Kur'an Okumaları

Yemin Olsun Bu Beldeye

Yemin Olsun Bu Beldeye

لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿١﴾ وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿٢ (Yemin olsun bu beldeye ki ona ancak sen yaraşırsın- helalsin) Kuranda Cenab-ı Hak bir şey üzerine yemin ediyorsa, bu şey mucize kabilinden Allah’ın varlığının delili olan bir şeydir. Yani Allah bir şeyin üzerine yemin ediyorsa onu kendi varlığının ya da o kontekst içinde yer alan […]

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Akın Akın Gelen Beşbin Yardımcı Melek

Abdullah Berâ- Aşağıdaki ayetler Uhud savaşından bahsediyor. Al-i İmran, 3:121-125 121. VE [hatırla o günü ey Peygamber], inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyordu, 122. içinizden iki grubun paniğe kapıldığını [da]; halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah’a güven duymalıydılar: 123. zira, siz son derece […]

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Âl-i İmrân, 3:16 ya da Günahın Tanımı

Abdullah Berâ – Al-i İmran, 3:16 الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ “Onlar: ‘Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru’ diyenler” “ve gına”daki vav’ı açıklama vav’ı (“yani” anlamındaki vav) olarak düşünürsek bu ayette sanki günah’ın tanımı yapılıyor. “Ateşin azabı”, insanın yaratıcısıyla ilgisini kesmesinin yakıcı bir […]

Allah’ın Mescidlerini İmar Etmek

Allah’ın Mescidlerini İmar Etmek

Tevbe, 9:17 مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ “Müşriklerin, kendi inkârlarına kendileri şahit iken, Allah’ın mescidlerini imar veya ziyaret etmeleri olacak iş değildir. Onların yaptıkları boşa çıkmıştır. Onlar ateşte sürekli kalacaklardır.” Yukarıdaki ayette geçen Allah’ın mescidleri ifadesi bana şunları çağrıştırdı: Mescid secde edilen yer demek. […]

Bize Kuş Dili Öğretildi

Bize Kuş Dili Öğretildi

Kur’an’ı Mütekellim-i Ezeli’den Dinlemek ve Usûl Ya Hu yazılarında ayrıntılı bir şekilde incelendiği gibi, Kur’an zamandan ve mekândan münezzeh bir Zat’ın mutlak ilminden geldiği için, vahyin mesajını tarihselleştirmeden ve kendimizi her bir ayete doğrudan muhatap kılarak okumalıyız. Bunun yanı sıra ayetlere yaklaşımımız, bu ayetlerin doğruluğunu tasdik edebilmemize izin verecek bir şekilde olmalı. Kur’an’da tasvir edilen karakterler, insanın […]

İbn Teymiyye’den “Henoteizm” Üzerine

İbn Teymiyye’den “Henoteizm” Üzerine

İbn Teymiye, Abdülkadir Geylani hazretlerinin sözleri üzerine yaptığı yorumlarını “Feteva-yı İbn Teymiye” adlı külliyatının 8. cildinde toplamış (sayfa 465). Bu bölümde dikkatimi çeken bir paragrafı ilginç buldum. Önce paragrafın bir tercümesini sunayım, inşaAllah yanlış tercüme etmem. ” ‘Hubb-u lillah’ ile ‘hubbu ma’allah’ arasındaki fark sabittir, açıktır. Ehl-i tevhid ve ehl-i ihlas, Allah’dan gayrı herşeyi ‘lillah’ […]

Hadis Okumaları

Ayet ve Hadislere Yaklaşımımızdaki Usûl Nasıl Olmalı?

Ayet ve Hadislere Yaklaşımımızdaki Usûl Nasıl Olmalı?

Abdullah Berâ –  Aşağıdaki ayet ve hadisi nasıl anlamak lazım? “Allah’ın size rızık olarak yarattığı şeylerden helal ve temiz olmak suretiyle yiyin!” (Maide, 5:88) Bu ayetin işari bir manası şu olabilir: Yaratılan rızıktan yararlanırken (bir şey yerken, güzel bir manzaraya bakarken, güzel bir musiki dinlerken, ya da kendimizi okurken) helal ve temiz olarak yararlanın (yani […]

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Tekâsür ve Kabirleri Ziyaret Etmek

Mehmet Ali –  Tekâsür 102: 1-2 “Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.” Ben nasıl kabirleri ziyaret ediyor olabilirim? Hangi halimle? Örnek aklına gelen varsa paylaşabilir mi? Şuna ne dersiniz? Ben çok şey elde etmek istedim/istiyorum ama elde etmek istediğim şeyleri hep eşyanın kendisinden bekledim. Eşyanın kendisinde hayat yoktur; eşyanın kendisinden […]

