Usûle Dair Kainat ve İnsan Kur'an Okumaları

Hz Eyyub (as) Kıssasında Kendimi Buldum – 3. Bölüm

Allah, günde beş vakit namaz kılmamızı istiyor. Bu O’nun takdir ettiği bir ibadettir.

Bu emrine uyarak O’nun iradesine uymuş oluyorum, O’na kulluk ediyorum. Bu durumda, bu yaratılıştaki Allah’ın takdir ettiği düzene uyarsam, eğer farkındaysam, Yaratıcımın iradesine uymuş oluyorum. Bu da bir ibadettir. Namaz kılmak, oruç tutmak gibi farz kılınmış ibadetlerle beraber, hayatımızda, her gün, her hafta, her yıl, 7/24 ibadet etme fırsatı bize verilmiş. Nasıl mı? Her ne yapıyorsak yapalım, bunun aslında Yaratıcımızın bu evrende yansımalarını gözlemlediğimiz iradesine uymak demek olduğunun bilinciyle yaşayarak. Bu da sabrın ikinci yönüne bakan güzel ve anlamlı bir noktayla ilgilidir.

Üçüncü yönüne gelince– İnsan olarak pek çok hatalar yaparız. Unutkanlık, ihmalkarlık, yaratılmış kıymetli şeyleri takdir edememek gibi kusurlarımız vardır. O zaman ne yapacağım? Bağışlanma dilemek konusunda sabır göstermeliyim. Ne zaman bir hata yapsam, vazgeçip tövbe etmeliyim ve hemen Yaratıcımdan beni bağışlamasını istemeliyim. Çünkü şu veya bu şekilde O’nun iradesine uymadım. Yemek pişirirken bile sabırsızlık gösterip bazı adımlara riayet etmezsem, pek de lezzetli olmayan eksik kalmış bir neticeyle karşılaşırım. Bu durumda bile tövbe etmeliyim: “Allahım, beni affet, sabırsızlık ettim ve Senin takdir ettiğin düzene uymadım. Dolayısıyla da şimdi benim için yarattığın sonuçtan memnun değilim. Eğer uysaydım, Senin yarattığın sonuçtan çok daha memnun olacaktım ve daha çok şükür edecektim. Bu durumum tamamen benim hatamın neticesidir. Lütfen beni bağışla.”

Tövbe etmek sadece namaz kaçırmak ya da yalan söylemek gibi durumlara mahsus değildir. Evrenin düzenine uymadığımda, dolayısıyla bu düzeni takdir eden Yaratıcımın iradesine uymadığımda da tövbe etmeliyim. Böyle bir durumda, elimdeki sonuç çok hoşuma gitmez, çok memnun olmam; şükrettiğimde de sevinçle şükür edemem. Bu durum, bir yerde hatamız olduğunu gösterir. Çünkü insan hayatından o kadar memnun olmalı ki Allah’a şükür ederken sevinçle, hissederek, tam manasıyla şükür etmeli. Diğer türlü, hayatın ağır bir yük olduğunu düşünerek, “Fakat yine de şükür etmem gerekiyor, bu yüzden şükürler olsun,” demek, memnuniyet duymadan bir şükür oluyor. Aslında böylesi bir durum şükür değil, şikayeti içeriyor. Halbuki yaratılanlardan gerçekten memnunsak, gönül rahatlığıyla elhamdülillah diyebiliyoruz. 

Mesela çok çalıştıktan sonra istediğimiz işe kabul edilince sevinç ve memnuniyet duyabiliriz, fakat düşük seviyeli ve iyi maaşı olmayan, sevmediğimiz işler yapıyorsak, hayatımızda bize bir yük ve engel olduğunu düşünüyorsak, gönül rahatlığıyla şükür edemeyebiliriz. Böylesi bir başarısızlık tövbeyi gerektirir. Eğer tövbe edecek çok şeyimiz varsa, yine sabır devreye giriyor. Ne zaman bir hata etsem, Allah’tan bağışlanma dileyerek tövbe etmekte sabır göstermeliyim. O’ndan bağışlanma dilemekte hiçbir zaman bıkkınlık, fütur, ümitsizlik göstermemeliyim. Allah Ğaffar’dır, bağışlayandır. Sınırsız bağışlayıcılığı vardır. Ğafur’dur, Kendisini “Bağışlayan, Affeden” diye tanıtandır. Kullarını her şartta, bağışlanmak için Kendisine davet edendir. 

Yazar hakkında

Ha-Mim

Yorum yazın