Diğer Kainat ve İnsan Kur'an Okumaları Usûle Dair

Hz. Davud (as) Kıssasında Kendimi Buldum- 2

Zenginlik bize verildiği için biz “Bizim kadar zenginlik verilmemiş olanlardan daha üstünüz,” diyemeyiz. Halk tarafından çok tanınmamış fakir bir kimseden daha fazla hüküm sahibi olmayı arzulayan ve kendilerini zengin olmakla savunan bu insanlar ile Peygamberlik mesajı arasındaki çelişki pratik hayatımıza nasıl yansır? Olayları nasıl anladığımıza bağlı olarak cevabımız değişir. Şöyle ki;

Fakirken bir çeşit aşağılık kompleksi olabilirken zengin insanlara olan hayranlık duygusuna sahip olan bir tutum içerisinde olabiliriz. Kur’an, Karun’u nasıl tanımlıyor? İnsanlar onun ağızları açık bırakan zenginliğini görüyorlar ve “Bunlardan birazı bile bizim olsa…” diyorlar. Bir insanın zenginliğine nasıl hayran olunduğunu görüyoruz burada. Biz ise “Bu zenginliği ona Allah verdi ve ben de Allah’tan bana bir şekilde bu zenginliği vermesini isteyebilirim” demeliyiz. O kişinin zenginliğine değil Rabbimizin cömertliğine hayran olmalı ve güvenmeliyiz. “Allah’ım, bana da biraz ver,” demeliyiz. Böyle bir istek Karun’un mülküne hayran olmak değildir. Bunların ikisi farklı konulardır fakat bu dünyada bir karar verirken hangi kriteri kullanacağımıza dikkat etmeliyiz; Nebevi kriter mi yoksa kendi egoist kriterlerimiz mi? Bu ayrımı yapmak zorundayız.

Şimdi ‘Allah’ın otorite veya yetki vermesi’ nin ne olduğunu konuşalım. Misal, ailede kardeşler arasında en genç olan benim. Erkek veya kız kardeşlerimden biri veya ailedeki herhangi biri benden önce doğmuş olsa ben onları kıskanacak mıyım? Hayır çünkü bu Allah’ın seçimidir, bizim değil. Biz mahluk yani yaratılmış pozisyonunda olduğumuzu kabul etmeliyiz. Tıpkı bunun gibi Allah birilerine bazı zenginlikler vermiş veya vermemiş, bu Allah’ın Hikmetine, Rahmetine bağlı olarak sonuçlarını yaratmasıdır. İnsanların gayretleri yalnızca Allah’a yalvarmanın bir yoludur. Sonuç ise Allah’ın tercihidir.

Her an yeniden, sıfırdan, düzenli bir şekilde Allah’ın iradesi dahilinde her ânı diğerinden farklı olarak yaratılan evrenin düzenini takip ediyoruz. O halde, bu dünyanın koşulları içerisinde düşünmeliyiz fakat son kararı yine Allah’ın vereceğinin farkında olarak yaşamaya alışırsak, kendimizi daima O Mutlak Yaratıcının sonsuz Rahmet ve Hikmeti ile baş başa yaşamanın verdiği güveni hisseder, mutluluk içinde yaşarız.

Örneğin, birisi çiftçilik yapıyor ve işinde başarılı. Bazı tahıllar dikmiş ve çok fazla mahsul almış diyelim ve ben de dikmişim aynılarını ama diğer çiftçininkiler kadar ürün vermemişler. Burada, yaratılış düzenini gerçekten mükemmel bir şekilde takip edip etmediğimizi kontrol etmeliyiz fakat dikkat etmemiz gereken şey; sonuç bize bağlı değil, Yaratıcımıza bağlı çünkü biz tahılı yaratamayız, onun büyümesinde bir etkimiz olamaz. Ancak bize düşen görev, daha önceki gözlemlerimizden öğrendiklerimize göre yapmamız gereken hazırlıkları yapıp yine de sonucun yaratılmasının Ona ait olduğunu bilmeliyiz. Allah’ın otoritesinin her şeyin üzerinde olduğunu yaratılan sonuçta görürüz.

Hz. Davud (as) Kıssasında Kendimi Buldum- 2 | Ha-Mim

Bu yüzden zenginliği de ilmi de Allah istediğine verir fakat biz kendi sorumluluğumuza bakmalıyız; Zamanımızı gerçekten nasıl kullanıyoruz? Allah’ın bu dünyada yarattıklarını araştırma konusunda ne kadar kararlıyız? Günün sonunda ne öğrendiysek neye konsantre olduysak aklımızda o kalıyor.

Yazar hakkında

Meryem Nur

Yorum yazın