7 Haziran 2013 0 Yorum Devamı →

Ene Hakkında

Enenin bir vechini nübüvvet tutmuş gidiyor; diğer vechini felsefe tutmuş geliyor. Nübüvvetin vechi olan birinci vecih: Ubûdiyet-i mahzânın menşeidir. Yani, ene kendini abdbilir; başkasına hizmet eder, anlar. Mahiyeti harfiyedir; yani başkasının mânâsını taşıyor, fehmeder. Vücudu tebeîdir; yani başka birisinin vücuduyla kaim ve icadıyla sabittir, itikad eder. Mâlikiyeti vehmiyedir; yani kendi mâlikinin izniyle surî, muvakkat bir mâlikiyeti vardır, bilir. Hakikati zılliyedir; yani hak ve vacip bir hakikatin cilvesini taşıyan mümkün ve miskin birzılldir. Vazifesi ise, kendi Hâlıkının sıfât ve şuûnâtına mikyas ve mizan olarak, şuurkârâne bir hizmettir.

  • Şuurlu bir varlık olduğumuzu hiçbir zaman unutmayalım. Kendi varlığımızın farkında olduğumuzu fark etmeliyiz. İnsan, “Ben neyim?” sorusunu sorabilen bir varlıktır.
  • Ene, kendimizdeki özelliklerin kime ait olduğunun anlaşılmasına hizmet eder. Mahiyeti harfiyedir. Yani başkasının manasını taşır. Beni yaratanın ne gibi özelliklere sahip olduğunu anlayabilecek şekilde yaratılıyoruz. Onun özelliklerine ayna oluyoruz. Bizim görevimiz, bizi yaratanı tanımaktır.
  • Bizim varlığımız tebeidir. Yani kendi varlığımız kendi kendine oluşamaz. Kasıtlı bir şekilde var edilmeseydik biz var olmazdık.
  • Kuran, yukarıdaki gibi, varlığımızla ilgili hakikatlerin ne anlama geldiğini öğreten bir kaynak olarak okunmalı. Bizdeki duyguların maliki biz değiliz.
  • Bizdeki özellikler geçici olarak bize emanet edilmiştir. Dolayısıyla, duygularımızı dilediğimiz gibi kullanamayız. Peygamberin getirdiği mesajı tasdik ederek, onun öğrettiği şekilde kullanmamız gerekiyor.
  • Bizim varlığımız kendi başına kalsa mahiyeti gölge gibidir. Bizim yaratıcımızın varlığının bilinmesine vesiledir. Yaratıcının varlığına delalet eder.
  • İnsandaki özellikler bir ölçü birimi olarak kullanmak üzere verilmiştir. Örnek olarak, bizdeki “birşeyi hikmetli yapma isteği”nden yola çıkarak, kainatta var olan hikmetin de bir sahibi olduğu tasdik edilir.
Email this to someonePrint this pageShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on Pinterest

Fikrinizi Paylaşın