Musibet, beni inciten, Allah’ın bana sevdirmediği herhangi bir şeydir. Bundan hoşlanmama hissini Allah’ın verdiğini anlamam gerekir. Bu işte bir hikmet olmalı. O zaman bir musibeti sevmeme hissimi inkar etmemeliyim.
Mesela bir virüs salgını, bir musibettir, yani kasıtlı yaratılıp bana isabet ettirilen bir uyarı, kendi gerçeğimi tanıma çağrısıdır. Ben kendime sahip değilim, bir virüse bile karşı koyamıyorum. Bu virüsün bana bulaşmasını istemem, istememeliyim de. Bu his bana Yaratıcım tarafından veriliyor. Sevmeme, istememe duygularını duyduğum her şey bir musibettir.
Kendimizin, bu evrenin Yaratıcısı tarafından yaratıldığının farkında olmalıyız. Bütün duygu ve hislerimizin de O’nun tarafından yaratıldığının, bu hisleri bize O’nun verdiğinin farkında olmalıyız. O zaman, “Bu musibeti sevmeme hissini bana Allah veriyor,” diyebiliriz.
Kendisinin yaratılmış bir mahluk olduğunu kabul edemeyen gururlu bir insan, her şeyi bilinçsiz maddenin yaratıcılığı ile açıklamaya çalışır. Bir musibet ona dokunduğunda, “Şanssızlık oldu,” der. Rastgele, tesadüfi olaylar sonucu bu şanssızlık başıma geldi, diye açıklamaya çalışır. Ona göre bu evrende düzen vardır, ama bu düzen tesadüfi olaylar sonucu meydana gelmiştir. Böyle temelsiz bir anlayışı taşıyan kişi Allah’a dönemez, çünkü Allah’a dönmek için gerekli anlayışı önyargı ile reddetmiştir. Bu durumda şikayetini nereye yönlendirecek? Tabiata, varlıkların kendisine. “Ben ne şanssız bir insanım, hem hastayım hem işsizim, arkadaşlarım bana layık olduğum gibi davranmıyor, neyim varsa kaybettim, zaten iyi bir ailenin eline doğmamışım…” gibi iddialarda bulunur. Bütün bunları şanssızlığa verir. “Şanslılık”” veya “şanssızlık” algıları, tesadüfen var olma önyargısının bir sonucudur.
Sağlıklı bir ilişkimiz olması için, bu evrendeki yerimize uygun davranmalıyız. Bu evren, tesadüfler sonucu kendi kendine varlık sahnesine çıkmış olamaz, bu evrenin bir sahibi olmalıdır, benim bedenim ve duygularım da O’nun tarafından yaratılıyor olmalıdır. Bu durumda, bana bir musibet dokunduğunda acı çekmekten hoşlanmama duygusu da bana veriliyor olmalıdır. Bu duygu bana ne için veriliyor? Sahibime dönmem için.



