2. Bölüm
Hac yapabilmek için; sağlık ve maddi durumun elverişli olması yeter diye düşünülür. Elbette Haccı planlayan, bu tür yolculuk şartlarını ayarlamalı ama Haccın maksadını; “dini bir görevi yerine getirme”ye indirgememeliyim.
مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً (3:97) ayeti mealen “kim, gidebiliyor ise gitmelidir” demektir. Hacc’a gitmeye hazır olup olmadığımızı çok iyi kontrol etmeliyiz. (Orada ne yapacağız? Neden gidiyoruz? Benim için Hac ne anlam taşıyor?)
İnsan hayatında bir kez Hacca gider. Hayatta ikinci bir fırsat olarak karşımıza çıkar. İlk fırsat dünyaya geldiğimiz andı. Bebekken, bakımımızı yapanlar vardı ve âlemde ne olup bittiğinden fazla haberimiz yoktu. Büyütüldük, bu yasa geldik, geride pek çok hatalar bıraktık. Bunun için, “Ah! Keşke bir fırsat daha verilseydi, böyle yaşamazdım, başka türlü olurdum…” gibi hayaller kurar dururuz.. Bir şansımız daha var aslında yeniden başlamaya…
Hac budur işte: bir şans, bir fırsat daha… Ayarları sıfırlamak, reset düğmesine basmak için…
Fıkha göre, herkes ömründe bir kez Hacca gitmeli. Yani sen de, hayata sıfırdan başlama, orjinal fıtratına geri dönme ihtiyacı hissediyorsan, Hac zamanın gelmiş demektir. Yaşamını resetlemek istediğinde, bunun bir anda değil de, bir süreç içinde yapılabileceğini de unutmamalısın. Ameliyata girmeden önce kendini ruhen hazırlamak gibi düşün. Bunun için, Hac yolculuğunun her bir kademesine ayrı ayrı konsantre olmalısın.
Hac değil değiştiren seni, Hac serüveninde gösterdiğin kararlılık ve azminle Sen değiştireceksin kendini. Yani, “açık ve net bir şekilde kararımı verdim, bir daha hiçbir surette, İnsanî kabiliyetlerimi/zamanımı çar çur edip, boşa harcamayacağım…” İşte bu dönüm noktası, işte bu kararlılık, Haccın özüdür.
Peki, günahlarımı nasıl affettireceğim?
Günahların; Hacda bulunmuş olduğun için affedilmez. Günahlar, pişmanlık duygularıyla ettiğin tevbe ve istiğfarla silinir. Haccı olması gerektiği gibi yerine getirirsen, temizlenmiş olursun.
Tevbekarlık halini; sadece kararlılık ile sınırlamamalıyız. Örneğin; “Allah’ım! Geçirdiğim namazlarım için beni affet! Hacdan döndüğümde artık namazlarımı geçirmeyeceğim!”
Tevbe; namazla aranda, neden kaçırdığını analiz etmene vesile olacak, yeni bir ilişki için şarttır. Yaratıcın bir yana, kendi varlığından da mı habersizdin?
Haccın özüne odaklanmalıyız. – Hac; sadece bedene özgü bir ibadet değildir, derinlemesine anlamaya çalışmalıyız, özüne indikçe Hac ibadetimiz güzelleşecek.
Kuvvet kazanmana vesile olan Haccın bedensel faaliyetleri değil, dönüşüm ihtiyacının verdiği yoğun kararlılık halindir.
Haccın hakikati ne?
Arapça’da Hac kelimesi, mücadeleyi delillerle yapmak, insan-ı kamil olmana engel olan tüm eksik ve yanlışlarına (tembelliklerine, hatalarına, zafiyetlerine…) karşı koyacağın kanıtları (hücce, Türkçesi hüccet) toplamak demektir. Hac kararını harekete geçiren, delillerdir.
Diyelim namazların düzenli değil. Delillerini toplayınca, namazlarda bulunmamanın; kendi acından çok büyük bir kayıp olduğuna ikna oldun. Bu ikna ile tecrübe edeceğin Hac süreci, “yeni biri” olmana vesile olacaktır.
Geçmişindeki anlamsızlıkların, yanlışlıkların farkına varmakla topladığın kuvvetli delilleri hayata geçirmektir, Hac.



