Usûle Dair Kainat ve İnsan Kur'an Okumaları

Hz Eyyub (as) Kıssasında Kendimi Buldum – 1. Bölüm

“Kulluk edenler…” Eğer yaratılmış bir varlık olduğumu, beni yaratan Rabbimin hayatımı idame ettirdiğini fark ediyorsam, O’na şükür ediyor ve sadece O’nu tesbih ediyorsam kulluk ediyorum. 

“Kulluk edenler için bir ibret…” Demek ki bu kıssa, Rabbini tanıyan ve O’na kulluk edenler için bir ibrettir. Yani Eyyub (as) ne yaşamışsa, bu bizim için bir ibrettir. Şimdi en başa dönelim. Anlıyoruz ki, zarar dokunduğunda ve ben şükür edemeyecek duruma gelene kadar şiddetlendiğinde, şükür edemiyorum, çünkü bu acıya dayanamıyorum, böyle yaratılmışım. “Ey Rabbim! Beni az bir zarara dayanabilecek bir kapasitede yaratmışsın. Gücüm yettiği kadarına dayanabiliyorum fakat buna dayanamıyorum. Bana dayanabileceğim gücü vermediğin için isyanın eşiğine geliyorum.” 

Eyyub (as)’ın muzdarip olduğu sıkıntı, Allah’ı zikretmesine, Allah’ın rahmetini fark etmesine engel olmanın eşiğine geldi. Sanki insan öyle bir eşiğe geliyor ki çektiği acıya dayanamıyor ve şöyle sesleniyor: “Ey Rabbim! Seni merhametli olarak tanıyorum. Ama şu an çok acı çekiyorum. Bu kadarına dayanamıyorum. Birazcık acıya dayanabilirim ama bu çektiğim gittikçe ağırlaşıyor. Kalbim, ‘Allah gerçekten merhametli mi?’ demeye başladı. Dilim, ‘Allah’ım Sen merhametlisin,’ diyemeyecek hale geldi. Seninle bağım zayıflamaya başladı. Tahammül edemiyorum. Senin merhametli bir Rab olduğuna duyduğum imanımı kaybetmekten korkuyorum. Kaybetmek istemiyorum, çünkü biliyorum, öylesin. Ama bu yaratılış şekli bana o kadar acı veriyor ki merhametinden şüphe etmeye başlıyorum.”

Şimdi gelinen seviyenin ne kadar dayanılmaz olduğu anlaşılıyor. Eyyub (as) artık tahammül edemiyordu. Onun “sabır kahramanı” olduğunu duymuşuzdur. Bunun sebebi, ona zarar dokunduğu vakit, tahammül edebildiği dereceye kadar şikayet etmemesidir. Hatta bu dereceyi geçtikten sonra biraz daha tahammül etmiştir. Şikayet etmeden, kabul ederek, rıza göstererek ona gelen musibeti sabırla ve tahammülle karşılamıştır. Rabbini zikretmesine, şükür etmesine, merhametli olduğunu tecrübe etmesine engel olacak seviyeye gelinceye kadar dayanmıştır. 

Burada çok önemli bir mesaj bulunuyor. Hangi seviyeye kadar sabır ve tahammül göstermeliyiz? Başımıza bir şey gelince, katlanılabilir bir şeyse Allah’a yönelmemeli miyiz? Mesela, on liramı düşürdüm diyelim. Bunun dışında on bin liram daha var. Bu durumda on lira kaybetmek katlanılabilir bir şey gibi duruyor, bu durumda Allah’a dua edip kaybımı telafi etmesini istememeli miyim?

Ya da parmağım sıyrıldı ve biraz acıyor diyelim. Fakat dayanılmaz değil. Bu durumda hiçbir şey demeden tahammül mü etmeliyim? Sabır ve tahammül ne demektir? Bu dikkate değer bir sorudur, bu yüzden Eyyub (as) kıssasındaki mesaj çok derindir. Üzerinde ciddi tefekkür etmemiz, ince ayrıntılarını “büyüteçle” incelememiz gerekiyor. Böylece belki yalnızca bir noktasını anlamak nasip olur. Bu noktalardan biri şudur: “Hangi aşamaya kadar sabırlı olmalıyım ve sabır ne demektir?”

Yazar hakkında

Ha-Mim

Yorum yazın