Etiket: Tevhid

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Abdullah Berâ – Bakara, 2:286 “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine.” “Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!” “Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!* Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!” “Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla […]

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Bilindiği üzere tevhid iki kısımdır; Birincisi: Amiyane zahiri tevhid ki taklidi olarak tarif edilir. İkincisi: Tevhid-i hakikidir ki tasdiki olarak nitelendirilir. Bu çerçeveden bakıldığında her sözün amiyane, taklidi karşılığı olabildiği gibi tahkike dayalı tasdik edilmiş anlamı da vardır. Bunu örneklemek açısından “Subhanallah” kelimesini ele alalım. Toplumda bunun anlamı olarak “Allah kusurdan beridir, münezzehtir.” tarzında bir […]

Usûl Ya Hu

Usûl Ya Hu

1. Vahyi asla tarihe hapsetmeyeceksin! Vahiy daima burada ve şimdiden bahseder; asla orada ve geçmişten değil. 2. Vahyi, dogrudan sana konuşuyor diye okuyacaksın! Vahiy, daima senden bahseder; tarihteki insanlardan değil. 3. Daima şahit olmakla işe başlayacaksın; hükmünü gözleminin üzerine inşa edeceksin! Delil önce, sonuç sonra gelir. 4. Semavî Söz’den asla dünyevi mana çıkarmayacaksın! Mesele, “iyi” insan olmak değil; iyiliğin […]

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahye Yaklaşımımızda Usûlün Önemi

Vahyin yani Kur’an’ın en temel hedefi insanlara bir abd olarak (yani yaratıcısını tanımak üzere) bu dünyada yaşamasını öğretmektir; başka bir ifade ile iman ile kâinatla ilişki kurmanın rehberliğini yapar. Bu rehberlik bir adım sonra, sosyal bir prensip imiş gibi görünse de, hemen altında muhakkak bir iman boyutunun yani tevhide bakan yönünün olduğunu muhakkak bilmemiz ve […]

Hacer-ul Esved Nedir?

Hacer-ul Esved Nedir?

Mehmet Ali Akgün – Şöyle bir soruya nasıl cevap vermeli sizce? Putlara tapanlara bunlar putperest diyoruz. Neden taşa taptığı sorulduğunda “Ben onun taş olduğunu biliyorum, o taşın taşıdığı maneviyata, temsil ettiği tanrıya inanıyorum” diyor. Şimdi ben de ister istemez soruyorum. Biz Müslümanlar da bir taşı bu kadar kutsallaştırıyorsak putperestlik yapmış olmuyor muyuz?” Abdullah Berâ – Evet, Hacer-ul […]

Hacc’ın Anlamı

Hacc’ın Anlamı

1. Bölüm Kurban Bayramı, “Hacc”dan dolayı önemlidir. “Hacca gitmenin şartı nedir?”, “Kimler Hacca gidebilir?” sorularına en çok şu cevapları duyarız: -Müslüman olanlar. -Maddi durumu ve sağlığı gitmeye elverişli olanlar. Ama bunlar geleneksel anlayıştır ve aslında ben Haccın kendi dünyamda ne anlam taşıdığını bilmek istiyorum. Hacca giderek ne elde edeceğiz? Mesela günışığı almak için perdeleri açıp, […]

22 Aralık 2014 0 Yorum Devamı →
Sünnete Uymak Nasıl Olur?

Sünnete Uymak Nasıl Olur?

İkinci Şuada hatimeden hemen önce şöyle bir yer var. “…hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye düsturlarının hükmü altında bir sikke-i tevhid ve zâhirî karışıklıklar altında gizli, muntazam bir hâtem-i vahdet ve müşevveş ahvâl-i beşeriye altında mukadderat-ı hayatiye denilen kaza ve kaderin düsturlarının hükmü altında bir mühr-ü vahdâniyet taşıyor.” 2. Şuâ, Üçüncü Makam, Üçüncü Alâmet ve Hüccet “Hayat-ı […]

21 Aralık 2014 1 Yorum Devamı →
İçimizdeki Ebu Cehil’e Uymamak

İçimizdeki Ebu Cehil’e Uymamak

Bediuzzaman Said Nursi 28. Mektubun 4. Meselesinin 3. Noktasında şu sual sorulur: “Madem Kur’an-ı Hakîmin feyziyle ve nuruyla en mütemerrid ve müteannid dinsizleri ıslah ve irşad etmeye, Kur’an’ın himmetine güveniyorsun; hem bilfiil de yapıyorsun. Neden senin yakınında bulunan bu mütecavizleri çağırıp irşad etmiyorsun?” Bediüzzaman bu soruya “Usul-ü şeriatın kaide-i mühimmesindendir” der ve bilerek zarara razı olana […]

