KUR'AN OKUMALARI

Kur’an Anlama Atölyesi

Kur’an Anlama Atölyesi

1. Kur’an Atölyesi Çalışmaları, mealleri eleştirel bir yöntemle okuyarak, mealin çağrışımından Kur’ân’ın ana sesine intikal ederek, Arapçanın canlı ve doğurgan akışına doğrudan katılarak Kur’ân’ı anlayabileceğimiz bir kapı aralamayı hedefliyor. 2. Mealler sorgulanamaz şeyler değildir. Çoğu mealde, Kur’ân’ı tarihsel bağlamda okuyan, vahye ölü metin muamelesi yapan, önceki meallerdeki şablonları tekrarlayan, kelimeleri canlı köklerinden koparıp öldüren özensizlikler […]

Peygamber Aramızda mı?

Peygamber Aramızda mı?

Ali – Şu ayet üzerinde biraz tefekkür edebiir miyiz? Bizim için şu anda çok önemli bir ayet gibi görünüyor. Peygamberin içimizde olması ve bizim mağfiret dilememiz arasında da bir bağlantı olmalı. وَمَا كَانَ اللّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ (8:33) 8:33 “Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, […]

16 Aralık 2016 2 Yorum Devamı →
Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur: Bir İmanî Usûl Rehberi

Risale-i Nur’un yaklaşımının farkı ve önemi nedir? Risale-i Nur’un farklı bir tefsir olduğu birçok ortamda dile getiriliyor. Bediüzzaman sanki kendi iman yolculuğunu, Kuran’dan kendi kovasına doldurduklarını bizimle paylaşıyor. Eserlerinde imanı tahkik etmenin örnekliğini yapıyor. İmanın hak olduğunu çok çeşitli delillerle gündemimize taşıyor. Bununla beraber bu eserleri, tüm tahkik vurgularına rağmen, “biz zaten Müslümanız, biz zaten […]

Yemin Olsun Bu Beldeye

Yemin Olsun Bu Beldeye

لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿١﴾ وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿٢ (Yemin olsun bu beldeye ki ona ancak sen yaraşırsın- helalsin) Kuranda Cenab-ı Hak bir şey üzerine yemin ediyorsa, bu şey mucize kabilinden Allah’ın varlığının delili olan bir şeydir. Yani Allah bir şeyin üzerine yemin ediyorsa onu kendi varlığının ya da o kontekst içinde yer alan […]

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Abdullah Berâ- Aşağıdaki ayetler Uhud savaşından bahsediyor. Al-i İmran, 3:121-125 121. VE [hatırla o günü ey Peygamber], inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyordu, 122. içinizden iki grubun paniğe kapıldığını [da]; halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah’a güven duymalıydılar: 123. zira, siz son derece […]

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Abdullah Berâ – Al-i İmran, 3:16 الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ “Onlar: ‘Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru’ diyenler” “ve gına”daki vav’ı açıklama vav’ı (“yani” anlamındaki vav) olarak düşünürsek bu ayette sanki günah’ın tanımı yapılıyor. “Ateşin azabı”, insanın yaratıcısıyla ilgisini kesmesinin yakıcı bir […]

KAİNAT VE İNSAN

“Musibet zamanı uzundur” derler – V

“Musibet zamanı uzundur” derler – V

Şu hakikat ki, peygamber (sav) ile elçiliğinde bizler vahye muhatap edildik ve bizlere ahirete dair bilgiler verildi. Geniş insanlık dairesindeki elçi/rasul Peygamber asm ise, insanın kendi nefis dairesindeki elçi de onun aklının ve kalbinin beslediği vicdanıdır. Yani her dairede bir elçi var. Yaratıcıyı tanımada insanın önünde üç kaynak var; kainat, Kur’an, ve rasul. Kainatsız Kur’an […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – IV

“Musibet zamanı uzundur” derler – IV

Yaratılış her seferinde bize bir teklifle gelir ve göğsümüzün üstüne oturur. Bizi sıkar da sıkar; daralırız, nefes alamayacak gibi oluruz. Teklifini yapar: beni oku. Sonra o gitse bile bir başkası gelir ve bizi sarıp sarmalar, etrafımızı çevreler; aynı teklif ile karşılaşırız: beni oku. Nietzsche diyor ki, “What truly enrages people about suffering is not the […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – III

“Musibet zamanı uzundur” derler – III

Rabbime müracaat ettim. Bekliyorum, O’dur gönlüme inşirah verecek olan, O’dur derdime icabet edecek olan. Belki de benim asıl derdim, günlerdir düşündüğüm değildir; belki de Rabbim yolun sonun asıl derdimi görmeyi nasip edecek. Ama nasıl? Bunun için ben ne yapmalıyım? Nasıl düşünmeliyim? İncil’de bir ayet var. Diyor ki, “and these signs will accompany those who believe: […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – II

