Risale-i Nur Okumaları

İlham-İrade İlişkisi ve Risale-i Nur’un Yazılmasında İlhamın Rolü

İlham-İrade İlişkisi ve Risale-i Nur’un Yazılmasında İlhamın Rolü

Arkadaş! Katre nâmındaki eserimde Kur’ân’dan ilhamen takip ettiğim yol ile ehl-i nazar ve felsefenin takip ettikleri yol arasındaki fark şudur… (Mesnevi-i Nuriye, Katre’nin Zeyli) “Kuran’dan ilhamen takip ettiğim” yol diyor. Bu ne demektir? Risale-i Nur okuyanların belki tavırlarının yanlışlığından, belki kendilerini ifade edememelerinden, belki kendilerinin genellikle yanlış anlamalarından kaynaklanan bir kelimedir “ilham”. Öncelikle bir gerçek var ki risale okuyanlar, […]

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

Habibe – Aşağıdaki parça ile ilgili kafama takılan bir sual var.  İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazen bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. (Hakikat Çekirdekleri) Uzun zamandır derslerimizde de bahsettiğimiz gibi insan hakikati araştırma ve bulma fıtratı üzerine yaratılmıştır. İnsanın “neciyim, nereden geldim, nereye […]

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Bilindiği üzere tevhid iki kısımdır; Birincisi: Amiyane zahiri tevhid ki taklidi olarak tarif edilir. İkincisi: Tevhid-i hakikidir ki tasdiki olarak nitelendirilir. Bu çerçeveden bakıldığında her sözün amiyane, taklidi karşılığı olabildiği gibi tahkike dayalı tasdik edilmiş anlamı da vardır. Bunu örneklemek açısından “Subhanallah” kelimesini ele alalım. Toplumda bunun anlamı olarak “Allah kusurdan beridir, münezzehtir.” tarzında bir […]

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

28. Lem’a, 27. Nükte Yusuf Sûresi, 12:53 اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ Meali: (Haşiye) “Nefis daima kötü şeylere sevkeder.” âyetinin, hem de اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَالَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ mânâ-yı şerifi: “Senin en zararlı düşmanın nefsindir.” Hadîsinin bir nüktesidir. Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez, […]

Aranması Gereken Meçhuller

Aranması Gereken Meçhuller

Leyletu’l-Kadr gibi hep “aranması” gereken meçhuller, bilinemezler (veli kişiler, Cuma günü dua kabul vakti, deccal, mehdi, ecelimiz, kıyamet vs) tarif gereği bilinemezler. Yani onların bilenemez oluşudur, onları kıymetli yapan. Bilindiği zaman onların kıymeti kalmaz! O gece Kadir Gecesi olmaz! Aranmayan bir gece Kadir Gecesi olabilir mi? Tarif gereği kendini inkar eder. Şu noktaya dikkat etmemiz […]

2 Ağustos 2016 0 Yorum Devamı →
Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur’un yaklaşımının farkı ve önemi nedir? Risale-i Nur’un farklı bir tefsir olduğu birçok ortamda dile getiriliyor. Bediüzzaman sanki kendi iman yolculuğunu, Kuran’dan kendi kovasına doldurduklarını bizimle paylaşıyor. Eserlerinde imanı tahkik etmenin örnekliğini yapıyor. İmanın hak olduğunu çok çeşitli delillerle gündemimize taşıyor. Bununla beraber bu eserleri, tüm tahkik vurgularına rağmen, “biz zaten Müslümanız, biz zaten […]

Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Risale-i Nur Külliyatının Lahikalar adı altında neşredilen kitaplarını okurken 4M (Mütekellim, Muhatap, Maksat, Makam) meselesine özellikle dikkat edilmesi gerekir. Her söz veya yazının kaçınılmaz olarak 4M muvacehesinde anlaşılması zorunludur. Fakat Lahikalar okunurken veya nakledilirken mutlaka 4M’in tarihî boyutu da (zaman, mekân, yani olayın geçtiği yer, fiziki ve psikolojik, sosyolojik, politik vs. şartlar) göz önüne alınarak nakledilmelidir. […]

11 Mayıs 2016 6 Yorum Devamı →
Buğday mı, Himmet mi?

Buğday mı, Himmet mi?