Ölümün Yüzüne Gülmek

Ölümün Yüzüne Gülmek

Habibe – “Külli nefsin zâikatü’l-mevt”, yani “Her nefis ölümü tadacaktır.” (3:185, 21:35, 29:57) Zincirlikuyu Mezarlığının girişinde yazılmış olan bu ayetten rahatsızlık duyuyor bazı insanlar. İnsanların nefsine ne kadar ağır geliyor gerçekler. Abdullah Berâ – İlgili bir hadiste Rasulullah (s.) şöyle söylüyor: “Lezzetleri acılaştıran ölümü çokça zikrediniz.” Kanaatimce bu hadis-i şerifte ölümü düşündüğümüz zaman mesela güzel bir meyve yerken artık […]

Mirac ve Namaz

Mirac ve Namaz

Bugün Cuma hutbesinde imam miracdan bahsetti. Rasulullah’ın (s.) miracdan bize hediye olarak namazı getirdiğini anlattı. “Hakkıyla kılınan namaz mü’min’in miracıdır” dedi ila ahir… Namaz bir insanın gittiği bir yerden dönerken tanıdıklarına hediye getirmesi gibi anlaşılmamalı kanaatimce. Namaz bir sonuçtur. Rasullah’ı miraca götüren ve o mirac sonunda namaza ulaştıran bir süreç var ve benzer bir süreçten […]

Beli Bükülmüş İhtiyarlarınız Olmasaydı

Beli Bükülmüş İhtiyarlarınız Olmasaydı

“Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti.” Bu hadis genelde yaşlılar (yani belli bir yaşın üzerindekiler) olmasaydı deprem, kıtlık vs. olacaktı şeklinde anlaşılıyor. Bu anlayış ise dinin, peygamber sözünün, insanı dönüştüren, yaratıcısına yaklaştıran, marifetullahta mesafe katettiren yönüne pek uymuyor gibi. Bu hadisin çağrıştırdıkları şöyle bir şey olabilir mi? Burada “yaşlı” bir hakikati temsil […]

Hz. Peygamber’i (asm) Sevmek Nasıl Olur?

Hz. Peygamber’i (asm) Sevmek Nasıl Olur?

Habibe – Bugün okuduğum kitapta yazar nefsini dinlediği ölçüde kendini çok sevdiğini itiraf etmiş. Ve de Allah’ı ve Resulünü sevebilmenin ilk adımının kendini sevmekten vazgeçmek olduğunu belirtmiş. Ve kitapta Asr-ı Saadet tablosundan bir örnek sunulmuş. Hz.Ömer (r.a),her zamanki dürüst ve mert tavrıyla, Resul-i Ekrem’e (a.s.m) gelir ve O’na ”Seni kendim hariç herkesten çok seviyorum” der. Bu […]

Risale-i Nur Okumaları

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

İhtiyarsız Dalalete Düşmek

Habibe – Aşağıdaki parça ile ilgili kafama takılan bir sual var.  İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazen bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. (Hakikat Çekirdekleri) Uzun zamandır derslerimizde de bahsettiğimiz gibi insan hakikati araştırma ve bulma fıtratı üzerine yaratılmıştır. İnsanın “neciyim, nereden geldim, nereye […]

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

Nefsin Yaratılmasının Hikmeti

28. Lem’a, 27. Nükte Yusuf Sûresi, 12:53 اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ Meali: (Haşiye) “Nefis daima kötü şeylere sevkeder.” âyetinin, hem de اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَالَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ mânâ-yı şerifi: “Senin en zararlı düşmanın nefsindir.” Hadîsinin bir nüktesidir. Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez, […]

Buğday mı, Himmet mi?

Buğday mı, Himmet mi?

Yunus Emre’nin manevi serüveninin başlangıcını teşkil eden meşhur kıssasını bu yazıya konu edeceğim. Duymamış olanlar için kısaca: Anadoluda bir zaman kıtlık çıkmış. Yunus da fakir bir ekinci, o sene buğdaysız kalmış. Duymuş ki Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahına gidenleri eli boş çevirmiyorlar. O da, ailesinin rızkı için yola düşmüş. Beraberinde dağdan topladığı bir miktar yemiş götürüp […]

