Yaratıcıma O’nun konuşmasıyla bağlanacağım. Kuran’ı okuduğum zaman huzuru onda aramalıyım. Kişisel menfaatlerimi işin içerisine karıştırmadan mesajı okuduğumda fıtratımla ters düşmeyecek, duygularımla çelişmeyecek, rahat hissedebileceğim fikirlerle karşılaşmalıyım. Ki beni var Eden, beni benden daha iyi biliyor olmalıdır ve dolayısıyla Yaratıcının kelamı olduğunu iddia eden Kur’an, bu dünyada sekineyi, huzuru bulacağımı vaat ediyor. Okuyup, anlamaya çalışıp o huzuru yaşama gayreti içerisinde olmalıyım.
Hayatımda her an kendime göre iyi veya kötü olaylarla karşılaşıyorum, bunların benim eğitimim için Rabbimden geldiğini anlamalıyım. Karşılaştığım tüm problemleri aşabilecek kabiliyette yaratılmışım ve bunların üstesinden nasıl gelebileceğimi öğreniyorum. Bu yüzden Rabbimle olan bağımı kaybetmeden kötü gördüğüm olayların aracılığı ile de Onu tanıma eğitimine girmeliyim. Onları kendi gerçeğimi anlama gayretiyle bir eğitim aracı olarak kullanmalıyım.

Yaratılan her bir şeyin ve her bir anın bir ayet hükmünde olduğunu müşahede ediyorsam, başıma her ne gelirse gelsin Rabbimden geldiğini bildiğimde o an’da içinde bulunduğum ve bir “ayet” olarak gördüğüm her türlü yaratılışın içerisindeki huzur (سَك۪ينَةٌ) ile karşılaşmanın verdiği duygu tarif edilemez bir sükûnet ile hayatın akışında devam etmeme vesile oluyor. Elhamdülillah!
Eğer ben yaşadığım olaylar içerisinde insaniyetimin ihtiyaçlarının değil de benmerkezci, yapay, gerçek bir tarafı olmayan beklentilerimle olaya bakıyorsam: “Bu niye benim başıma geldi veya çok da beklediğim gibi bir sonuç olmadı” derim ama beklediğim sonuç benim gerçeklerime en uygun olan sonuç muydu, yoksa dışarıdaki toplumun, medyadaki reklamların veya mevcut kapitalist ve materyalist sistemin etkisiyle mi şimdiki beklentilerime kapılıp bu konuşmaları yapıyorum? Var edilişimdeki fıtratımın anlayışı böyle miydi gerçekten? Hangi düşünce akımlarının etkisinde kaldığımı sorgulamak durumundayım çünkü bana başrolünde oynayabileceğim kıymetli bir hayat filmi verilmiş ve bu hayatı fıtratıma aykırı olan “Bunsuz yaşayamazsın, bu olmadan olmaz.” vb. Seküler ve maddeci düşüncelerle kendime yük edinerek geçirmek istemiyorum çünkü maddeden ibaret değilim.



