Etiket: marifetullah

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Abdullah Berâ – Bakara, 2:286 “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine.” “Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!” “Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!* Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!” “Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla […]

Cennet “Anaların” Ayakları Altındadır

Cennet “Anaların” Ayakları Altındadır

Kur’an kişilerden kendileri adına değil sahip oldukları özellikler adına bahseder. Firavun, Musa, Ebu Leheb’den vs. bahsedilmesi bu şekildedir. Rasulallah da (s.) bu yöntemi sözlerinde kullanmıştır. Mesela “Dünya öküz ve balık üzerindedir” derken ziraat ve balıkcılığa işaret ediyor diye yorumlar Said Nursi bu ifadeyi. Başka örnekler de gösterilebilir. Aşağıdaki hadisi de bu şekilde yorumlamanın gerektiğini düşünüyorum. Muâviye İbn Câhime’nin anlattığına […]

Marifetullah’a Ulaşma Yolu veya İman ile Varlık Arasındaki Organik İlişki

Marifetullah’a Ulaşma Yolu veya İman ile Varlık Arasındaki Organik İlişki

Birkaç konuyu temsil yöntemi ile dile getirmek istiyorum. İnşaAllah, bir hakikatin anlaşılmasına vesile olur. Eğer Rabbimin ihsanıyla ifade edebilirsem kolay bir konu. Anlatamamaktan dolayı zorlaştırmış olabilirim, şimdiden özür dilerim. [Hatırlatma: Biliyorsunuz temsiller, anlaşılması zor olan bir konunun, bu dünya şartlarında bilinen elemanlar kullanılarak anlaşılabilir hale gelmesi amacını taşırlar. Anlaşılması hedeflenen meseleye tam tamına tekabül etmezler. […]

14 Eylül 2015 1 Yorum Devamı →
Beli Bükülmüş İhtiyarlarınız Olmasaydı

Beli Bükülmüş İhtiyarlarınız Olmasaydı

“Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti.” Bu hadis genelde yaşlılar (yani belli bir yaşın üzerindekiler) olmasaydı deprem, kıtlık vs. olacaktı şeklinde anlaşılıyor. Bu anlayış ise dinin, peygamber sözünün, insanı dönüştüren, yaratıcısına yaklaştıran, marifetullahta mesafe katettiren yönüne pek uymuyor gibi. Bu hadisin çağrıştırdıkları şöyle bir şey olabilir mi? Burada “yaşlı” bir hakikati temsil […]

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Bu Evin Rabbine İbadet Etsinler

Ali – Bismillah, Kendime verdiğim ve epey bir süre de cevaplamak için çalıştığım bir ödevi paylaşalım: Kureyş, 106:3 – “Fel ye’budu rabbe hazel beyt.” “Bu evin rabbine ibadet etsinler.” Usul: Lügat, ansiklopedi, diğer tercümeler veya tefsir kitaplarına bakmadan, önceki bildiklerinizi de kopyalayarak kullanmadan, yalnızca kendi insanlığınızı kullanarak düşünün. Dikkat, daha önce şu veya bu “otorite” […]

Yaratıcının İspatı

Yaratıcının İspatı

Şeyma – “Siz bir iki cümle ile Allah’ı isbat edebilir misiniz?” Bugünkü risale sohbetinden sonra Azerbeycanlı bir kardeş bana özelden bu soruyu sordu. Siz ne cevap verirdiniz bu soruya karşı? Ali – Önce, Allah “ispat” edilmez. Allah’ın varlığının “ayetleri”, delilleri olur. Bu ayetlerden insanlar sonuç çıkarır ve bu sonuç varlığının “Şahidi” olur o kişi için. Sonra o kişi bu […]

13 Aralık 2013 2 Yorum Devamı →
Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Tahkik Dersi Veren Bir Hadis

Her yönüyle tahkik örneği olan ve metot dersi veren şu hadise bakar mısınız? “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12) Allah’ım beni affet demiyor tanımadığı bir Allah’a. Önce Allah’ın affedici olduğundan emin oluyor. Şüphesiz kelimesi bunu gösteriyor. Daha sonra Allah’ın ikram sahibi olduğunu kainattan delillerle ve enfüsi bir şekilde tasdik ediyor. […]

