Kainat ve İnsan Usûle Dair

Melekler 4: Ağaçtaki Mana ve Melekûtiyet

Melekler 4: Ağaçtaki Mana ve Melekûtiyet | Ha-Mim

Manası olmayan bir şiir düşünemeyiz. Anlamsız bir resimden bahsetmek imkansızdır. Mesaj taşımayan bir hediye paketi de tasavvur edemeyiz. Başka bir ifadeyle şiir varsa mutlaka o dizelerin içerdiği bir anlam, hatta anlamlar vardır. Bir tablo ile karşı karşıya isek o tablonun bize “söylediği” birçok mesaj vardır. Adımıza bir hediye paketi gelmişse bunun apaçık anlamı, anlamları mevcuttur.

İçinde yaşadığımız evren, evrendeki varlık türleri, her türe ait her bir varlık muhteşem bir tablo, canlı bir resimdir, hatta anlamlı bir şiirdir! Toprağa çivi gibi çakılmış olan ve bilinen birçok faydası bulunan dağlar bir tablodur! Gökyüzünü süsleyen yıldızlar bir tablodur! Türlü özelliklerdeki sık ağaçların çevrelediği orman bir tablodur! Çaylar, akarsular, göller bir tablodur! Gölde yüzen kuğular bir tablodur! Her kuğunun kanadı, gövdesi, gözü bir tablodur!…

Peki, bu tabloların mesaj özelliği nedir, tablolardaki anlam nerededir, bizi tablolardaki anlam ile karşı karşıya getiren şey nedir? Bunun cevabı açık her halde: Tablonun kendisi mesajı yansıtandır. O mesajı anlamak ve almak bizim bakış ve anlayışımızla ilgilidir. İşte melek, o tablodaki yani varlıklardaki anlam ve anlamlılığı temsil eden ve bize taşıyan araçlardır.

Bunu, dünyada, hepimizin bildiği, hemen her yerde bulunan bir “ağaç” tablosu üzerinden anlamaya çalışabiliriz. Bu “ağaç” gölgesinde uzandığımız söğüt ağacı olabilir, meyvelerini yediğimiz örneğin kayısı ağacı olabilir, incir ağacı olabilir, elma ağacı olabilir, mandalina ağacı olabilir…

Zihnimizde tasavvur ettiğimiz yahut etrafımızda gördüğümüz bu ağaca insanî donanım ve özelliklerimizle muhatap olalım. Varlığı, kök, dal ve budakları, ölçülü yaprakları, eğer meyve ağacı ise meyvesinin sahip oldukları özellikleriyle bu ağaç pek çok Manayı taşır dünyamıza.

Mesela, şöyle der, o ağaç bize: “Ben size, sizi ve beni varlık alemine Getiren’in haberini taşımakla görevliyim. Onu size tanıtmak için buradayım. Bende gördüğünüz her bir özellik, beni Var Eden’in özelliklerinin siz bilinçli varlıkların gözünün önüne sergilenmesinden ibarettir. İnsaniyetinize takılmış tüm özellikleri kullanarak bakın bana, gördükleriniz, her an yenilenerek yepyeni bir formda beni Yapan’ın bana varlık vermesindeki kapasitesinin sonsuzluğunu ilan eder size. Benim varlığımda hiçbir parçacık bulamazsınız ki, onu var edenin özelliklerinin sonsuz olduğunu ilan etmesin. Benim varlığımın esas amacı budur.”

Ağaç mesajını aktarmaya devam eder: “Eğer daha dikkatle bakarsanız, kendinize yerleştirilen insanî özellikleriniz ile bende gördüğünüz özelliklerin aynı Kaynaktan geldiğini fark eder, aynı Kaynakta buluşuruz. Girin benim içime, inceleyin, incelediğinizde benim, bendeki yansıyanların, beni Var Edenin özelliklerinden başka bir şey olmadıklarını göreceksiniz. Şu gördüğünüz benim varlığım bir gerçektir, fakat bu gerçek Var Eden’imin özelliklerinin yansımasından ibarettir. Ne benim varlığımı yok sayarak beni Var Eden’i tanıyabilirsiniz, ne de kendi hayalinize atabilirsiniz. Ben buradayım, gözünüzün önünde, bütün insaniyetinizle beni inceleyin, varlığım ile yaptığım ilanları, verdiğim mesajları duyarsınız. Mesela, benim tesadüf sonucu olmadığımı anlayabilirsiniz. Benim varlığımda bir tesadüf eseri gösterebilir misiniz? Şöyle bir bakın benim varlığıma, ben anlamsız bir madde yığını değilim. Bende gördüğünüz her bir parçacığı elinizden geldiği kadar inceleyin, göreceksiniz ki benim varlığım beni varlık alemine Getirenin özelliklerinin yansımasından ibarettir.

