YAZILAR

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – III

İsrailiyata ne kadar güvenebiliriz? “Bütün İsrailiyat saçmadır” denmez. Çünkü Resulullah döneminde yahut ondan bir iki asır sonra Müslüman olmuş Yahudiler, Yahudilik mirasından getirdikleri bilgileri İslam alemi içerisinde yaydıkları zaman ne tekfir edilmişler, ne öldürülmüşler, ne de suçlanmışlardır. Hatta bu Yahudilerin naklettiği bilgiler o kadar fazladır ki İslam aleminin çok güvenini kazanmış İbni Abbas’tan gelen rivayetlerde […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – II

Aklın nakli tevil etmesinin önemi Muhakemat’ta 1. Makalenin, 12 Mukaddemesinin 2. Meselesinde ikinci önemli nokta, aklın nakli tevil etmesidir. Lem’alar kitabı 1930 ile 1940’lı yıllar arasında yazılmıştır. Bu eserde, yukarıda bahsi geçen hadis, şüpheli bir metin olarak görülmüyor. Fakat Muhakemat’ta bu sözün bir peygamber sözü olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığı belirtiliyor. Ama Yahudi iken yani […]

Sedd-i Zülkarneyn’den Kendi Seddimizi İnşa Etmek

Sedd-i Zülkarneyn’den Kendi Seddimizi İnşa Etmek

Muhakemat eserinin birinci makalesi olan unsur-ul hakikat bölümünde “akıl ile nakil tearuz (çatıştıkları) ettikleri vakitte akıl esas alınır nakil tevil edilir; fakat akıl o akıl olsa gerektir .” prensibini ele alan Nursi, bazı örnek olaylarla Kur’an ayetleri ya da Rasulullah’ın hadislerinde ilk bakışta akıl ile çelişir gibi gözüken durumları nasıl tevil edeceğimizi örnekler üzerinden açıklar. […]

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Hadislere Muhatap Olmanın Eğitimi – I

Arkadaşlar aşağıdaki ders notlarının paylaşılmasını arzu ettiler. İnşAllah faydalı olur. Bu ders notları Fatma Özten kardeşimiz tarafından hazırlanmıştır. Bundan sonraki notlar aşağıdaki Muhakemat’tan alınan parçanın üzerine yapılan derse ait olacağından, her bölümü okurken bu ana metne müracaat etmenizi tavsiye ederiz. Muhakemat, 1. Makale, 12. Mukaddeme, 2. Mesele Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin […]

İman, Salih Amel İlişkisi – II

İman, Salih Amel İlişkisi – II

Mustafa – İman-Amel mevzuunda bir kaç sorum olacak. 1. Ali Abi’nin “Amel, imanı netice vermez!!!” önermesine aklım takıldı. Bunu söylerken müsbet amelin imanı takviye etme imkânını ayrı bir kategoride mi değerlendiriyoruz acaba…  Aklın imandan bir hissesi olduğu gibi kalbin, ruhun ve sair hassalarımızın, latifelerimizin de birer hissesi olsa gerek.  Namaz, oruç, hac, zikir ve sair […]

İman, Salih Amel İlişkisi – I

İman, Salih Amel İlişkisi – I

Şeyma – 25. Lem’a’yı (Hastalar Risalesi) okurken aşağıdaki bölümde aklıma bazı sorular takıldı. Yirmi Beşinci Devâ Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi ve her derde devâ ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal […]

DERSLER

Her zaman dönüm noktasındayız
Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 9.Ders

Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 9.Ders

Ey nefis! Seni tutup düşmekten muhafaza eden Zât-ı Kayyûma dayan. Senin mevcudiyetinden dokuz yüz doksan dokuz parça Onun uhdesindedir. Senin elinde yalnız bir parça kalır. En iyisi o parçayı da Onun hazinesine at ki rahat olasın. http://erisale.com/#content.tr.5.241

32.Söz, 43.Ders

32.Söz, 43.Ders

DÖRDÜNCÜ REMİZ: Birşeyin lezzeti, hüsnü, cemâli, emsal ve ezdâdına bakmaktan ziyade, mazharlarına bakarlar. Meselâ, kerem güzel ve hoş bir sıfattır. Kerîm olan zât, başka mükrimlere tefevvuk cihetiyle aldığı lezzet-i nisbiyeden bin defa daha hoş bir lezzeti, ikram ettiği adamların telezzüzleriyle, ferahlarıyla alır. Hem bir şefkat ve merhamet sahibi, şefkat ettiği mahlûkların istirahatleri derecesinde hakikî bir […]

Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 3.Ders

Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 3.Ders

İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan, hikmetle yapılmış bir masnûdur. Ve Sâniin gayet hakîm olduğuna, yaptığı vuzuh-u delâletle, sanki mücessem bir hikmet-i nakkaşedir. Tecessüd etmiş bir ilm-i muhtardır. İncimad etmiş bir kudret-i basîre olduğu gibi, öyle bir fiilin mahsulüdür ki, istidadı irade ettiği şeyi kendisine veriyor. Öyle bir in’âm ve ihsanın kesîfidir ki, bütün hâcâtına vakıftır. Öyle bir […]

Sünuhat, 17.Ders

Sünuhat, 17.Ders

وَلاَ يَتَّخِذْ بَعْضُنَا بَعْضًا أَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللهِ Binler nüktesinden bir nükte: Sofiye meşrebinden kat-ı nazar, İslâmiyet vasıtayı red, delili kabul ve vesileyi nefiy, imamı ispat eder. Başka din vasıtayı kabul eder. Bu sırra binaendir ki, Hıristiyanda servet ve rütbece yüksek olanlar, ziyade dindardır. İslâmiyette avam ise, servet ve rütbece yüksek olanlardan ziyade dine merbuttur. […]

32.Söz, 2.Ders

32.Söz, 2.Ders

08/15/2012 Bütün tabiatperest, esbabperest ve müşrik gibi umum envâ-ı ehl-i şirkin ve küfrün ve dalâletin tevehhüm ettikleri şeriklerin namına bir şahıs farz ediyoruz ki, o şahs-ı farazî, mevcudat-ı âlemden birşeye rab olmak istiyor ve hakikî mâlik olmak dâvâ etmektedir. İşte, o müddeî, evvelâ mevcudatın en küçüğü olan bir zerreye rast gelir. Ona rab ve hakikî […]