Bir başka nokta ise, inişli çıkışlı bir hayat tecrübe ettiğimizde, zararlı olan seçenekleri ayırt edip onları seçmeme terbiyesinin bize verilmesidir. Mesela hiç hastalanmasam, sağlığımın kıymetini ve hatta varlığını dahi bilemem ve bu konuda gerekli tedbirleri alma gereği duymam. Sağlık ile bana kendini tanıtan birisinin olduğunun hiç farkında bile olmazdım. Temizliğe dikkat etmeyen, hiçbir şey yapmayan atıl bir varlık olurdum. Hayatım tamamen pasif bir şekilde geçerdi.
Fakat biz aktif ve enerjik bir hayattan hoşlanıyoruz. Uzun müddet evde oturup saatlerce televizyon seyreden biri, sonunda, “Yeter artık,” deyip dışarı çıkmak, açık havada hareket etmek ihtiyacı duyuyor. Biz pasif ve durağan bir hayattan hoşlanmayacak şekilde yaratılmışız.

Bu yüzden hayatta çok çeşitli yaratılışları tecrübe edecek şekilde yaratılmışız ki zararlı olduğunu anladıklarımızdan uzak duralım ve faydalı olanları elde etmek için çalışalım. Bu ise aktif ve enerjik bir hayatı sonuç verir. Çabalarımız sonunda bir karşılık aldığımızda bunun ne kadar lezzet verdiğini görmüyor muyuz? Eğer aktif olmasaydım, hayatta çalışmalarımın karşılığı olarak hiçbir netice alamazdım. Her şey bana hazır verilse, bu verilenlerin kıymetini takdir edemez ve onlardan lezzet duyamazdım. Günümüzde her şey ellerine hazır verilen, hiçbir amacı ve çalışması olmayan bazı çocuk ve gençlerin ne kadar sıkıntılı bir hayat sürdüklerini görüyoruz. Gelecekten ümitleri yok gibi görünüyor. Her şey ellerinin altında olmasına rağmen mutlu bir hayat mı sürüyorlar? Maalesef hayır.
Hoşlanmadığımız bir yaratılışı tecrübe ettiğimizde, bunu eleştirmemeli ve bundan şikayet etmemeliyiz, çünkü bunda –bizi eğitmek için bir imkan hazırlamak gibi– bir sebep ve bir hikmet olmalıdır.
Bu dünyadaki hayatımız, okuldaki bir öğrencinin hayatı gibidir. Derslerimize katılıp, hocanın anlattıklarını not alıp, öğrendiklerimin pratiğini yapmam gerekiyor ki gerçekten öğrenebileyim ve bu eğitimin sonundaki diplomayı hak edebileyim. Herkesin mezuniyet günü sevinçli olmasının sebebi budur. Uzun müddet çalışıp çabalayan öğrenciler, şimdi çalışmalarının ürününü alıyorlar. Bu da insanı gerçekten mutlu eden bir şeydir. Eğer şu ana kadar bildiklerimiz için hiçbir çaba sarf etmeseydik, her şey bize hazır verilmiş olsaydı, değişik kanallardan öğrendiklerimizin kıymetini takdir edemezdik.



