Usûle Dair Kainat ve İnsan Kur'an Okumaları

Hz Eyyub (as) Kıssasında Kendimi Buldum – 3. Bölüm

Bu hayatta pek çok ümidimiz ve beklentimiz vardır. Bunların bir kısmının gerçekleştiğini, bir kısmının ise gerçekleşmediğini görürüz. Yaşadıklarımızın bir kısmı hoşumuza gider, bir kısmı gitmez. Hayal kırıklıklarına uğrarız. Bütün bunlar hayatımızın iniş çıkışlarıdır. Bu çeşitli tecrübeler sonucunda ne olur? Bir hammaddenin bir fabrikadan ya da rafineriden geçmesi gibi işleniriz. Ham petrol, rafineride yüksek ısıya maruz bırakılmadan, gereksiz kısmı ayrıştırılmadan, saf kısmı ortaya çıkmadan bir işimize yaramıyor. Değerli madenler de çeşitli eleme aşamalarından geçiriliyor, topraktan çıktığı gibi kullanılmıyor. 

Biz de bu yaratılışta farklı tecrübeler yaşıyoruz. Bir rafineride işlenir gibi bizim üzerimizde de değişiklikler, ayrıştırmalar yapılıyor. Eğer her şey tekdüze ve yeknesak devam etseydi, en başta, Elhamdülillah, çok mutluyum, diyebilirdik fakat sonra bu şartlara alışırdık ve her gün tecrübe ettiğimiz güzelliklerin farkına varmamaya başlardık. 

Mesela her gün mutfağa girdiğimde yemekleri masanın üzerinde hazır bulduğumu düşünelim. Bugünlerde anneler, yemeği hazırlayıp çocuklarını sofraya çağırıyor. Çocuk, “Ya anne bırak ya!” deyip pek önem vermiyor, sofraya gelmiyor, ilgilenmiyor veya geciktiriyor. Her gün yemeğini hazır bulduğu için bunun kıymetini takdir edemiyor. Her gün yemeğini hazır bulmaya alıştığından, bu hal çocuk için artık negatif bir duruma dönmeye başlıyor. Ona verilen kıymetli şeylerin değerini bilemiyor. Eğer hayatımızda her şeyi her zaman tam istediğimiz gibi bulsaydık, Allah’ın bize verdiklerinin kıymetini takdir edememeye başlardık. İhtiyaçlı olduğumuzu, bize nimetler verildiğini hissedemeyebilirdik. 

Bu türden bir alışkanlığı kırmak için bazen anneler yemek yapmıyor. Çocuk, her zamanki yemek vaktinde çağrılmayı bekliyor fakat gelen giden yok. Bir saat geçiyor, iki saat geçiyor, çocuk acıkmaya, açlığını hissetmeye başlıyor. Kendisi gelip, “Anne yemek hazır değil mi?” diye soruyor. Annesi, “Her zaman hazırlayıp seni çağırıyorum, gelmiyorsun, bugün de yemek yapmadım,” diyor. Bu sefer çocuk anlıyor ki o yemekleri bir pişiren varmış ve kendisine ihsan olarak veriliyormuş. Bu hazır yemeklerle kendisine lütufta bulunulduğunu anlıyor. 

Hz Eyyub (as) Kıssasında Kendimi Buldum - 3. Bölüm | Ha-Mim

Açlık ve ihtiyaç, bizi uyandırır. Uyanınca, “Meğer bunlar Allah’ın büyük bir lütfuymuş,” diye anlarız. Bizden alındığında ne kadar kıymetli olduğunu hissederiz. “Bu kadar kıymetli olduğunu, onsuz yaşayamayacağımı bilmiyordum,” demek mümkün olur.

Demek ki bizim için yaratılan her şey, bizim hayat şartlarımıza mükemmel uyan, hikmetli, merhametli yaratılışlarmış. Bunun kıymetini bilip bunu verene şükretmeliyiz. 

Bazen karnımız acıkıyor ama yiyecek bir şey hemen bulunmuyor. Bir müddet sonra elimize geçtiğinde, ne kadar lezzet alarak yiyoruz. Allah bizi böyle terbiye ediyor, bize acı veren şeyler için şikayet etmememiz gerektiğini öğretiyor. 

O’na olan imanımıza zarar veren manevi musibetler bunun dışındadır. Allah ile bağımı tehlikeye atacak her şeye karşı çok dikkatli olmalıyım. 

Yazar hakkında

Ha-Mim

Yorum yazın