Üretirken Tükenmek

Üretirken Tükenmek

Çocukların ders kitabında üretim-tüketim başlığı vardı. Tüketim genel olarak bir ihtiyacımızı satın almak ve onu kullanmak; üretim de bir eşyanın satın aldığımız hale gelinceye kadarki geçirdiği aşamalar olarak anlatılıyor. Öğretmen böyle bir konuyu anlatırken arada israf ile alakalı bir hadis de zikretse konu İslamileşmiş olur mu? Eğer herhangi bir şeyin üretimini “Müslüman” biri yapıyorsa o […]

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Âfâkî Malûmat– Enfüsî Malûmat

Mehmet Ali – Mesnevi’deki yanda verdiğim prensip çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Bu çok hakikatli ve temelli bir prensip. O kadar ki, tüm Risale-i Nur’lar bu prensip üzerine yazılmış. İlgili paragrafın tamamı şu şekilde: İ’lem eyyühe’l-aziz! Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor. Amma, bizzat vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî […]

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

Risale-i Nur, Tefsir Ötesidir

“Ali Mermer ve Senai Demirci, yarım yüzyıla varan ders halkası birikimleriyle, Dokuzuncu Söz’ün dip seslerine kulak kesiliyor, Kur’anî göndermelerini yokluyor, Risale-i Nur’un göz gezdirdiği ufka açılıyorlar. Said Nursî’nin ardı sıra bıraktığı ‘nüve’ metnin neşvünemasına şahitlik ediyorlar. Risale-i Nur’un, vahye tutunan ve esmaya uzanan metnine refakat ederek, namazı “zaman aynası” olarak okuyorlar. Her iki yazar, Risale-i Nur’un şerh ve izah […]

Müzakereler

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Rabbin Fil Sahiplerine Ne Yaptığını Görmek

Mehmet Ali –  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ Fil Suresi, 105:1 – Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Ben gör(e)medim. Gören varsa gördüklerini paylaşabilir mi? Abdullah Berâ –  Fil Suresi 1 – Rabbinin Ashab-ı fil’e ettiklerini görmedin mi? 2 – Onların hile ve düzenlerini boşa çıkarmadı mı? 3 – Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi. 4 – Bunlar […]

Kısasta Hayat Vardır

Kısasta Hayat Vardır

Abdullah Berâ –  Bakara (2): 179  وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Ey akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır, böylece korunursunuz. Yukarıdaki ayet fıkhî verilen mana dışında şunları çağrıştırdı: Bize verilen latifeleri veriliş amacına uygun kullanmayıp Cenab-ı Hakkın isimlerini tanımadığımızda onun karşılığı bize doğrudan ve hemen (kısas) veriliyor. Mesela kainattaki rahmeti […]

Harekât-ı Zerrât

Harekât-ı Zerrât

Mehmet Ali –  Geçenlerde bir arkadaş, “Bize masum ve sevimli görünen hayvanları keserek yemenin hikmeti nedir?” gibisinden bir soru sormuştu. O zaman Risale-i Nur’dan aşağıdaki parça aklıma geldi; acaba bu parçada onun bir cevabı gizli midir diye düşündüm. “Saniyen: Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek, onlara bir ücret-i kemâl hükmünde madeniyat derecesine çıkarmasıyla ve […]

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Muhammed’in Allah’ın Rasulü Olduğuna Şehadet Etmek

Abdullah Berâ – “Üçüncü Medrese-i Yusufiyenin tek bir dersinin üçüncü kısmı: Mukaddime” isimli kısmı okurken kelime-i şehadetin ikinci kısmını genellikle göz ardı ettiğimi farkettim. Birinci kısımda “şehadet ederim ki ilah yoktur Allah’tan başka” derken, kainatı tefekkür ederek hiç bir şeyin ilah ve ilaha ait özelliklere sahip olmayacağı sonucuna ulaşarak, yani Lailahe diyerek “Allah’tan başka” sonucuna ulaşmamız gerektiği […]

Sebe’ Halkı ve Bereketli Kentler Arasında Yolculuk

Sebe’ Halkı ve Bereketli Kentler Arasında Yolculuk

K. Ali – Sebe’, 34:18 – Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş-gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.” Sebe’, 34:19 – Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik […]

Abd Olmak

Abd Olmak

Abdullah Berâ – “Abd” kelimesini genelde “kul, köle” olarak çeviriyorlar ama bu kelimeler abd‘ın anlamını tam karşılamıyor gibi… Abd’in “ibadet eden” gibi bir manası var değil mi? İbadet eden, yani yaratıcısını tanıma çalışması yapan. Bu çeviri kul ve köleye göre çok daha pozitif ve doğru geliyor bana… Ali – Devamlı tekrar ettiğimiz önemli bir mesele var: […]