Kur’an Okumaları

Allah Her Zorluktan Sonra Bir Kolaylık Yaratacaktır

Allah Her Zorluktan Sonra Bir Kolaylık Yaratacaktır

Talak, 65:7‘nin sonunda Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: Allah her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır. Bu ayetin yukarıdaki parçasını okuyunca dedim “bu ayet çok şümullü görünüyor ve genel geçer bir kuraldan bahsediyor. Hâlbuki zorluk içinde yaşamını geçiren ve bu şekilde ölen insanlar var. Bu ayet neyi ifade ediyor olmalı?” Ayette şu vurgular var gibi: İlk olarak bahsedilen […]

Bir Kur’an okuması denemesi

Bir Kur’an okuması denemesi

Ha-mim de daha önce yayınlanan Kureyş süresi üzerine bir müzakereden anladıklarımı ve de yine Ha-mim’deki kayıtlar bölümünde bulunan Muhakemat derslerinin Kur’an çalışma usulü üzerine olan yorumlarından anladıklarımı kendi ifadelerimle kaleme almak istedim. Bilinenin tekrarı olacak sizler için, fakat kendi adıma bu derlemeyi faydalı buldum. Belki bakmak isteyen birileri olur diye paylaşıyorum. Kureyş suresinden anladıklarımı  yazmadan önce, […]

“Muhkem” ve “Müteşabih” Ayetleri Anlamak Üzerine

“Muhkem” ve “Müteşabih” Ayetleri Anlamak Üzerine

Bir kardeşimiz Al-i İmran Suresinin 7. ayeti ile ilgili şöyle yazmış: هُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَاتٌ مُّحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَأَمَّا الَّذِينَ في قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاء الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاء تَأْوِيلِهِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلاَّ اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ […]

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Tahkik-i İman Mesleğinin Kadere İmana Bakan Bir Yönü

Hepimiz biliyoruz ki, “eserden Müessir”e ulaşmak, “Gayb”a imanda olmazsa olmaz bir şarttır. Bir başka deyişle, “sebepten Müsebbib’e ulaşmak” usulünden bahsediyorum. Bu basit gibi görünen usulün önemini olduğunu ne kadar vurgulasak azdır. Din hakkında duyduğumuz, okuduğumuz kaynakların çoğunluğu, önce “Müessir” olan Yaratıcı Allah’a imanı peşinen kabul eder, ancak ondan sonra, ”Allah, bizden şuna inanmamızı, buna inanmamızı, […]

29 Haziran 2014 3 Yorum Devamı →
Tahkiki İman, Afaki Tefekkür, Enfüsi Tefekkür

Tahkiki İman, Afaki Tefekkür, Enfüsi Tefekkür

Reşhavi –  “Tahkiki imanın farklı vecheleri” üzerinde durmayı teklif ediyorum: Bildiğiniz gibi, tahkiki imanın tarifi Risalelerde çok muhtelif bağlamlarda ele alınıyor. Çok kısaca şu başlıkları tesbit ederek formüllemeye çalıştım: 1. Birçok yerde geçen kısaca her şeyden Allah’ın marifetine bir yol bulmak şeklinde tarif edilen, yani, her eserden hakiki müessire gitmek manasındaki tahkiki iman: Yani, kâinatın uzak […]

26 Haziran 2014 1 Yorum Devamı →
Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

İsrailiyata ne kadar güvenebiliriz? “Bütün İsrailiyat saçmadır” denmez. Çünkü Resulullah döneminde yahut ondan bir iki asır sonra Müslüman olmuş Yahudiler, Yahudilik mirasından getirdikleri bilgileri İslam alemi içerisinde yaydıkları zaman ne tekfir edilmişler, ne öldürülmüşler, ne de suçlanmışlardır. Hatta bu Yahudilerin naklettiği bilgiler o kadar fazladır ki İslam aleminin çok güvenini kazanmış İbni Abbas’tan gelen rivayetlerde […]

23 Haziran 2014 1 Yorum Devamı →
Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Aklın nakli tevil etmesinin önemi Muhakemat’ta 1. Makalenin, 12 Mukaddemesinin 2. Meselesinde ikinci önemli nokta, aklın nakli tevil etmesidir. Lem’alar kitabı 1930 ile 1940’lı yıllar arasında yazılmıştır. Bu eserde, yukarıda bahsi geçen hadis, şüpheli bir metin olarak görülmüyor. Fakat Muhakemat’ta bu sözün bir peygamber sözü olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığı belirtiliyor. Ama Yahudi iken yani […]