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Günlük Hayatın Sonsuz Önemli İşleri – Mustafa Ulusoy

Mesela, bir çiçeğin başında durmaktır kâinatın en önemli işi. Durmak ve temaşaya dalmaktır. Temaşaya dalıp, “Maşaallah” demektir. Öylesine önemlidir ki bu eylem, bu söz; çiçeğin melekleri bile nefeslerini tutarlar adeta, kendilerinden geçerler ve ağzımızdan çıkan bu sonsuz kıymetli sözü Mutlak Varlığın dergâhına taşırlar. O’nun sonsuz dergâhına ulaşan eylemlerdir kâinatın en önemli işi. Bir elmadan bir […]

30 Ekim 2013 0 Yorum Devamı →
İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Kasten Bir Mü’mini Öldürmek

Nisâ, 4: 93’te Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kim bir mü’mini kasten öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la’net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!” Bu ayet yaşayan bir mü’minin (insanın) fiziki hayatına son vermek olarak anlaşılmasının yanı sıra işari olarak şöyle bir konuya da parmak basıyor olabilir: Her insan […]

Ömür Boyu Yolculuk: Marifetullah

Ömür Boyu Yolculuk: Marifetullah

İngilizceyi ilk defa öğrenmeye başladıktan 3-5 ay sonra artık bu dili çözdüm, anlıyorum, zannetmiştim. Sonra ana dili İngilizce olanlarla konuşmaya başlayınca, anlamadığımı anladım. Eskiye göre, evet, birşeyler anlıyorum, genel gramer kurallarını öğrenmiştim. Onun için yolun sonuna geldim, zannediyormuşum. Daha da sonra ciddi kitaplar okumaya başlayınca, bu dili hiç anlamadığım ortaya çıktı. Yeniden başlamam gerek gibi […]

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

17. Söz’de Said Nursi şöyle diyor: Evet, masnuâtta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lâfz-ı mücessem olmasın, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsını okutturmasın. Mâdem şu masnuât elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Mânâsız kalan elfâzı, bilâpervâ zevâlin havasına at, arkalarından alâkadarâne bakıp meşgul olma. Peki biz neden bu asrın ihtiyaçlarına, sorularına cevap veren, marifetullah […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Dünyadan Nasibimizi Unutmamak Ne Demek?

Önemli olan hayatı bölmemek. “Hem fani hayatıma, hem ahiretime çalışacağım.” düşüncesi doğru değil. Hayatımız ya insan gibi yaşarız, ya da sadece cismaniyetini yaşayan hayvan gibi… İnsan ubudiyet için (yaratıcısını tanımak, tesbih ve hamd etmek) için bu dünyada yaşamalıdır. Şu ayet konuyla ilgili ve dünya ahiret ayrımı yapıyor gibi görünüyor: Kasas (28) : 77 “Allah’ın sana […]

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Viraneye Dönüşen İki Bahçe

Sebe, 34:15 SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!” Buradaki mesken kelimesi bana ruhumuzun meskenini, yani bedenimizi hatırlattı. Bu meskendeki işaret vicdanımız, […]

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Yakin Gelinceye Kadar Rabbine İbadet Et!

Hicr, 15:99 “Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” Bu ayetteki yakin (kesin bilgi) kelimesini genelde mealler ölüm diye çevirmiş. Yani ölene kadar Rabbine ibadet et anlamı çıkıyor dolayısıyla. İnsanın ancak öldükten sonra yakine ulaşacağını düşünüyor anlaşıldığı kadarıya meal sahipleri. Ancak bu yorum mesela Hz. Ali’nin “perde-i gayb açılsaydı yakinim ziyadeleşmezdi” anlamındaki sözüne pek […]