“Musibet zamanı uzundur” derler – II

….onu anlamak için bana dua edin. İnsanın kafasındaki yük bedenine çok ağır geliyormuş, inşaAllah yükümün hayırla hafiflemesi için de …. Kavli dua ile birlikte fiili dua da lazım. Birlikte yapmaya çalışalım. 2:286 لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۜ (Allah kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla mükellef kılmaz ) sırrınca kaldıramayacağımız yük yok ise eğer kaldıramadıklarımızı nasıl açıklayacağız? […]

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

“Musibet zamanı uzundur” derler – I

Ancak avamın anladığı gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil uzun bir ömrü netice verdiği için uzundur. Demek, musibeti uzun bir ömrün anahtarı ve şifresi gibi kullanabilmek gerek. Zira, 2:156 [tooltip] الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ [end-text] Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. [/tooltip]  […]

Bilinmeyen Yönleriyle Peygamber – Metin Karabaşoğlu

Bilinmeyen Yönleriyle Peygamber – Metin Karabaşoğlu

Herşey, ilk kez okuduğumda beni heyecanlandıran bir eseri, son okuyuşumda duyduğum taze bir heyecanla başladı. İlk okuyuşumun üzerinden neredeyse on yıl geçmişti ve bu, belki yedinci, belki sekizinci okuyuşumdu. Bu eseri okumayı seviyordum, zira dünyama Hz. Peygamberin hayatından hatıralar ve hisseler taşıyordu. Bu elbette güzeldi de, son okuyuşumda farkettiğim bir husus çok daha güzeldi. Edison bin […]

27 Mayıs 2016 0 Yorum Devamı →

RİSALE-İ NUR OKUMALARI

İlham-İrade İlişkisi ve Risale-i Nur’un Yazılmasında İlhamın Rolü

İlham-İrade İlişkisi ve Risale-i Nur’un Yazılmasında İlhamın Rolü

Arkadaş! Katre nâmındaki eserimde Kur’ân’dan ilhamen takip ettiğim yol ile ehl-i nazar ve felsefenin takip ettikleri yol arasındaki fark şudur… (Mesnevi-i Nuriye, Katre’nin Zeyli) “Kuran’dan ilhamen takip ettiğim” yol diyor. Bu ne demektir? Risale-i Nur okuyanların belki tavırlarının yanlışlığından, belki kendilerini ifade edememelerinden, belki kendilerinin genellikle yanlış anlamalarından kaynaklanan bir kelimedir “ilham”. Öncelikle bir gerçek var ki risale okuyanlar, […]

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

Habibe – Aşağıdaki parça ile ilgili kafama takılan bir sual var.  İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazen bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. (Hakikat Çekirdekleri) Uzun zamandır derslerimizde de bahsettiğimiz gibi insan hakikati araştırma ve bulma fıtratı üzerine yaratılmıştır. İnsanın “neciyim, nereden geldim, nereye […]

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Subhanallah Derken Ne Kastediyoruz?

Bilindiği üzere tevhid iki kısımdır; Birincisi: Amiyane zahiri tevhid ki taklidi olarak tarif edilir. İkincisi: Tevhid-i hakikidir ki tasdiki olarak nitelendirilir. Bu çerçeveden bakıldığında her sözün amiyane, taklidi karşılığı olabildiği gibi tahkike dayalı tasdik edilmiş anlamı da vardır. Bunu örneklemek açısından “Subhanallah” kelimesini ele alalım. Toplumda bunun anlamı olarak “Allah kusurdan beridir, münezzehtir.” tarzında bir […]

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

28. Lem’a, 27. Nükte Yusuf Sûresi, 12:53 اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ Meali: (Haşiye) “Nefis daima kötü şeylere sevkeder.” âyetinin, hem de اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَالَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ mânâ-yı şerifi: “Senin en zararlı düşmanın nefsindir.” Hadîsinin bir nüktesidir. Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez, […]

Aranması Gereken Meçhuller

Aranması Gereken Meçhuller

Leyletu’l-Kadr gibi hep “aranması” gereken meçhuller, bilinemezler (veli kişiler, Cuma günü dua kabul vakti, deccal, mehdi, ecelimiz, kıyamet vs) tarif gereği bilinemezler. Yani onların bilenemez oluşudur, onları kıymetli yapan. Bilindiği zaman onların kıymeti kalmaz! O gece Kadir Gecesi olmaz! Aranmayan bir gece Kadir Gecesi olabilir mi? Tarif gereği kendini inkar eder. Şu noktaya dikkat etmemiz […]

2 Ağustos 2016 0 Yorum Devamı →
Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Lahikaları Okumada Usûlümüz Nasıl olmalı

Risale-i Nur Külliyatının Lahikalar adı altında neşredilen kitaplarını okurken 4M (Mütekellim, Muhatap, Maksat, Makam) meselesine özellikle dikkat edilmesi gerekir. Her söz veya yazının kaçınılmaz olarak 4M muvacehesinde anlaşılması zorunludur. Fakat Lahikalar okunurken veya nakledilirken mutlaka 4M’in tarihî boyutu da (zaman, mekân, yani olayın geçtiği yer, fiziki ve psikolojik, sosyolojik, politik vs. şartlar) göz önüne alınarak nakledilmelidir. […]

11 Mayıs 2016 6 Yorum Devamı →

MÜZAKERELER

Dua Anlayışımız Nasıl Olmalı?

