“Çendan gözleri Cennette tenezzüh eder; fakat vicdanlarındaki Cehennem tazip eder. öyle de, mehâsinine işaret ve istiğnasına remiz ve teellüm-ü firaka imâ ve şevke tasrih ve taleb-i visale telvih ve terahhumunu celb eden hüsnüne tansis etmekle beraber, hissiyatını tahrik eden heyet-i etvarıyla çok hayâlât-ı rakikayı göstermişlerdir.”
Gözleri Cenneti tenezzüh eder. İnsanın duyguları vuslatı, güzellikleri ister; ebedi saadete namzettir. Fakat vicdanlarındaki Cehennem tazip eder, eğer o vicdan cennetin yolunu bulmamışsa, cenneti verecek olanı tanımamışsa, bir taraftan cennetin ümidini yaşarken diğer taraftan gaflet halinde firakın cehennemini yaşar. Bunun örneğini de son beyitte göstermiştir. Bu son cümlede mehasine işaretler var; istiğnasına remizler var, ayrılık elemlerine imalar var; şevke getirmeye tasrihler, açıklayıcı bilgiler, ek cümlecikler var; taleb-i visale telvihler var, kavuşma talebine kinayeler, işaretler var; şefkati, acımayı celb eden güzelliği inceden inceye araştırmakla birlikte insan duygularını tahrik eden etrafında yapmış olduğu bütün çağrışımlarla birlikte ince hayalleri göstermişlerdir.
Baştaki cümlede, kelam hayalin tavanını deler ve hayal dünyasına girer, demişti. Biz de hayali, uydurma şeyler olarak anlamayacağız. İnsan bu dünyada güzel bir eşyayı gördüğünde o eşyaya sahip olmak ister, o eşyaya sahip olmak istediğinde, o eşyanın güzelliği onun dünyasında çağrışımlar yapar, o çağrışımlar ise insanda her şeyin ebedi ve mükemmel olanını istetir. Kur’an bu ebedi arzulayan hayali canlandırmak üzere yapılan tasvirlerle dolu belagat unsurları içeren bir kitaptır. Ve Kur’an buna göre okunmalıdır.
Not. Fatma Özten tarafından hazırlanmıştır.



Masallah harikulade bir yazi. Beni derin dusuncelere ve canli hayallere sevk ettiniz. Bu fani dunya hayatimi maksadima uygun sekilde yasayabilirim insallah. Tesekkurler nazik hatirlatmalariniz ve hayati oneme sahip vurgulariniz icin.