Ağaç aynı minval üzere anlamını yahut mesajını yansıtmayı sürdürür: “Bıkmadan, yorulmadan inceleyin beni, tüm değişik duygularınızla beni okumaya gayret edin. Ben size nasıl bir haber getiriyorum, anlayacaksınız bütün insanî duygularınızla. Dinleyin, ne duyacaksınız varlığım ile yaptığım benim ilanatımdan? Özellikler öyle yoğun ki ve öyle durmadan değişiyor ki, tutamazsınız onu elinizle, fakat aklınız, hisleriniz canlanır onlarla. Kendinizin de varlığının beni Var Eden’in eseri olduğunu anlar, O’nu kendi varlığınıza yerleştirilmiş bütün özelliklerle tanıma imkânı bulur ve ancak O’na yöneltirsiniz varlığınızı. Ancak böylece, anlamlı, güvenli bir kaynakta buluşturursunuz gördüğünüz şu tüm varlıkları. İşte o zaman benim, kendinizden ayrı, sizin varlığınızı ilgilendirmeyen bir başka varlık gibi olmadığımı bilirsiniz. Beni kendiniz gibi sevip benden faydalanırsınız. Ben size Varlık Kaynağınızı tanıtmak için buradayım. İşte ancak o zaman beni takdir eder, bana saygılı davranabilirsiniz. Değilse, beni kullanıp atacağınız bir tüketim aracı olarak görür, kendinizi de beni tüketen sömürücü olarak değerlendirirsiniz”.

“Sakın, benim devamlı değiştirilmemi benim marifetim zannetmeyin. Ben eninde sonunda devamlı değişen bir yaratılış düzeninin içinde var ediliyorum. Hiçbir tutarsızlık, düzensizlik, tesadüf, anlamsızlık, kasıtsızlık görüyor musunuz benim varlığımda? Benim köklerim, gövdem, dallarım, yapraklarım, çiçeklerim, meyvelerim tanımaz birbirlerini”.

“Hiç merak ettiniz mi? Bu kadar hızlı değişmeme rağmen hiç karışıklık var mı benim varlığımda? Sayamayacağınız kadar çok ve daima yenilenen bu özelliklerimin çokluğuna rağmen hiç sanatsızlık, ihmal, anlamsızlık gördünüz mü bende? Her an, durmadan, varlığımın kesintisiz yenilenmesine rağmen, hiçbir karışıklık, düzensizlik gördünüz mü bende? Sınırsız bollukta, sınırlarını belirleyemeyeceğiniz sonsuzluğa uzanan gerek tüm varlığımda ve gerekse her bir parçacığımın içinde bu kadar sonsuz sayıda varlık düzeylerine sahip kılınarak var ediliyor olmama rağmen, hiçbir anlamsızlık gördünüz mü bende? Siz insanlar, akıllı, bilinçli, iradeli olmanıza rağmen hepiniz toplansanız bile bendeki bir hücreme, bir zerreme varlık verebilir misiniz? Hepsi o kadar değerli ki, eğer bir tanesi ihmal edilse benim varlığım düzensizlikten parçalanır. Değersiz hale gelir”…

Evet, kainattaki sayısız tablolardan birisi olan bir ağaç, bu tür çok mesajlar sunuyor bize. Neyle? Gövdesi, dalları, budakları, çiçekleri, yaprakları ve meyveleriyle… İşte ağaçtan ayrı olmayan, ağaç ile dile gelen bu manalar ya da mesajlar ağacın melekûtiyetidir. Ağaç, meleğin faaliyet alanı, melek bize onun mana ve mesajını temsil eden ve taşıyıp aktaranıdır.

Bölümler: Önsöz | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12

Ekler:  12 | 3

Yazar hakkında

Ali Mermer

Ali Mermer, New York Şehir Üniversitesi, Queens'te din görevlisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli üniversitelerde Kuran çalışma gruplarını koordine etmektedir.

Yorum yazın