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Hepimiz biliyoruz ki, “eserden Müessir”e ulaşmak, “Gayb”a imanda olmazsa olmaz bir şarttır. Bir başka deyişle, “sebepten Müsebbib’e ulaşmak” usulünden bahsediyorum. Bu basit gibi görünen usulün önemini olduğunu ne kadar vurgulasak azdır. Din hakkında duyduğumuz, okuduğumuz kaynakların çoğunluğu, önce “Müessir” olan Yaratıcı Allah’a imanı peşinen kabul eder, ancak ondan sonra, ”Allah, bizden şuna inanmamızı, buna inanmamızı, […]

29 Haziran 2014 3 Yorum Devamı →
İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

İnsanlar Uykudadırlar, Ölünce Uyanırlar

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar” hadisi de genelde fiziki ölümden sonra insanın gözünün hakikate açılacağı ve hakikati net olarak göreceği şeklinde yorumlanır. Ama bu hadis de diğer birçok hadis gibi dünya-ahiret dualizmi dışında bu dünyadaki hayatımızı da kapsayacak şekilde anlaşılabilir. Kısaca hadis diyor ki: “ne zaman kendinizi sıfırlar ve göz, kulak, his, şuur, ruh, maddi anlamda […]

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

Tevhid Eğitimini Neden Günlük Hayatıma Yansıtamıyorum?

17. Söz’de Said Nursi şöyle diyor: Evet, masnuâtta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lâfz-ı mücessem olmasın, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsını okutturmasın. Mâdem şu masnuât elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Mânâsız kalan elfâzı, bilâpervâ zevâlin havasına at, arkalarından alâkadarâne bakıp meşgul olma. Peki biz neden bu asrın ihtiyaçlarına, sorularına cevap veren, marifetullah […]

Cevşen’in Hakikati

Cevşen’in Hakikati

Cevşen, Hz. Peygamber’e (sav) Hz. Cebrail’in (as) vahiyle getirdiği ve “zırhı çıkar, bunu oku” dediği, gayet yüksek ve çok kıymetdar bir münacaat-ı Peygamberidir. Buradaki Hz. Cebrail’in “zırhı çıkar bunu oku” demesinden sebeplere riayet etmenin gereksiz olması gibi bir anlam çıkarmak doğru olmasa gerek. “Devemi serbest bırakıp Allah’a tevekkül etsem olur mu?” diye soran bir sahabiye […]

32.Söz, 2.Ders

32.Söz, 2.Ders

08/15/2012 Bütün tabiatperest, esbabperest ve müşrik gibi umum envâ-ı ehl-i şirkin ve küfrün ve dalâletin tevehhüm ettikleri şeriklerin namına bir şahıs farz ediyoruz ki, o şahs-ı farazî, mevcudat-ı âlemden birşeye rab olmak istiyor ve hakikî mâlik olmak dâvâ etmektedir. İşte, o müddeî, evvelâ mevcudatın en küçüğü olan bir zerreye rast gelir. Ona rab ve hakikî […]

15 Ağustos 2012 0 Yorum Devamı →
32.Söz, 1.Ders

32.Söz, 1.Ders

08/12/2012 Otuz İkinci Söz Mevcudat-i âlem vahdâniyete şehadet ettikleri elli beş lisandan—ki Katre risalesinde onlara işaret edilmiş—birinci lisanına bir tefsirdir ve لَوْ كَانَ فِيهِمَاۤ اٰلِهَةٌ اِلاَّ اللهُ لَفَسَدَتَا âyetinin pek çok hakaikinden, temsil libası giydirilmiş bir hakikattir. Birinci Mevkıf بسم الله الرحمن الرحيم لَوْ كَانَ فِيهِمَاۤ اٰلِهَةٌ اِلاَّ اللهُ لَفَسَدَتَا لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ […]

12 Ağustos 2012 0 Yorum Devamı →
Acele İşe Neden Şeytan Karışır?

Acele İşe Neden Şeytan Karışır?

Dünyeviliğimizi susturup (=savm) Kuranın üslubu ile kainatı anlamlandırma ayı olan Ramazan’ın bereketi üzerimize olsun. Az önce, havuçları doğrarken bir parmağımın ucunu da birazcık doğradım. “Elhamdülillah, bu kesildi ama iyi ki diğer parmaklarıma bir şey olmadı” düşüncesinin, tevhidin ince ayarından geçmiş bir şükür şekli olmadığını bildiğimden, “Ne olaki bunun anlamı?” diye düşündüm ve aklıma, acele etmekle […]