7 Haziran 2014 1 Yorum Devamı →
Sedd-i Zülkarneyn’den Kendi Seddimizi İnşa Etmek

Sedd-i Zülkarneyn’den Kendi Seddimizi İnşa Etmek

Muhakemat eserinin birinci makalesi olan unsur-ul hakikat bölümünde “akıl ile nakil tearuz (çatıştıkları) ettikleri vakitte akıl esas alınır nakil tevil edilir; fakat akıl o akıl olsa gerektir .” prensibini ele alan Nursi, bazı örnek olaylarla Kur’an ayetleri ya da Rasulullah’ın hadislerinde ilk bakışta akıl ile çelişir gibi gözüken durumları nasıl tevil edeceğimizi örnekler üzerinden açıklar. […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Arkadaşlar aşağıdaki ders notlarının paylaşılmasını arzu ettiler. İnşAllah faydalı olur. Bu ders notları Fatma Özten kardeşimiz tarafından hazırlanmıştır. Bundan sonraki notlar aşağıdaki Muhakemat’tan alınan parçanın üzerine yapılan derse ait olacağından, her bölümü okurken bu ana metne müracaat etmenizi tavsiye ederiz. Muhakemat, 1. Makale, 12. Mukaddeme, 2. Mesele Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin […]

3 Haziran 2014 1 Yorum Devamı →
İman, Salih Amel İlişkisi – II

İman, Salih Amel İlişkisi – II

Mustafa – İman-Amel mevzuunda bir kaç sorum olacak. 1. Ali Abi’nin “Amel, imanı netice vermez!!!” önermesine aklım takıldı. Bunu söylerken müsbet amelin imanı takviye etme imkânını ayrı bir kategoride mi değerlendiriyoruz acaba…  Aklın imandan bir hissesi olduğu gibi kalbin, ruhun ve sair hassalarımızın, latifelerimizin de birer hissesi olsa gerek.  Namaz, oruç, hac, zikir ve sair […]

İman, Salih Amel İlişkisi – I

İman, Salih Amel İlişkisi – I

Şeyma – 25. Lem’a’yı (Hastalar Risalesi) okurken aşağıdaki bölümde aklıma bazı sorular takıldı. Yirmi Beşinci Devâ Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi ve her derde devâ ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal […]

İktisat ve Kanaat

İktisat ve Kanaat

19. Lem’a’da dikkate değer iki iktisat tarifi var: “İktisat ve kanaat, hikmet-i İlahiyeye tevfik-i hareket etmektir.” Bu tarif çok meselenin çözülmesinde bana rehber oldu. İktisat, kasıt, maksat, aynı kökten gelen kelimelerdir. Demek ki, bir şeyin yaratılışındaki hikmet, o şeyin yaratılışındaki maksattır. “Bu şeyin yaratılışındaki maksat, Yaratıcısını tanıtmaktır” diye özetlersek, o takdirde, bu şey ile olan ilişkimizin […]

17 Mayıs 2014 2 Yorum Devamı →
Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an Okuma Usûlü Üzerine

Kur’an, benim Yaratıcımın, benim gerçeğimi öğretmek ve dolayısıyla yaratılış maksadıma ulaştırmak için bana yaptığı rehberlik konuşmasıdır. Bu konuşmada geçen her türlü “temsil” benim içindir ve bu temsillerdeki bütün, eğer tabir caiz ise, “aktör”ler veya ”öğe”ler aslında bendeki bir “potansiyeli” veya “insani özelliği” temsil ederler. Temsil ile konuşmak, konunun evrenselliğinin gereğidir. Her Kur’an muhatabı, bu temsilde geçen “öğe”ler […]

İbadetimizin, Hayatımızın ve Ölümümüzün Allah İçin Olması Ne İfade Ediyor?

İbadetimizin, Hayatımızın ve Ölümümüzün Allah İçin Olması Ne İfade Ediyor?

Bir cuma hutbesinde imam şu ayetten bahsetti, ama ayeti dinlerken bende imamın anlattıklarından daha farklı çağrışımlar oldu. En’âm, 6:162 De ki: “Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.” Zannediyorum bir şeyi Allah için yapma meselesi yanlış anlaşılıyor. Allah bizim yaptığımız hiç bir şeye muhtaç olmadığına göre Allah için yapılması gerektiği söylenen şeyler […]

İnsana Verilen Sıkıntılar

İnsana Verilen Sıkıntılar

Abdullah Berâ – 2. Lem’a’dan: Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ… İnsanın aklına şöyle bir düşünce gelebiliyor. Allah’u Teâla zaten kitabında bütün isimlerini zikretmiş, “ben Şafi’yim, ben Muhyi’yim, ben Rezzak’ım” vs. demiş. Bizim musibetlere maruz kalmamıza ne gerek vardı, Kur’an’ı okuyarak tanıyamaz mıydık değişik isimleriyle Rabbimizi? Hayır. İnsan […]

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

“İlmî Çalışma” Ne Demek?

Doktora çalışması yapmak, daha önce söylenilenlere, kendi çağındaki şartlar dahilinde ihtisaslaşarak, bir ileri noktada bir şeyler söylemek ve çözüm üretmektir. Bu demek değildir ki, daha önce söylenilenleri, mesela, İbni Sina’yı aştık. İbni Sina hala ilim dünyasında önemini korur. Herkes zamanının çocuğudur. Herkes kendi şartlarında “özel” olarak yaratılmıştır. Nursi’ye gelince: Nursi düsturlar koymuştur, ”ilim” yapmamıştır. Sırf […]