bizzat nazar-ı dekâik-âşinâsıyla görsün; diğeri, gayrın nazarıyla baksın.

http://www.risaleara.com/oku.asp?id=516

Email this to someonePrint this pageShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on Pinterest
Kategori: Dersler

Fikrinizi Paylaşın