Etiket: Tasdik

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Abdullah Berâ – Bakara, 2:286 “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine.” “Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!” “Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!* Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!” “Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla […]

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur’un yaklaşımının farkı ve önemi nedir? Risale-i Nur’un farklı bir tefsir olduğu birçok ortamda dile getiriliyor. Bediüzzaman sanki kendi iman yolculuğunu, Kuran’dan kendi kovasına doldurduklarını bizimle paylaşıyor. Eserlerinde imanı tahkik etmenin örnekliğini yapıyor. İmanın hak olduğunu çok çeşitli delillerle gündemimize taşıyor. Bununla beraber bu eserleri, tüm tahkik vurgularına rağmen, “biz zaten Müslümanız, biz zaten […]

Hacer-ul Esved Nedir?

Hacer-ul Esved Nedir?

Mehmet Ali Akgün – Şöyle bir soruya nasıl cevap vermeli sizce? Putlara tapanlara bunlar putperest diyoruz. Neden taşa taptığı sorulduğunda “Ben onun taş olduğunu biliyorum, o taşın taşıdığı maneviyata, temsil ettiği tanrıya inanıyorum” diyor. Şimdi ben de ister istemez soruyorum. Biz Müslümanlar da bir taşı bu kadar kutsallaştırıyorsak putperestlik yapmış olmuyor muyuz?” Abdullah Berâ – Evet, Hacer-ul […]

Düşünme Düsturları – Düstur 5

Düşünme Düsturları – Düstur 5

“Evrendeki yaratılışa dikkat ettiğimizde, her bir varlığın bütün varlıklarla tam bir ahenk içinde var olmaları, onların tesadüfen varlık alemine gelmiş olma ihtimalini insan aklı için imkansız kılar.” Her bir varlık, kendi varlığındaki özelliklerle şunu ilan ediyor: “Ben ancak bütün evreni geçmiş ve geleceği ile bilip tasarrufu altında bulunduran bir kaynağın ürünü olabilirim. Beni ancak böyle […]

18 Aralık 2013 0 Yorum Devamı →
Düşünme Düsturları – Düstur 4

Düşünme Düsturları – Düstur 4

“Neden spekülasyon diyoruz? Bilimsel çalışmalara karsı mıyız?” Her insan kendisine dikkat ederse anlar ki, kendi iradesi ile yapıyor gibi görünen işlerin bile yaratıcısı olamaz. Öyleyse, insanın bir parçası olan mesela midesi ve beyni, yaptıkları işlerin yaratıcıları hiç olamazlar. Midenin veya beynin bir parçası olan hücrenin en küçük bir parçası ise kendisi yapıyor gibi görünen bir […]

18 Aralık 2013 0 Yorum Devamı →
Düşünme Düsturları – Düstur 3

Düşünme Düsturları – Düstur 3

“Zaman var oluşun devamından ibarettir. Eğer mekan yaratılmaya devam etmezse zaman diye bir kavramdan bahsetmek mantıken mümkün değildir.” Pratik hayatımızda, “Her şey değişiyor” dediğimiz zaman, “Her bir şey, yeni bir şekil ve özellikle var ediliyor” demek istediğimizi anlamamız gerekir. Bir şeyin değiştiğini söylediğimizde şunlardan biri doğru olmalı: 1) Ya, “O şey kendi kendine vardı, yani […]

18 Aralık 2013 0 Yorum Devamı →
Düşünme Düsturları – Düstur 2

Düşünme Düsturları – Düstur 2

“Kul fiilinin halıkı değildir.” İslam alimlerinin üzerinde ittifak ettikleri bu tesbiti dikkatli bir şekilde incelememiz gerekiyor. Her zaman olduğu gibi, doğru metotla yaklaşabilmemiz için, bu cümlenin doğruluğunu esas alarak ise başlamayacağız. Onun yerine, “İnsanlar, kendilerinden çıkan fiillerin yaratıcıları mıdır?” sorusu ile tahkik yöntemini seçeceğiz. İster irademizi kullanarak yapmış olduğumuz fiiller olsun, isterse de irademiz dışı […]

18 Aralık 2013 0 Yorum Devamı →
Düşünme Düsturları – Düstur 1

Düşünme Düsturları – Düstur 1

Düstur 1: Bir şeyin varlık nedenleri üzerinde düşünürken Allah katından olaylara yaklaşmamak.  İnsan aklı, her şeyin varlık nedenini sorar. Ancak bu soruya yaklaşırken doğru metodu kullanmamız lazım. Mesela, bir şeyi var olarak kabul ettikten sonra incelemenin bir dogma oluşturmak olduğunun farkına varmamız lazım. Varlığı bu şekilde dogmatik olarak sabit kabul ettikten sonra, varlıklardaki değişimin kendilerinden […]

18 Aralık 2013 0 Yorum Devamı →