Dua Anlayışımız Nasıl Olmalı?

Habibe – Bugün 32. Sözün 5. dersinin kaydında Ali abinin dua ile ilgili sözlerini dinlerken ”dua” anlayışımda bir problem olduğunu fark ettim. Nasıl mı? Risale-i Nurda dua ile ilgili birçok kısmı ezbere söylemek kolay. Mesela “Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler”, “dua bir ubudiyettir, kulluktur” diye başlayan cümleler, duanın kabul […]

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Güç Yetiremeyeceğimiz Yük

Abdullah Berâ – Bakara, 2:286 “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine.” “Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!” “Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!* Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!” “Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla […]

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Mehmet Ali – Mesnevi’deki yanda verdiğim prensip çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Bu çok hakikatli ve temelli bir prensip. O kadar ki, tüm Risale-i Nur’lar bu prensip üzerine yazılmış. İlgili paragrafın tamamı şu şekilde: İ’lem eyyühe’l-aziz! Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor. Amma, bizzat vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî […]

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Mehmet Ali –  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ Fil Suresi, 105:1 – Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Ben gör(e)medim. Gören varsa gördüklerini paylaşabilir mi? Abdullah Berâ –  Fil Suresi 1 – Rabbinin Ashab-ı fil’e ettiklerini görmedin mi? 2 – Onların hile ve düzenlerini boşa çıkarmadı mı? 3 – Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi. 4 – Bunlar […]

Kısasta Hayat Vardır

Kısasta Hayat Vardır

Abdullah Berâ –  Bakara (2): 179  وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Ey akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır, böylece korunursunuz. Yukarıdaki ayet fıkhî verilen mana dışında şunları çağrıştırdı: Bize verilen latifeleri veriliş amacına uygun kullanmayıp Cenab-ı Hakkın isimlerini tanımadığımızda onun karşılığı bize doğrudan ve hemen (kısas) veriliyor. Mesela kainattaki rahmeti […]

Harekât-ı Zerrât

Harekât-ı Zerrât

Mehmet Ali –  Geçenlerde bir arkadaş, “Bize masum ve sevimli görünen hayvanları keserek yemenin hikmeti nedir?” gibisinden bir soru sormuştu. O zaman Risale-i Nur’dan aşağıdaki parça aklıma geldi; acaba bu parçada onun bir cevabı gizli midir diye düşündüm. “Saniyen: Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek, onlara bir ücret-i kemâl hükmünde madeniyat derecesine çıkarmasıyla ve […]

DİĞER YAZILAR

Sabır ve Dünya Hayatı

Sabır ve Dünya Hayatı

Dini istilahtaki sabır nedir? Zorluklar karşısında dişini sıkmak olmamalı sadece. Zira bu, sabrın dünyevi ve seküler tanımı olabilir. Ancak, iman merkezli sabrın ne demeye geldiğini çözmek ve ona göre yaşamak durumundayız — eğer biz kendimize mü’min diyor isek. İmana dayanan sabrı bir misal çerçevesinde anlamaya çalışalım. Monopoly (Borsa) oyununu bilirsiniz belki. Oyunun içinde, farz-ı muhal bir […]

İmanî Konularla İlgili Metinleri Okurken Takınılacak Tavır

İmanî Konularla İlgili Metinleri Okurken Takınılacak Tavır

İnsan, sınır konulamayacak özelliklerle donatılmış. Bu özellikleri değerlendirebilmesi için insana sorgulama kabiliyeti verilmiş. İnsan, muhatap olduğu her şeye “Nasıl” “Niçin” gibi sorularını yönelterek sanki kâinatın ve kendinin sırrını çözmeye namzet kılınmış. Sorgulama istidadımızı kullanıp kullanmama özgürlüğüne de sahip kılınmışız. İnsan kendisine dikkat edince şunu anlayabiliyor: Sorgulama kabiliyetini kullanmamayı tercih eden bir kişi, insaniyetinin sırrını çözemez. […]

21 Şubat 2017 1 Yorum Devamı →
Ramazan’a Ulaşmak

Ramazan’a Ulaşmak

Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde, Ramazan’ın bereketini dünyama taşıyarak, “Bayrama” ulaşmam için ipuçları niteliğinde bazı sorular canlandı iç dünyamda: Bu seneki Ramazan’da hangi Kur’an hakikati dünyamda inkişaf edecek? Geçen seneye göre, bu sene hangi imanî nazarla dünyadaki olaylara karşı bakışımı genişleteceğim? Bu sene Ramazan’da oruçla kendimi vahyin mesajına hazır hale getirebilecek miyim? Hangi eksik ve […]

30 Mayıs 2016 0 Yorum Devamı →