Yunus Emre’nin manevi serüveninin başlangıcını teşkil eden meşhur kıssasını bu yazıya konu edeceğim. Duymamış olanlar için kısaca: Anadoluda bir zaman kıtlık çıkmış. Yunus da fakir bir ekinci, o sene buğdaysız kalmış. Duymuş ki Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahına gidenleri eli boş çevirmiyorlar. O da, ailesinin rızkı için yola düşmüş. Beraberinde dağdan topladığı bir miktar yemiş götürüp […]

Üretirken Tükenmek

Üretirken Tükenmek

Çocukların ders kitabında üretim-tüketim başlığı vardı. Tüketim genel olarak bir ihtiyacımızı satın almak ve onu kullanmak; üretim de bir eşyanın satın aldığımız hale gelinceye kadarki geçirdiği aşamalar olarak anlatılıyor. Öğretmen böyle bir konuyu anlatırken arada israf ile alakalı bir hadis de zikretse konu İslamileşmiş olur mu? Eğer herhangi bir şeyin üretimini “Müslüman” biri yapıyorsa o […]

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Mehmet Ali – Mesnevi’deki yanda verdiğim prensip çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Bu çok hakikatli ve temelli bir prensip. O kadar ki, tüm Risale-i Nur’lar bu prensip üzerine yazılmış. İlgili paragrafın tamamı şu şekilde: İ’lem eyyühe’l-aziz! Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor. Amma, bizzat vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî […]

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

“Ali Mermer ve Senai Demirci, yarım yüzyıla varan ders halkası birikimleriyle, Dokuzuncu Söz’ün dip seslerine kulak kesiliyor, Kur’anî göndermelerini yokluyor, Risale-i Nur’un göz gezdirdiği ufka açılıyorlar. Said Nursî’nin ardı sıra bıraktığı ‘nüve’ metnin neşvünemasına şahitlik ediyorlar. Risale-i Nur’un, vahye tutunan ve esmaya uzanan metnine refakat ederek, namazı “zaman aynası” olarak okuyorlar. Her iki yazar, Risale-i Nur’un şerh ve izah […]

20 Ocak 2016 0 Yorum Devamı →
Harekât-ı Zerrât

Harekât-ı Zerrât

Mehmet Ali –  Geçenlerde bir arkadaş, “Bize masum ve sevimli görünen hayvanları keserek yemenin hikmeti nedir?” gibisinden bir soru sormuştu. O zaman Risale-i Nur’dan aşağıdaki parça aklıma geldi; acaba bu parçada onun bir cevabı gizli midir diye düşündüm. “Saniyen: Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek, onlara bir ücret-i kemâl hükmünde madeniyat derecesine çıkarmasıyla ve […]

Delil-i İhtira: Her An Orijinalliğini Gözlemlediğimiz Yaratılış

Delil-i İhtira: Her An Orijinalliğini Gözlemlediğimiz Yaratılış

İKİNCİ DELİL-İ KUR’ÂNÎ: Delil-i ihtiradır. Bunun hülasası: “Mahlûkatın her nev’ine, her ferdine ve o nev’e ve o ferde mürettep olan âsâr-ı mahsusasını müntiç ve istidad-ı kemâline münasip bir vücudun verilmesidir. Zira hiçbir nev-i müteselsil, ezelî değildir. “İmkân” bırakmaz. Hem de bizzarure bazının “hudus”u, nazarın müşahedesiyle ve sairleri dahi aklın hikmet ve nazarıyla görülür.” Vehim ve […]

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Abdullah Berâ – “Üçüncü Medrese-i Yusufiyenin tek bir dersinin üçüncü kısmı: Mukaddime” isimli kısmı okurken kelime-i şehadetin ikinci kısmını genellikle göz ardı ettiğimi farkettim. Birinci kısımda “şehadet ederim ki ilah yoktur Allah’tan başka” derken, kainatı tefekkür ederek hiç bir şeyin ilah ve ilaha ait özelliklere sahip olmayacağı sonucuna ulaşarak, yani Lailahe diyerek “Allah’tan başka” sonucuna ulaşmamız gerektiği […]

Said Nursi’nin Vasiyetnamesi

Said Nursi’nin Vasiyetnamesi

Bilirsiniz ki, şu zamanda şu vazife-i imaniye çok mühimdir. Benim gibi zaif, fikri çok cihetlerle inkısam etmiş bir biçareye yüklenmemeli, elden geldiği kadar yardım etmeli. Evet, mücmel ve mutlak hakaik, biz zahirî vesile olup çıkıyor. Tanzim ve tasfiye, tasvir ise, kıymettar, muktedir ders arkadaşlarıma aittir. Bazan onlara vekâleten tafsilâta, tanzimata girişiyorum, noksan kalıyor. Barla Lahikası […]

23 Ağustos 2015 1 Yorum Devamı →
İslam’ın Geleceği Efkârın Hâkimiyetinde

İslam’ın Geleceği Efkârın Hâkimiyetinde

Sekizinci Mukaddeme Şu gelen uzun mukaddemeden usanma. Zira nihayeti, nihayet derecede mühimdir. Hem de şu gelen mukaddeme her kemâli mahveden ye’si öldürür. Ve herbir saâdetin mâyesi olan ümidi hayatlandırır. Ve mazi başkalara ve istikbal bize olacağına beşaret verir. Taksime razıyız. İşte mevzuu, ebnâ-yı mâzi ile ebnâ-yı müstakbeli muvazene etmektir. Hem de mekâtib-i âliyede elif ve […]

19 Ağustos 2015 0 Yorum Devamı →