Ruhlar âleminde, direk olarak Rabbin ile berabersin, kimseye uyman gerekmiyor çünkü ruhun tanır O’nu. Bunun aksine, madde boyutunda, potansiyelimdekileri olgunlaştırıp, optimum kapasiteye getirmek için, talimata ihtiyacım var. Peygamberler bunun canlı örneğidir.
Hür iradenin sayesinde; beden ruhun kontrolündedir. Kuran’da “nereye dönersen dön, Allah’a dönmektesin” ifadesini duyuyoruz. Allah; her yerin Yaratan’ıdır. Doğu’nun da Rabbi O’dur, Batı’nın da.
Bu dünyada oluş maksadım ne ise onu ifade eden, onu sembolize eden ve Allah’ın tüm elçilerinin o maksada dair stajdan geçtiği bölgeye ve oradaki yapıya döneceğim.(Her hâlükârda bir yöne dönmek zorundayım bu dünya şartlarında zaten, seçimim o yöne…)
Elçiler bizim neyimiz oluyor?
Peygamberler antrenör gibi. Dünya şartlarında Rabbimle nasıl iletişim kuracağım, yakınlaşacağım konusunda daima yaşam koçluğu yaparlar. Namazımla, orucumla, her türlü seçimimle antrenman yapıyorum.
Peygamberler, ruhumuzun dünyanın maddesel boyutu ile nasıl bağlantı kuracağını öğreten ustalarımızdır. Hedefime ulaşmamda bana yardımcı olurlar. Hedefim; ruh emanetimi verildiği şekilde koruyabilmek.
Elçiler bu yaratılış sistemi içinde çok önemli role sahiptirler. Onlarsız tohumdan ağacı nasıl yetiştireceğimizi bilemezdik. Tohumun içine konulmuş büyüme kabiliyeti olsa bile, ekip-biçme işinin ustalıkları için çiftçilere başvururuz.
Son peygamberin öğretilerinde Haccın, Arafat demek olduğu vurgusu vardır.
Hac, yoğun bir ibadettir çünkü sebat gerektirir. Dünyada olup bitenlerin, kimin ne yaptığının umurumda olmaması gerekir. Kabiliyetlerini olasılık halinden, aktif beceriye dönüştürmeden(usta-çırak ilişkisine girmeden, eğitim görmeden… vs.) dünya ile güzel bir ilişki kuramazsın.
Hac, kendine bakma yeridir. Sana verilmiş kabiliyetleri geliştirmeye çalışırsın burada. Ancak ondan sonra başkalarına yardımın dokunabilir. Kabiliyetlerini faaliyete geçirmediysen, geliştirmediysen, kime faydan olabilir ki? Başkalarına bakmakla bir şey öğrenemezsin, ama ilham alıp, öğrenmeye karar verebilirsin. Örneğin: “Evet, bunu yapabilirim. Âdem yapmış.” dersin.
Yeteneklerimizi çiçek açtırmaya yardım edecek, talimat verecek öğretmenlere muhtacız. Ruhlar âleminde değiliz, her tarafı madde ile örülmüş, fiziksel bir ortamda bulunuyoruz. Öğretmenlerimiz de peygamberler. Tüm bunları hissedebilmek için peygamberlerin mirası olan öğretilerine günlük hayatımızda ihtiyacımız var. Muhammed (sav) Haccı, Rabbine verdiği sözü yenilemek için yaptı. Şu andan itibaren ben de anlaşmamı yenileyeceğim.



