Yazarlar

Abdullah Berâ

Bu köşede çeşitli platformlarda yapılan müzakereler sonucunda ortaya çıkmış bazı hakikatleri paylaşmaya çalışacağım. Bu hakikatlerin ortaya çıkmasında yorum ve eleştirileri ile büyük katkı sağlayan bütün hakikat yolcularına teşekkürü bir borç biliyorum. Yazılardaki eksiklikler hiç süphesiz bana aittir.

Abdürreşid Şahin

Artvin Hopa doğumluyum, mesleğim öğretmenlik; "hayatımı anlamlandırma çabası içerisinde düşe kalka yol alan, acz ve fakrını fark etmiş bir kulum."

Alaaddin Taşkın

Bitmeyen mutluluğu arıyor...

Ali Mermer

Ali Mermer, New York Şehir Üniversitesi, Queens'te din görevlisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

Fatmanur Köksal

Hayattaki doğru cevaplara “sahip” olduğumu zannederken (Müslümanım, namazımı kaçırmam, iyi kalpliyim vs.) bütün bunların birer iddiadan ibaret olduğunu farkettim. Soru sormamak, "tamam, kabul ettim" demek anlamış olmak mıdır, yoksa sahte bir emniyet mi? Ha-Mim’de içinde bulunduğum ezbercilikten kurtulmayı ve bu vesileyle vahyin teklif ettiği, eşyayla, insanlarla ve hadiselerle konuşma dilini öğrenmeyi ümit ediyorum.

Habibe Işık

Necisin? Nereden geldin? Nereye gidiyorsun? Sorular çok basit değil mi? İki kelimelik. Lakin bu soruların cevabı için ciltlerle kitap yazmışlar asırlar boyunca. İşte ömür sermayesinin büyük bir kısmını tüketmişti belki de Habibe bu soruları sorduğunda kendine. O gün bu gündür iyi bir mütefekkir olma yolunda ömür sermayesini kullanmaya çalışan bir yolcu.

İlhan Akan

Biyoloji'de Lisans ve Moleküler Biyoloji'de doktora yaptım. Uzun süre yaratılışa seküler bir gözle baktıktan sonra son zamanlarda kainat kitab-ı kebirini okumayı öğreniyorum.

İlyas Üzüm

Dünyalıyım. Güneş Sistemi sokağında oturuyorum. Yaşadığım Samanyolu galaksisi şehrini bile gezemedim. Yolda mıyım, emin değilim ama "yolda olmak, yolcu olmak" istiyorum; zaman ve varlığın sonsuz yolculuğunda.

Levent Bilgi

Dr. Levent Bilgi bir göçmen. yani yersiz yurtsuz biri. Balkan savaşlarında dedeleri Mora'dan göçmüşler. O şimdilerde kendisiyle, ama hep kendisiyle uğraşıyor. Dosto’nun dediği gibi “İnsanlara olan saygısını yitirmemek için insanlardan uzak duruyor.” Okumak, düşünmek ve yazmak için hiç olmadığı kadar zamanı ve şevki var. Ve şimdi o, birçok sayfasını atlayarak bitirdiği hayat kitabının en başından başlamak istiyor. Bu cihana sığmadığının ve hiçbir zaman da sığamayacağının bilinciyle, ölüm çok yakındaymış gibi yaşamak istiyor.

Mehmet Ali Akgün

Dini, insanın kendi gerçeği olarak tanımlamayı doğru buluyorum; dolayısıyla din ve getirmiş olduğu her türlü tanım, hayatın üzerine ekstradan konulan aksesuarlar değil, aksine, olmazsa olmaz kavramlardır demek çok insani bir tavır ve bana çok tatmin edici geliyor. Hal böyle iken, İslamiyet'i de insanın kendi gerçeğini teslim etmesi olarak tarif etmek mümkün. Böylece dinin neden fıtrat dini olduğu ortaya çıkıyor. Bu bağlamda yapılan "dini" sohbetlerden hoşlanan birisi olarak katıldığım ortamlarda dikkatimi çeken bazı noktaları bu sitede ilgilenenlerin dikkatine sunmaya çalışacağım. İnşallah yararlı olur.

Muhammed Ali Asil

Osman Demir

Evliya Çelebi’nin “Onbir ay yirmisekiz gün kaldım hala yaz gelecek diyorlardı” dediği coğrafyada dünya misafirhanesine gözlerimi açmışım. Sorular, kaygılar, korkular, hüzünlerle ve bu yaşadığım hallere cevap bulma gayreti ile geçen yirmi üç yıllık bir zaman diliminin ardından geldiğim ve bana her yönüyle yabancı olan ülkede yirmiüç yıl boyunca inşa etmeye çalıştığım “Müslüman” kimliğimin adım adım çöküşünü yaşadım. Yirmialtı yaşına ulaştığımda Nano-Malzemelerde aldığım Master derecesiyle hayatımın en büyük anlamsızlığına düştüm çünkü hayatımın en büyük “putunun” insaniyetimin ebedi ihtiyaçlarını karşılamaktaki acziyetini iliklerime kadar hissettim. Şimdi, Rabbim ile ilk defa tanıştığım ve vatanım bildiğim arzın bu yakasındaki topraklarda dünya tasavvurumu Vahyin ışığında nasıl inşa edebilirim, nasıl mü’min bir abd ve vazifesinin şuurunda olan bir halife olarak yaşarım diye arayışlara ve duaya devam…

Senai Demirci

Bugün doğdu, ömrünü bugün biliyor.
İlk taze nefesini bugün aldı.
Sonunu sonsuzluğa göre hazırlamaya çalışıyor.

Şeyma Nur

Kainatta ve kendinde olup biten olayları anlamak için, heyecanlı bir çocuk edasıyla gözlemleme ve araştırma gayesinde ve hayat tablosunu bu şekilde çizmeye çalışan aciz ve nazenin bir kul.

Yusuf Osmanlıoğlu

Hayat yolculuğunda karşılaştığı binbir çeşit soru(n)larına tatmin edici cevaplar arıyor...

Zafer Devrim Özdemir

"Hayır; gördüklerinize yemin ederim... Ve görmediklerinize..." Hâkka 69:38-39

Zübeyir Nişancı

Zübeyir Nişancı, İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesidir. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden lisans, Hartford Seminary’den ise yüksek lisans derecesini aldı. Yüksek lisans eğitimi sırasında Hartford Institute Religion Research’da araştırma projelerinde çalıştı. Doktora eğitimini de Loyola University Chicago Sosyoloji bölümünde tamamladı.